ahlaksız ile cümle
ahlaksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Her ne kadar onların yaptıklarını ahlaksızlık olarak değerlendirsek de.אף-על-פי שאנחנו יכולים לחשוב שהפעולות שלהם הן מתועבות.
Her ne kadar onların yaptıklarını ahlaksızlık olarak değerlendirsek de.حتى لو اعتقدنا أن تصرفاتهم وأفعالهم تلك كانت حقيرة.
Her ne kadar onların yaptıklarını ahlaksızlık olarak değerlendirsek de.もちろんいるだろうけどね。 つまり、進化の中には「進歩」って意味は
İlaç firmalarının gözünü para bürümüş, ahlaksızlar.Pourquoi prendre des médicaments quand les plantes suffisent ?
İlaç firmalarının gözünü para bürümüş, ahlaksızlar.Sie sind unmoralisch und von Gier getrieben.
İlaç firmalarının gözünü para bürümüş, ahlaksızlar.Son inmorales y se guian por la codicia.
İlaç firmalarının gözünü para bürümüş, ahlaksızlar.Είναι ανήθικες κι έχουν κίνητρο την απληστία
İlaç firmalarının gözünü para bürümüş, ahlaksızlar.הן לא מוסריות ותאוות בצע
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesA szerelmes is meglovagol a ökörnyál Ez idles a buja nyári levegő
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesEen minnaar kan Bestride de ragfijne Dat idles in de baldadig zomerlucht
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesEin Liebhaber können besteigen den hauchdünnen Das im Leerlauf in die mutwillige Sommerluft
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesEn älskare kan Bestride den tunna Det tomgång i den hänsynslösa sommarluften
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesEn Elsker kan Bestride de Gossamer Det går i tomgang i den hensynsløse sommeren luften
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idles연인은 거 미줄 서다 그것은 무자 비한 여름 공기 idles 수 있습니다
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesKekasih mungkin duduk mengangkang tipis yang itu idles dalam udara musim binal
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesKochanek może dosiąść konia pajęczyna To pracuje na biegu jałowym w powietrzu lata bezmyślne
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesLjubimec lahko Uzjahati gossamer To idles v zraku podivjanega poletje
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesMilovník môže jazdiť na koni tenučké To idles vo vzduchu svojvoľné leto
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesMilovník může jezdit na koni tenoučké To idles ve vzduchu svévolné léto
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesNgười yêu có thể cởi tơ nhện Đó idles trong không khí mùa hè bừa bãi
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesRakastaja voi ratsastaa jllak harso Tämä idles vuonna mieletön kesällä ilma
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesUm amante pode bestride o gossamer Isso idles no ar do verão devassa
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesUn amante puede pisar la tela de araña que está inactivo en el aire del verano sin sentido
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesUn amante può bestride il sottilissimo che gira al minimo in aria estiva sfrenata
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesUn amoureux peut enfourcher l'arachnéenne qui tourne au ralenti dans l'air l'été aveugle
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesUn iubitor poate urca diafan Asta comporta in aer de vară spulberatic
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesΈνας εραστής μπορεί να ιππεύω τα αραχνοΰφαντα Αυτό idles στον αέρα το καλοκαίρι wanton
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesЛюбовник може да разпръсквам ефирен, че idles във въздуха на злонамерено лятото
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesЛюбовник может перешагивать паутинка Это вхолостую в воздух летом бессмысленное
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesמאהב יכול לרכוב הדקיק כי idles באוויר הקיץ מופקרת
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesقد يكون محبا لعاب الشمس تخطى ذلك يضيع في الهواء الوحشي الصيف
Incecik bir sevgilisi Bestride Bu ahlaksız yaz hava idlesとまだ該当しない、その光は虚栄心です。 [ジュリエットを入力してください。]
"İnsanların ahlaksızlıkları nufüsteki düşüşün sebebidir.인류의 범죄는 활동적이며 재능은 인구 감소 관료이다.
"İnsanların ahlaksızlıkları nufüsteki düşüşün sebebidir."Слабкості людства проявляються дуже активно та можуть служити факторами депопуляції.
"İnsanların ahlaksızlıkları nufüsteki düşüşün sebebidir.رذيلة البشرية القائمة
['İş bir adamı 3 büyük fenalıktan kurtarır: bıkkınlık, ahlaksızlık ve muhtaçlık.' - Voltaire]["El trabajo salva al hombre de tres grandes males: el aburrimiento, el vicio y la necesidad". - Voltaire]
['İş bir adamı 3 büyük fenalıktan kurtarır: bıkkınlık, ahlaksızlık ve muhtaçlık.' - Voltaire]["Munca ține departe de noi trei mari rele: plictiseala, viciul și nevoia." - Voltaire]
['İş bir adamı 3 büyük fenalıktan kurtarır: bıkkınlık, ahlaksızlık ve muhtaçlık.' - Voltaire][... o tédio, o vício e a necessidade]
['İş bir adamı 3 büyük fenalıktan kurtarır: bıkkınlık, ahlaksızlık ve muhtaçlık.' - Voltaire]["Работата спасява човека от три големи злини: скука, порок, и нужда." -- Волтер]
Jürinin ahlaksız olduğunu söyleyebilirsin. Birinin yalan söylediğini söyleyebilirsin.De ez, egészen biztosan, bárki is ez az ember, bármit is csinált, ez egy kegyetlen és rendkívüli büntetés.
Jürinin ahlaksız olduğunu söyleyebilirsin. Birinin yalan söylediğini söyleyebilirsin.Pero seguramente, quienquiera sea ese hombre, sin importar qué haya hecho, este es un castigo cruel e inusual.
Jürinin ahlaksız olduğunu söyleyebilirsin. Birinin yalan söylediğini söyleyebilirsin.人が嘘をついていると言える
Jürinin ahlaksız olduğunu söyleyebilirsin.Chữ: Bạn có thể nói rằng một ban bồi thẩm bị hối lộ.
Jürinin ahlaksız olduğunu söyleyebilirsin.컴퓨터도 공급할 예정입니다.
Jürinin ahlaksız olduğunu söyleyebilirsin.Sie können sagen, ein Geschworenengericht ist korrupt.
Jürinin ahlaksız olduğunu söyleyebilirsin.Tekst: Je kan zeggen dat een rechter corrupt is.
Jürinin ahlaksız olduğunu söyleyebilirsin.Tekst: Można powiedzieć, że przysięgli są skorumpowani.
Jürinin ahlaksız olduğunu söyleyebilirsin.Text: Du kan påstå att en jury är korrumperad.
Jürinin ahlaksız olduğunu söyleyebilirsin.Texte: Vous pouvez dire qu'un jury est corrompu.
Jürinin ahlaksız olduğunu söyleyebilirsin.Text: Poți spune că un juriu e corupt.
Jürinin ahlaksız olduğunu söyleyebilirsin.Κείμενο: Μπορείς να πεις ότι κάποιοι ένορκοι δωροδοκήθηκαν.
Jürinin ahlaksız olduğunu söyleyebilirsin.Но това сигурно, който и да е този човек, каквото и да е извършил, това е жестоко и необичайно наказание.
Jürinin ahlaksız olduğunu söyleyebilirsin.Текст: Вы можете сказать, что суд продажный.
Jürinin ahlaksız olduğunu söyleyebilirsin.[טקסט:] תגידו: חבר המושבעים מושחת.
Jürinin ahlaksız olduğunu söyleyebilirsin.تقيم الحملات بصورة أكثر كفاءةً،
‹‹ ‹Kızını fahişeliğe sürükleyip rezil etme. Yoksa fahişelik yayılır ve ülke ahlaksızlıkla dolup taşar.Chớ nhục con gái ngươi khiến nó làm kỵ nữ, để trong xứ không có điều dâm loạn và đầy dẫy những ác dục.
‹‹ ‹Kızını fahişeliğe sürükleyip rezil etme. Yoksa fahişelik yayılır ve ülke ahlaksızlıkla dolup taşar.Chớ nhục con_gái ngươi khiến nó làm kỵ nữ , để trong xứ không có_điều dâm_loạn và đầy_dẫy những ác dục .
‹‹ ‹Kızını fahişeliğe sürükleyip rezil etme. Yoksa fahişelik yayılır ve ülke ahlaksızlıkla dolup taşar.Du sollst deine Tochter nicht zur Hurerei halten, daß nicht das Land Hurerei treibe und werde voll Lasters.
‹‹ ‹Kızını fahişeliğe sürükleyip rezil etme. Yoksa fahişelik yayılır ve ülke ahlaksızlıkla dolup taşar.네 딸을 더럽혀 기생이 되게 말라 음풍이 전국에 퍼져 죄악이 가득할까 하노라
‹‹ ‹Kızını fahişeliğe sürükleyip rezil etme. Yoksa fahişelik yayılır ve ülke ahlaksızlıkla dolup taşar.Nepoškvrníš svojej dcéry tým, že by si ju oddal smilstvu, aby nesmilnila zem a bola by zem plná mrzkosti.