ahlaklı ile cümle

ahlaklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çocukların dikkat çekecek biçimde ahlaklı.Your children are remarkably well-behaved.
Ahlaklı biçimde çalışın!Work morally!
Karşılaşacağın en ahlaklı kişiyim.I'm the most moral person you'll ever meet.
Ahlaklılık Üzerine Üç Soru, 1974 Carus Mektupları, 1980.Three Questions about Morality, 1974 Carus Lectures, 1980.
Ahlaklılık Üzerine Perspektifler: Denemeler, William K. Frankena, K.E. Goodpaster, 1976.Perspectives on Morality: Essays by William K. Frankena, K.E. Goodpaster, ed., 1976.
Ahlaklılık Üzerine Düşünme, 1980.No Regrets, 1980.
Saygın ve ahlaklı çocuk yetiştiren birçok eşcinsel çift biliyorum.I know too many same-sex couples that are loving parents raising good descent ethical children.
Rekabetçi bir dünyada nasıl iyi ve ahlaklı olabilirsin?So how can you be decent and ethical in a competitive world?
Beynimizin bizi ahlaklı yaptığını söylemek yerine daha ileriye gittim.But I wanted to go further than to say our brains make us moral.
Empati bizi ahlaklı yapıyordu.It's empathy that makes us moral.
Tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz. Öyle ki:You sit in a gas station all day, you see lots of morality and immorality, let me tell you.
Ve ahlaklı davranmak için o saçmalığa ihtiyacım yok.And I don't need that bullshit to act ethically
Isak çok iyi ve ince, ahlaklı ve duygusal.Isak is so fine and good, so moral and sensitive.
- Daha güvenilir ve ahlaklı insanların seçilmesi bu sorunu çözmez mi?- Would the election of people with higher moral content solve the problem?
İhtiyacımız olan şey ahlaklı kişilik değil, dünya kaynaklarının akıllı bir şekilde kullanılmasıdır.It isn't moral character that we need. It is the intelligent management of the earth's resources.
Pekala, Amerika'da petrol politikası oldukça ahlaklıdır.Okay, so the politics of oil are very moral in the United States.
Ben dürüst ve ahlaklı bir adamım, Derhal konuyu kapatalım lütfenI'm a straight forward man, please cut to the point.
Ahlaklı bir adam, bir kahramanA decent man, a hero.
Ben ahlaklı bir adamım, anlamadın mı hala ?I'm a decent man, not an animal.
Bizim nasıl ahlaklı makineler inşa etmeyi düşünmemize... gerek olmadığını düşünüyorum.I think we do need to think about how to build machines that are ethical.
Kosova Müftüsü Naim Ternava ahlaklı ve sevecen bir yaşamın mutluluğun temeli olduğunu söylüyor.Kosovo's Mufti, Naim Ternava, stresses that a moral and loving life is the basis for happiness.
Ahlaklılık Üzerine Düşünme, 1980.Kleine Passion für Kinder, 1980.
Bu tip bir cehennemin, adil, ahlaklı ve mutlak iyilik sahibi bir tanrı fikriyle çeliştiği ileri sürülmektedir.Sie ist das auf allen Gebieten völlig zuverlässige, sachlich richtige, wahre, widerspruchsfreie Wort Gottes.
Hukuk ve etik (ahlaklılık) arasında doğal ve kaçınılmaz bir bağlantı yoktur.Il n’y a donc aucune différence entre nécessité morale et naturelle.
İmparatoriçe, oğlunun eğitimini ihmal etmiş, bu yüzden bozuk ahlaklı büyümüştür.D'autre part, l'impératrice néglige grandement l'éducation de son fils qui devient rapidement un débauché.
Ahlaklı ve faziletli bir kişiliğe sahiptir.Un accueil moral et physique.
Ahlaklılık Üzerine Düşünme, 1980.Frustración y crimen, 1980.
Ahlaklılık Üzerine Düşünme, 1980.Aspetti sociolinguistici, 1980.
18. yüzyılda Venedik Cumhuriyeti eski ahlaklı düzenini kaybetmişti.Nel XVIII secolo l'abbazia aveva già recuperato l'antica floridezza.
Bunun ardından ise Senatör Lizzie'ye kasabada, tüm kasabalıların onu kabul edeceği ahlâklı bir yaşam vadeder.بعد ذلك ، وعد عضو مجلس الشيوخ ليزى في البلدة ، بأن كل البلدة ستقبلها وستحيا حياة أخلاقية .
Seküler hümanizm, insanoğlunun din veya bir tanrı olmaksızın etik ve ahlaklı olabileceğini ortaya koyar.وأعرب عن اعتقاده بأن الإيمان بوجود الله غير أخلاقي ولا إنساني.
Seküler hümanizm, insanoğlunun din veya bir tanrı olmaksızın etik ve ahlaklı olabileceğini ortaya koyar.Ele postula que os seres humanos são capazes de ser éticos e morais sem religião ou sem um deus.
Joker, "ya tam ahlaklı olun, ya da yok olun" demektedir.Sobre isso, ele disse: "Ou você se acostuma ou você enlouquece".
Seküler hümanizm, insanoğlunun din veya bir tanrı olmaksızın etik ve ahlaklı olabileceğini ortaya koyar.Seculier humanisme stelt dat mensen in staat zijn om ethisch en moreel te zijn zonder een religie of een god.
Ahlaklılık Üzerine Üç Soru, 1974 Carus Mektupları, 1980.Hoofdstuk 17 werd geschreven door Frankena Three Questions about Morality, 1974 Carus Lectures, 1980.
Hukuk ve etik (ahlaklılık) arasında doğal ve kaçınılmaz bir bağlantı yoktur.Tussen recht en moraal bestaat in het rechtspositivisme geen logisch noodzakelijk verband.
Seküler hümanizm, insanoğlunun din veya bir tanrı olmaksızın etik ve ahlaklı olabileceğini ortaya koyar.Світський гуманізм стверджує, що люди здатні бути етичними та моральними без релігії чи бога.
Ahlaklılık Üzerine Düşünme, 1980.Поза колами Часу, 1980.
Ahlaklılık Üzerine Düşünme, 1980.Jogtudományi Közlöny, 1980.
Seküler hümanizm, insanoğlunun din veya bir tanrı olmaksızın etik ve ahlaklı olabileceğini ortaya koyar.Θεωρεί ότι οι άνθρωποι είναι ικανοί να είναι ηθικοί χωρίς θρησκεία ή Θεό.
Ahlaklılık Üzerine Düşünme, 1980."Ματιές στα Σπορ", Ιανουάριος 1980.
Ağırlığı insan ahlâklı ve iyi amellerdedir.Er det menneskeligt og moralsk det rigtige at gøre?
Amacı, çocukların ahlaklı ve terbiyeli olmaları konusunda hizmet etmektir.Hensikten har vært å få barna til å oppføre seg lydig og pent.
Seküler hümanizm, insanoğlunun din veya bir tanrı olmaksızın etik ve ahlaklı olabileceğini ortaya koyar.Humanisme sekuler memandang bahwa manusia dapat beretika dan bermoral tanpa agama atau dewa.
Ahlaklılık Üzerine Düşünme, 1980.興福寺180世別当。
Bu buyruk aynı zamanda ahlaklılık (Sittlichkeit) buyruğu olarak da adlandırılabilir.这个阶段也可以称为权威主义阶段。
Seküler hümanizm, insanoğlunun din veya bir tanrı olmaksızın etik ve ahlaklı olabileceğini ortaya koyar.세속적 인본주의는 인류가 종교나 신없이도 윤리적이거나 도덕적으로 될 수 있는 것을 사실로 가정한다.
Dilâşûb: Genç, güzel, ahlaklı bir cariye.성우: 이현진 (성우) 내성적이며, 다정한 성격의 여자아이이다.
Ahlaklılık Üzerine Düşünme, 1980.מתיך הזהויות, 1980.
Ahlaklılık Üzerine Düşünme, 1980.За разночетенията виж Golden 1980.
Ahlaklılık Üzerine Düşünme, 1980.Vjeruj u ljubav 1980.
Seküler hümanizm, insanoğlunun din veya bir tanrı olmaksızın etik ve ahlaklı olabileceğini ortaya koyar.Sekulárny humanizmus postuluje, že ľudské bytosti sú schopné morálky a etiky bez náboženstva alebo boha.
Ahlaklılık Üzerine Düşünme, 1980.Tartu, 1980 Tööinspektsioon.
Ahlaklısın. Cesur bir savaşcı prenssin.L'incarnation même de la justice.
Ahlaklısın. Cesur bir savaşcı prenssin.היושר בהתגלמותו, נסיך ולוחם אמיץ.
Beynimizin bizi ahlaklı yaptığını söylemek yerine daha ileriye gittim.Ale chcel som ísť ďalej, ako len povedať, že naše mozgy nás robia morálnymi.
Beynimizin bizi ahlaklı yaptığını söylemek yerine daha ileriye gittim.Ale chtěl jsem dojít dál než k tomu, že mozek řídí naši morálku.
Beynimizin bizi ahlaklı yaptığını söylemek yerine daha ileriye gittim.Chciałem wyjść poza stwierdzenie, że moralność bierze się z mózgu.
Beynimizin bizi ahlaklı yaptığını söylemek yerine daha ileriye gittim.Dar am vrut să merg mai departe, să nu spun doar că moralitatea vine din creier.
Beynimizin bizi ahlaklı yaptığını söylemek yerine daha ileriye gittim.Es reichte mir nicht zu sagen, dass das Gehirn die Moral bestimmt.
İlgili Sayfalar