Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.Dado que se saben responsables de sus actos.
Tyler bu hikâyedeki ahlaki ikilemin grubun ismi için ilham kaynağı olduğunu açıkladı.Tyler Joseph explica que el dilema moral de la historia fue la inspiración para el nombre de la banda.
Olayın ciddi estetik ve ahlaki boyutları vardır.Los síntomas son de importancia funcional y estética.
2007 yılında Siyasi ve Ahlaki Bilimler Akademisi üyeliğine seçilmiştir.En 2004, es elegido miembro de la Academia de Ciencias Morales y Políticas.
Bireysel haklar tüm öbek ve örgütlerin tek ahlaki temelidir.Il principio dei diritti individuali è l'unica base morale di tutti i gruppi o associazioni.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.Venne accusato di comportamenti autocratici.
Gümüş, ahlaki masumiyetin ve kutsallığın amblemidir.L'argento era l'emblema dell'innocenza morale e della santità.
Eserleri özellikle özgürlük ve sorumluluk sorunları ile ilgilenerek ahlaki ve politik konuları inceler.Le tematiche parlano principalmente dalla vita privata e della critica politico-sociale.
On Emir Ahlaki yasalar - cinayet, hırsızlık, dürüstlük, zina vb.Essa contiene: Dieci comandamenti Leggi morali (omicidio, furto, onestà, adulterio ecc.)
Hikâye, jenerasyonun ahlaki normları üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.Il ragionamento si dilunga sulle qualità morali dell'uomo.
Tyler bu hikâyedeki ahlaki ikilemin grubun ismi için ilham kaynağı olduğunu açıkladı.Joseph spiega che questa storia di dilemma morale è stata l'ispirazione per il nome della band.
Ahlaki meselelerine parmak basarlar.Ne contestò i risvolti morali.
Din ise nihai anlam ve ahlaki değer gibi kavramlarla ilgilenir.Il magistero della religione si estende sulle questioni del significato ultimo e dei valori morali.
Tyler bu hikâyedeki ahlaki ikilemin grubun ismi için ilham kaynağı olduğunu açıkladı.Тайлер объясняет, что эта история нравственной дилеммы была вдохновением для названия группы.
AK Parti'nin muhafazakârlığı ahlaki ve sosyal konular ile sınırlıdır" demiştir.Консерватизм ПСР распространяется только на моральные и социальные проблемы».
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.Принятие на себя ответственности за собственное поведение.
Yüz, insanın ötekine karşı ahlaki sorumluluğunu ifade eder.Гражданский долг — это личное представление человека о своих моральных обязанностях.
İnsan iradesinin ahlaki açıdan iyiye yönelmesi de erdem olarak nitelendirilmiştir.ومعنى الإيمان بهما هو: الاعتقاد بأن ما يصيب الإنسان من خير أو شر واقع حسب تقدير الله تعالى وعلمه.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.وظيفيا من خلال تأثيرها على السلوك.
Dini ve ahlaki yapı korunmuştur.دعم الهيئة ماديًا ومعنويًا.
Toplumdaki dini ve ahlaki konuları işlemiştir.كان من دعاة الأخلاق و القيم في مجتمعه.
Tablolarında çoğunlukla ahlaki dersler vermeye çaba gösterdi.وقد اشتهرت بصفة خاصة, بإعدادها لمختارات أدبية عديدة.
Diğer fizikçilerin ise ahlaki itirazları vardı.في كلتا الحالتين، يتمتع المبدعون الفعليون بحقوق أخلاقية.
Etikte, bağlamcılık olumsal etik ya da ahlaki görecelilikle ilişkilidir.في الأخلاقيات، ترتبط وجهات النظر "السياقية" بالأخلاقيات الظرفية، أو بالنسبية أخلاقية.
Ben Yahudiyim, yani benim için din bir tür ahlaki yol gösterici ve bir tür tarih.Eu sou judia, então religião para mim é um tipo de código moral e história.
Tyler bu hikâyedeki ahlaki ikilemin grubun ismi için ilham kaynağı olduğunu açıkladı.Tyler explicou que esta história de dilema moral foi a inspiração para o nome da banda.
Bu program dolaylı olarak ahlaki ve etik değerlere de değinir.O show indiretamente lida com os conceitos de moralidade e ética.
Kahramanlık hikâyeleri ahlaki örnekler olarak hizmet edebilir.Verhalen van heldenmoed kunnen dienen als morele voorbeelden.
Yazarın prensipteki amacı ahlaki ve dini doğruluğu sunmaktı.Het hoofddoel van de schrijver lijkt het presenteren van morele en religieuze waarheden te zijn.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.Deze liep echter stuk door diens zelfdestructieve gedrag.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.Ich brania odpowiedzialności za własne zachowanie.
Ahlaki meselelerine parmak basarlar.Artykuły Ueber moralische Defectzustände.
Tablolarında çoğunlukla ahlaki dersler vermeye çaba gösterdi.Często w swoich sztukach wyrażał moralne alegorie.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.Hon bär därför fullt ansvar för sina handlingar.
Küresel Bakış Açısına Göre Ahlaki Sorunlar.Kan man argumentera på ett meningsfullt sätt om moralfrågor?
Yüz, insanın ötekine karşı ahlaki sorumluluğunu ifade eder.Обо́в'язок — це сукупність моральних зобов'язань людини перед іншими.
Tyler bu hikâyedeki ahlaki ikilemin grubun ismi için ilham kaynağı olduğunu açıkladı.Тайлер пояснює, що ця історія моральної дилеми була натхненням для назви гурту.
Her siyasal ahlakilik, ahlaki görünen bir eylemin siyasal sonuçlarını hesaba katmak zorundadır.Практично кожна дія, пов'язана з моральним вибором, має свої наслідки.
Pasifizmin dayanağı ahlaki ilkeler (deontolojik bir görüş) ya da pragmatizm (nedensel bir görüş) olabilir.Pacifismus může být založen na morálních principech (deontologický pohled) nebo na pragmatismu.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.Člověku se tak dostává morální zodpovědnosti za jeho činy.
Ahlaki ve Siyasal Bilimler Akademisi'nin üyesi olmuş, 1980 yılında Ulusal Tıp Akademisi üyeliğine seçilmiştir.V roce 1981 byl zvolen za člena Akademie etických a politických věd, v roce 1983 do Národní lékařské akademie.
Ahlaki oyunlar eğitim amaçlı sembolik dramlardı.Jeho pozdní hry ovlivnily drama symbolické.
Tyler bu hikâyedeki ahlaki ikilemin grubun ismi için ilham kaynağı olduğunu açıkladı.Tyler explică faptul că această poveste de dilemă morală a fost sursa de inspirație pentru numele trupei.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.Au fost lămuriți să-și facă autocritica.
Her şeyden önce hikâyelerin çoğu belirli bir nasihat taşır ve ahlaki niteliğe sahiptir.Cele mai multe din tablourile sale peisagiste spun o poveste sau au un mesaj moral.
Hazırladığı eserler dinsel ve ahlaki didaktik konuları yansatmaktaydı.Era extrem de abil în analizarea unui text de unde extrăgea învățăminte etice și religioase.
Bu program dolaylı olarak ahlaki ve etik değerlere de değinir.Toate acestea se încadrează în ordinea morală și teleologică.
İnsan ilişkilerini ahlaki bir bakış açısından işlemektedir.Oamenii învață comportamentul criminal prin asociere.
Aynı zamanda bu rasyonel ve ahlaki egoizm bir "biyoliberteryenizm" şeklini savunmak için de genişletilebilir.Romantismul idilic și vaporos devine astfel un mijloc de apărare împotriva „agresiunii realului”.
Vatansever, ahlaki ilkelerine bağlı kalır.Patriotul rămâne fidel principiilor sale morale.
Diğer fizikçilerin ise ahlaki itirazları vardı.A banditáknak is kell legyen valamilyen erkölcsi elvük.
İmparatorluk’tan ahlaki olarak da bir kopma olmadı.Vastaavanlaista oikeutta ei ollut edes keisarilla.
Ben Yahudiyim, yani benim için din bir tür ahlaki yol gösterici ve bir tür tarih.Είμαι Εβραία, και έτσι η θρησκεία για μένα είναι ένα είδος ηθικού κώδικα και μια μορφή ιστορίας.
Karakterlerin verdiği kararlar ve kullandıkları stratejiler genellikle ahlaki açıdan karmaşıktır.Οι επιλογές που κάνουν οι χαρακτήρες και οι στρατηγικές που χρησιμοποιούν είναι συχνά ηθικά πολύπλοκες.
Oyunun iyi ve ahlaki bir amacı var ve bu aslında hep böyleydi." dedi.Έχει μια πολύ ωραία και αγαπησιάρικη φωνή και αυτό ήταν ακριβώς που ψάχναμε".
Bu program dolaylı olarak ahlaki ve etik değerlere de değinir.Programmet handler indirekte om begreberne moral og etik.
Ahlaki oyunlar eğitim amaçlı sembolik dramlardı.Teksteventyrspill var synonymt med grotteutforskning.
Karakterlerin verdiği kararlar ve kullandıkları stratejiler genellikle ahlaki açıdan karmaşıktır.Pilihan para karakter untuk bertindak dan strategi yang mereka gunakan secara moral bersifat kompleks.
Örneğin, didaktik oyunlar, ahlaki bir temayı veya diğer zengin gerçeği izleyiciye iletmeyi amaçlamıştır.Lakon didaktis bertujuan menyampaikan tema moral atau kebenaran yang lebih banyak kepada penonton.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.Tanggung jawab identik dengan tindakan moral.