ahlaksız ile cümle

ahlaksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu ahlaksızca.Είναι ανήθικο.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.C'est une valse racoleuse de systèmes venus d'ailleurs, que les élites elles-mêmes ne comprennent pas.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Es ist ein trügerisches Gemenge von importierten Systemen welche die Eliten selbst nicht begreifen.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Es un fandango meretricio de sistemas importados, los cuales las élites mismas no entienden.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.E un fandango de fațadă al unor sisteme importate, pe care nici elitele însăși nu-l înțeleg.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.E' un miscuglio infelice di sistemi importati, che le stesse élites non capiscono.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Het is een bedrieglijke dans van geïmporteerde systemen, die de elites zelf niet begrijpen.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Importált rendszerek összevissza kotyvaléka, amit még maga az elit sem ért rendesen.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.이건 수입된 문물들이 난잡하게 널브러진 판입니다. 엘리트 자신들조차 뭔지 이해하지 못하죠.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Polega na wstecznym i bzdurnym imporcie systemów, których nie rozumieją nawet same elity.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Είναι ένα αλλοπρόσαλλο αλαλούμ από εισαγόμενα συστήματα, που ούτε οι ίδιες οι ελίτ δεν καταλαβαίνουν.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Той е безвкусното фанданго на вносните системи, които самият елит не разбира.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Это показной парад зарубежных идей, которые непонятны и самим элитам.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.הוא תערובת סבוכה ומכוערת של מערכות מיובאות, שהאליטות בעצמם אינם מבינים.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.فهو عبارة عن مجموعة من نظم المستوردة ، التي يجهل استعمالها حتى النخبة نفسها
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.エリートたちすら何も理解していないのです
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Ar fi imoral să-i lăsăm pe acești tineri cu un sistem climateric ieșit de sub control.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Bylo by nemorální zanechat těmto mladým lidem klimatický systém řítící se mimo kontrolu.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Byłoby niemoralne zostawić tym młodym ludziom system klimatyczny, który wymknął się spod kontroli.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Es wäre unmoralisch, diese jungen Leute einem Klimasystem zu überlassen, das außer Kontrolle gerät.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Het zou immoreel zijn om deze jonge mensen op te zadelen met een klimaatsysteem dat op hol is geslagen.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Il serait immoral de laisser ces jeunes avec un système climatique qui échappe à tout contrôle.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.이런 어린 녀석들을 통제가 안되는 상황으로 치닫는 이런 기후 환경에
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Olisi epämoraalista jättää näille nuorille ihmisille syöksykierteessä oleva ilmastojärjestelmä.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Sarebbe immorale lasciare a questi giovani un sistema climatico che sta sfuggendo al controllo.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Seria imoral deixar esta juventude com um sistema climático numa espiral fora de controlo.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Sería inmoral dejarle a estos niños un sistema de clima en una espiral fuera de control.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Sẽ thật là phi đạo đức nếu để những đứa trẻ này đối mặt với với hệ thống khí hậu ngày càng mất kiểm soát.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Θα ήταν ανήθικο ν' αφήσω αυτούς τους νέους ανθρώπους με ένα κλιματικό σύστημα εκτός ελέγχου.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Би било неморално да оставим тези млади хора с климатична система, която е извън всякакъв контрол.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Было бы аморально оставить этим молодым людям совершенно неуправляемую систему климата.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.זה יהיה בלתי-מוסרי להשאיר את האנשים הצעירים הללו עם מערכת אקלימית
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.سيكون من غير الأخلاقي ترك هؤلاء الشباب بنظام مناخي
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.制御がきかなくなってしまった 地球の天候システムを 残したら不道徳です
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.C'est une lutte intérieure, une lutte contre le vice, le péché la tentation, la luxure, la cupidité.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.Det är en kamp inom dig själv, en kamp mot fördärv, synd, frestelse, lust, girighet.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.E o luptă internă, împotriva viciului, a păcatului, tentațiilor, desfrâului.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.Es ist ein innerer Kampf gegen das Laster, die Sünde, die Versuchung, die Wolllust und die Habsucht.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.È una lotta interiore, contro il vizio, il peccato, la tentazione, la lussuria, l'avidità.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.Het is een innerlijke strijd tegen zonde, verleiding, lust en hebzucht.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.Je to boj uvnitř, boj proti zlozvykům, hříchu, pokušení, touze, chamtivosti.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.악, 죄, 유혹, 욕망, 탐욕 속에서 벌어지는, 그리고 그것에 맞선 투쟁입니다.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.la yihad es una lucha espiritual interior. Es una lucha interna, una lucha en contra del vicio, el pecado,
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.Nó là một cuộc chiến bên trong, một cuộc chiến chống lại xấu xa, tội lỗi, sự cám dỗ, dục vọng, lòng tham.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.To walka wewnętrzna, walka przeciwko rozpuście, grzechowi, pokusie, żądzy, chciwości.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.Това е борба против пороците, изкушенията, алчността.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.Это внутренняя борьба с пороком, грехом, искушением, похотью, жадностью.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.זהו מאבק פנימי, מאבק נגד שחיתות, נגד חטא, נגד פיתויים, תשוקה, תאוות-בצע.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.هو صراع مع النفس، نضال ضد السوء والخطيئة والاغراء و الشهوة و الجشع.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.それは個人の内面で起こる闘い 悪、罪、誘惑、欲望、貪欲に対する苦闘です コーランに書かれた道徳的規則に導かれて
Bunlar seni kötü yoldan, Ahlaksızın sözlerinden kurtaracak.Beschermen tegen de man die slechte dingen zegt.
Bunlar seni kötü yoldan, Ahlaksızın sözlerinden kurtaracak.ca să te scape de calea cea rea, de omul care ţine cuvîntări stricate;
Bunlar seni kötü yoldan, Ahlaksızın sözlerinden kurtaracak.daß du nicht geratest auf den Weg der Bösen noch unter die verkehrten Schwätzer,
Bunlar seni kötü yoldan, Ahlaksızın sözlerinden kurtaracak.da te otme slabega pota, mož, ki spačenosti govoré,
Bunlar seni kötü yoldan, Ahlaksızın sözlerinden kurtaracak.Ðể cứu con khỏi đường dữ , Khỏi kẻ nói việc gian_tà ,
Bunlar seni kötü yoldan, Ahlaksızın sözlerinden kurtaracak.Ðể cứu con khỏi đường dữ, Khỏi kẻ nói việc gian tà,
Bunlar seni kötü yoldan, Ahlaksızın sözlerinden kurtaracak.for å fri dig fra onde veier, fra menn som fører forvendt tale,
Bunlar seni kötü yoldan, Ahlaksızın sözlerinden kurtaracak.Hogy megszabadítson téged a gonosznak útától, és a gonoszságszóló férfiútól;
Bunlar seni kötü yoldan, Ahlaksızın sözlerinden kurtaracak.idet den frier dig fra den ondes Vej, fra Folk, hvis Ord kun er vrange, -
Bunlar seni kötü yoldan, Ahlaksızın sözlerinden kurtaracak.악한 자의 길과 패역을 말하는 자에게서 건져내리라
İlgili Sayfalar