ahlaksız ile cümle

ahlaksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.You have borne your lewdness and your abominations, says Yahweh.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.For God called us not for uncleanness, but in sanctification.
Ahlaksız, kötü insanlardan kurtulmamız için de dua edin. Çünkü herkes iman etmiş değildir.and that we may be delivered from unreasonable and evil men; for not all have faith.
Çünkü sen onları bırakırsan, kullarını şaşırtırlar ve sadece ahlaksız, nankör (insanlar) doğururlar.If You leave them, they will mislead your servants, and will breed only wicked unbelievers.
Böylece ahlaksız oyunlar oynama eğilimi de kontrol altına alınmış olacaktır.Consequently, the propensity for playing unethical games would be kept under control.
Bir cumhurbaşkanının vatandaşlarına böyle bir şey söylemesini ahlâksızca buluyorum."I think it immoral that a president can say something like that to the citizens.
Son birkaç sene, Makedonya'daki ahlaksız politikacılar için cennet gibi geçti.The past few years have been a paradise for corrupt politicians in Macedonia.
Yaptığı ahlaksız teklife rağmen, pek çok kadına göre Onur ideal erkeği temsil ediyor.Despite his indecent proposal, legions of women view him as the ideal man.
Ancak kısa süre sonra Amora'nın ahlaksız doğasını keşfetti ve ortaklıklarını sona erdirmeye çalıştı.Brunnhilde soon discovered Amora's immoral nature and tried to end their partnership.
Eşcinsellik yaygın bir tabu ve ahlaksızlık olarak görülüyordu.Homosexuality was widely seen as taboo and indecent.
Aztek mitolojisi Tezcatlipoca, rakibi Quetzalcoatl'ı aşırı içki ve ahlaksızlıkla kandırdı.Aztec mythology Tezcatlipoca tricked his rival Quetzalcoatl into over-drinking and wantonry.
Çirkin ırkları aşağı, ahlaksız ve hayvansal olarak değerlendirdi.He considered ugly races as inferior, immoral, and animal-like.
Ahlaksızlıkları içinde gökyüzüne saldırmak istediler.In their wantonness they wanted to storm the sky.
Lut’un duası üzerine Allah ahlaksız kavmi cezalandırmak üzere üç meleği görevlendirir.Eines Tages kommt ein Engel, der ihnen drei Wünsche schenkt, die von Gott erfüllt werden.
İnsanları ahlâksızlığa yöneltir ve göğün sırlarını ve sanatlarını öğretir.Sie lehren die Menschenkinder verbotene Dinge und Himmelsgeheimnisse.
Bazıları da filmin 1970'lerin Amerika'sındaki gençlerin ahlaksızlığının sosyal eleştirisi olduğunu söyler.D'autres y ont vu une critique sociale de l'immoralité des jeunes dans l'Amérique des années 1970.
Lut’un duası üzerine Allah ahlaksız kavmi cezalandırmak üzere üç meleği görevlendirir.Au-dessus d'eux sont trois anges, l'un portant une palme.
Bütün bunlara rağmen ani ahlaksız gaddarlıklarından bize nefes aldırmadılar.En vain, tu suppliais cette brute infâme !
O yaygın bir ahlaksızlık.Eso es un vicio común.
Çıplak figürler resmetmiş olduğundan dolayı, sanatçı ahlaksızlık ve edepsizlik ile suçlanıyordu.Como representó figuras desnudas, el artista fue acusado de inmoralidad y obscenidad.
İnsanları ahlâksızlığa yöneltir ve göğün sırlarını ve sanatlarını öğretir.Induce a la gente a la inmoralidad y enseña artes y todos los misterios del cielo.
Kral karısını haksiz olarak ahlaksızlıkla itham ettiğini anlar.El rey se da cuenta de que ha juzgado mal a su esposa.
Lut’un duası üzerine Allah ahlaksız kavmi cezalandırmak üzere üç meleği görevlendirir.Come Fallen Angels registrarono tre demo: Fall from Heaven, Black Lotus e Extinction.
İçinde yaşadığı İspanyol toplumunu, akılsızlık ve ahlaksızlık ile suçladığı araçlardı.Accusando che il mondo in cui viveva era folle e ingiusto.
Ahlaksızlık ve kötülükler artınca gökyüzüne çıktı ve yıldızlar arasına yerleşti.Trovando troppa iniquità tra gli uomini andò a vivere tra le stelle.
Bunların arasında en etkili olanı ise hilekâr ve ahlaksız müteahhit Schukert (Mario Adorf)'tir.Он — самый хмурый и нудный из трансформеров (хотя и не такой сварливый, как Гирс).
Boşanma konusunda, kişinin eşinin cinsel ahlaksızlık yapması durumu dışında, boşanmayı yasakladı.ولم يكن الطلاق مسموحًا به اجتماعيًا، حتى لو كان الزوج مدمنًا للكحول أو يؤذيها جسديًا.
Bu adaletsizlik ve ahlaksızlığın en yüksek boyutu."وكل هذا وذاك من الجهاد الأكبر.»
Sefanya kitabı, bu dönemin ahlaksız bir dönem olduğunu dile getirir.على أية حال ما كتبه مانيتون لا يعدو كونه تاريخا خرافيا..
Bu anlamsızlık da dünya üzerindeki "ahlaksızlık" veya "adaletsizliği" kapsamaktadır.Esta falta de significado também engloba a amoralidade ou "injustiça" do mundo.
İnsanları ahlâksızlığa yöneltir ve göğün sırlarını ve sanatlarını öğretir.Ele induz as pessoas à imoralidade e ensina artes e todos os mistérios do céu.
Sefanya kitabı, bu dönemin ahlaksız bir dönem olduğunu dile getirir.Por exemplo, INTJs podem achar que aquela conversa fiada é um desperdício de tempo.
Bu alternatif zamanda, nüfuzlu ve ahlaksız Biff Tannen’ın etkisi ile kumar 1979’da yasal hale getirilmiştir.Dit kwam door de invloed van de machtige en corrupte Biff Tannen, die legaal gokten in 1979.
Hergé büyük şirketleri ahlaksızca yöntemler kullanmakla ve suç örgütleriyle bir arada olmakla itham eder.Stosuje mafijne metody działania i jest ściśle powiązana z organizacjami przestępczymi.
Bunların arasında en etkili olanı ise hilekâr ve ahlaksız müteahhit Schukert (Mario Adorf)'tir.Wyjątkiem jest najważniejsza z nich, Al-Fatiha (Sura otwierająca).
Sefanya kitabı, bu dönemin ahlaksız bir dönem olduğunu dile getirir.Jedynie detal zdradza, że to już inna epoka.
Lut’un duası üzerine Allah ahlaksız kavmi cezalandırmak üzere üç meleği görevlendirir.Împreună Djinni oamenii și îngerii sunt trei rase create de Allah.
Ey Allah, al bu ahlaksız, hilekar, küstah insan çetesini.Dumnezeule, ia această bandă de oameni risipitori, vicleni și aroganți.
İnsanları ahlâksızlığa yöneltir ve göğün sırlarını ve sanatlarını öğretir.El induce oamenii spre imoralitate și îi învață artele și toate tainele cerului.
Böylece yaşanan ahlâksızlıklar iki katına çıktı(Liv.Úgy gondolja, a száműzetés rosszabb a halálnál (Duo du désespoir).
Sen ahlaksızsın.Etikátlan vagy.
Hikâye, romanın ahlaksız başkahramanı Ralph Cotter tarafından anlatılır.Tarinan kertojaminä on moraaliton päähenkilö Ralph Cotter.
Homoseksüellik iddiaları ve "ahlâksızlıklar" orduda biliniyordu.Han var meget optaget af modernisering og "indianisering" af hæren i Indien.
Bu anlamsızlık da dünya üzerindeki "ahlaksızlık" veya "adaletsizliği" kapsamaktadır.Termasuk di dalam ketiadaan makna ini adalah amoralitas atau "ketidakadilan" dunia.
Bu anlamsızlık da dünya üzerindeki "ahlaksızlık" veya "adaletsizliği" kapsamaktadır.Sự vô nghĩa này cũng bao gồm cả sự vô đạo đức hay "sự bất công" của thế giới.
Bu ne ahlaksızlık, edepsizliktir.無礼とは礼儀知らずのこと。
Lut’un duası üzerine Allah ahlaksız kavmi cezalandırmak üzere üç meleği görevlendirir.三界公是僅次於天公的天神,因此祭拜規格亦相當慎重。
Böylece yaşanan ahlâksızlıklar iki katına çıktı(Liv.인플레이션은 생활비를 두 배로 올렸다.
Bu ahlaksızlığa yanaşmayan Dimitri ise bir gün eve girip babasını tehdit eder.מאוחר יותר באותו ערב, מתפרץ דימיטרי לבית אביו, תוקף אותו ומאיים שעוד יחזור ויהרוג אותו.
Ahlaksızlık ve kötülükler artınca gökyüzüne çıktı ve yıldızlar arasına yerleşti.בהתאבלה על מותו היא שיבצה אותו בין כוכבי השמים.
Aşırı savurganlığı, tuhaflığı, ahlaksızlığı ve acımasızlığıyla tanınır, despotluğuyla hatırlanır.Той се оплаква от несправедливостта, жестокостта и неморалното.
Bu anlamsızlık da dünya üzerindeki "ahlaksızlık" veya "adaletsizliği" kapsamaktadır.Ovu besmisao također obuhvaća amoralnost i "nepravednost" svijeta u kojemu živimo.
Bu adaletsizlik ve ahlaksızlığın en yüksek boyutu."Razumijete li poremećenost i apsurdnost ovoga?"
Çıplak figürler resmetmiş olduğundan dolayı, sanatçı ahlaksızlık ve edepsizlik ile suçlanıyordu.Vjeran “kostimiranim” predlošcima ovaj je autor plijenio samozatajnošću i disciplinom.
İnsanları ahlâksızlığa yöneltir ve göğün sırlarını ve sanatlarını öğretir.Popierajú však nesmrteľnosť duše a učenie o pekle a raji.
Bu ne ahlaksızlık, edepsizliktir.To je taká vierolomnosť, zradnosť.
Ahjussi hasta,Bu çok ahlaksızca.Ahjushi e bolnav. Asta e asa necuviincios.
Ahjussi hasta,Bu çok ahlaksızca.Ahjushi è malato. E' così sconveniente.
Ahjussi hasta,Bu çok ahlaksızca.Ahjushi est malade. C'est tellement indécent .
Ahjussi hasta,Bu çok ahlaksızca.Ahjusshi är sjuk. Det är så oanständigt.
İlgili Sayfalar