Ana içeriğe geç
Sözlük

ahlaksızlık ile cümle

ahlaksızlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Yoksulluk bütün ahlaksızlıkların anasıdır.Poverty is the mother of all vices.
O yaygın bir ahlaksızlık.It's a common vice.
Erdemler çoğunluğun ahlaksızlıklarıdır.Virtues are the vices of the majority.
Hükümet ahlaksızlık gerekçesiyle kitabı yasaklamaya kararı verdi.The government decided to ban the book on grounds of indecency.
Çıplak figürler resmetmiş olduğundan dolayı, sanatçı ahlaksızlık ve edepsizlik ile suçlanıyordu.Because he depicted naked figures, the artist was accused of immorality and obscenity.
Özellikle, neden ahlaksızlık gördüğümüzü açığa çıkarıyor.In particular, it tells us why we see immorality.
Tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz. Öyle ki:You sit in a gas station all day, you see lots of morality and immorality, let me tell you.
Yoksulluk, savaş, ahlaksızlık.Poverty, war, depravation.
['İş bir adamı 3 büyük fenalıktan kurtarır: bıkkınlık, ahlaksızlık ve muhtaçlık.' - Voltaire]["Work saves a man from three great evils: boredom, vice and need." — Voltaire]
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.Your eyes will see strange things, and your mind will imagine confusing things.
Eşcinsellik yaygın bir tabu ve ahlaksızlık olarak görülüyordu.Homosexuality was widely seen as taboo and indecent.
Aztek mitolojisi Tezcatlipoca, rakibi Quetzalcoatl'ı aşırı içki ve ahlaksızlıkla kandırdı.Aztec mythology Tezcatlipoca tricked his rival Quetzalcoatl into over-drinking and wantonry.
Ahlaksızlıkları içinde gökyüzüne saldırmak istediler.In their wantonness they wanted to storm the sky.
O yaygın bir ahlaksızlık.Eso es un vicio común.
Çıplak figürler resmetmiş olduğundan dolayı, sanatçı ahlaksızlık ve edepsizlik ile suçlanıyordu.Como representó figuras desnudas, el artista fue acusado de inmoralidad y obscenidad.
Kral karısını haksiz olarak ahlaksızlıkla itham ettiğini anlar.El rey se da cuenta de que ha juzgado mal a su esposa.
İçinde yaşadığı İspanyol toplumunu, akılsızlık ve ahlaksızlık ile suçladığı araçlardı.Accusando che il mondo in cui viveva era folle e ingiusto.
Ahlaksızlık ve kötülükler artınca gökyüzüne çıktı ve yıldızlar arasına yerleşti.Trovando troppa iniquità tra gli uomini andò a vivere tra le stelle.
Boşanma konusunda, kişinin eşinin cinsel ahlaksızlık yapması durumu dışında, boşanmayı yasakladı.ولم يكن الطلاق مسموحًا به اجتماعيًا، حتى لو كان الزوج مدمنًا للكحول أو يؤذيها جسديًا.
Bu ne ahlaksızlık, edepsizliktir.無礼とは礼儀知らずのこと。
Ahlaksızlık ve kötülükler artınca gökyüzüne çıktı ve yıldızlar arasına yerleşti.בהתאבלה על מותו היא שיבצה אותו בין כוכבי השמים.
Çıplak figürler resmetmiş olduğundan dolayı, sanatçı ahlaksızlık ve edepsizlik ile suçlanıyordu.Vjeran “kostimiranim” predlošcima ovaj je autor plijenio samozatajnošću i disciplinom.
Bu ne ahlaksızlık, edepsizliktir.To je taká vierolomnosť, zradnosť.
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.Allora i tuoi occhi vedranno cose strane e la tua mente dirà cose sconnesse
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.A te szemeid nézik az idegen asszonyt, és a te elméd gondol gonoszságot.
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.Dan ga je kijken naar dingen, die niet van jou zijn, en je mond zal vuile taal spuien.
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.Dina ögon få då skåda sällsamma syner, och ditt hjärta talar förvända ting.
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.dine øine vil se efter fremmede kvinner, og ditt hjerte tale forvendte ting,
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.dine Øjne skuer de sælsomste Ting, og bagvendt taler dit Hjerte;
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.Hai mắt con sẽ nhìn người dâm phụ, Và lòng con sẽ nói điều gian tà;
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.Hai mắt con sẽ nhìn người dâm_phụ , Và lòng con sẽ nói điều gian_tà ;
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.또 네 눈에는 괴이한 것이 보일 것이요 네 마음은 망령된 것을 발할 것이며
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.Matamu berkunang-kunang, pikiranmu kacau dan mulutmu mengoceh
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.Ochii ţi se vor uita după femeile altora, şi inima îţi va vorbi prostii.
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.Oči tvé hleděti budou na cizí, a srdce tvé mluviti bude převrácené věci,
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.Oči tvoje bodo čudne videle stvari in srce tvoje bo govorilo napačnosti.
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.Oczy twoje patrzyć będą na cudze żony, a serce twe będzie mówiło przewrotności;
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.Os teus olhos verão coisas estranhas, e tu falarás perversidades.
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.Silmäsi outoja näkevät, ja sydämesi haastelee sekavia.
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.So werden deine Augen nach andern Weibern sehen, und dein Herz wird verkehrte Dinge reden,
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.Tes yeux se porteront sur des étrangères, Et ton coeur parlera d`une manière perverse.
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.Tus ojos mirarán cosas extrañas, y tu corazón hablará perversidades
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.Tvoje oči budú hľadieť na cudzie ženy, a tvoje srdce bude hovoriť prevrátené veci.
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.Οι οφθαλμοι σου θελουσι κυτταξει αλλοτριας γυναικας, και η καρδια σου θελει λαλησει αισχρα
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.глаза твои будут смотреть на чужих жен, и сердце твое заговорит развратное,
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.Очите ти ще гледат чужди жени, И сърцето ти ще изригва развратни неща;
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.עיניך יראו זרות ולבך ידבר תהפכות׃
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.عيناك تنظران الاجنبيات وقلبك ينطق بأمور ملتوية.
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.你 眼 必 看 見 異 怪 的 事 。 〔 異 怪 的 事 或 作 淫 婦 〕 你 心 必 發 出 乖 謬 的 話
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.你 眼必 看 見異 怪 的 事 。 〔 異 怪 的 事 或 作 淫婦 〕 你 心必發 出 乖謬 的 話
Her ne kadar onların yaptıklarını ahlaksızlık olarak değerlendirsek de.Hoci sme si mysleli, že ich akcie sú opovrženíhodný.
Her ne kadar onların yaptıklarını ahlaksızlık olarak değerlendirsek de.Jakkoliv si můžete říkat, že jejich činy byly zavrženíhodné.
Her ne kadar onların yaptıklarını ahlaksızlık olarak değerlendirsek de.우리가 아무리 그들의 행동이 비열하다고 생각된다고 해도 말이죠
Her ne kadar onların yaptıklarını ahlaksızlık olarak değerlendirsek de.les gènes, bien que nous jugions que leurs actions ont été terribles.
Her ne kadar onların yaptıklarını ahlaksızlık olarak değerlendirsek de.Nawet jeśli uważamy ich zachowania za niedopuszczalne.
Her ne kadar onların yaptıklarını ahlaksızlık olarak değerlendirsek de.אף-על-פי שאנחנו יכולים לחשוב שהפעולות שלהם הן מתועבות.
Her ne kadar onların yaptıklarını ahlaksızlık olarak değerlendirsek de.حتى لو اعتقدنا أن تصرفاتهم وأفعالهم تلك كانت حقيرة.
Her ne kadar onların yaptıklarını ahlaksızlık olarak değerlendirsek de.もちろんいるだろうけどね。 つまり、進化の中には「進歩」って意味は
"İnsanların ahlaksızlıkları nufüsteki düşüşün sebebidir.인류의 범죄는 활동적이며 재능은 인구 감소 관료이다.
"İnsanların ahlaksızlıkları nufüsteki düşüşün sebebidir."Слабкості людства проявляються дуже активно та можуть служити факторами депопуляції.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod