ah ile cümle

ah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ah, kar!Ah! Snow!
Ahh! Ben dilimi ısırdım.Ouch! I bit my tongue.
Geleneksel ahşap evlerin çoğu alevler içinde.Many of the traditional wooden houses are ablaze.
Yeni zemin kaplaması ahşap gibi görünüyor ama aslında vinil.The new floorcovering looks like timber but is actually vinyl.
2015 ahşap keçinin yılı.2015 is the year of the wood goat.
Tom bir ahşap kulübeye sığındı.Tom took shelter in a log cabin.
Tom ve arkadaşları dün ahırı boyadı.Tom and his friends painted the barn yesterday.
Ahşap sandalye ne kadar?How much does a wooden chair cost?
Echo "Ah, o neden beni duymuyor" diye düşündü."Oh, why doesn't she hear me," Echo thought to himself.
Ah, daha önce orada bulunmuştum.Ah, I have been here before!
Onun ahlakı esnektir.Her morals are flexible.
Onun ahlak kuralları esnektir.Her ethics are flexible.
Ahşap ağaçlarda yetişmiyor.Wood doesn't grow on trees.
Ahşabı israf etmeyin. O, ağaçlarda yetişmez.Don't waste wood. It doesn't grow on trees.
"Yemeğinizi ısıtayım mı?" "Ah, evet lütfen.""Shall I heat your meal?" "Oh, yes please."
"Ah. Hayatta mısın?" "Evet. Herkes nerede?" "Bilmiyorum.""Oh. You're alive?" "Yes. Where is everyone?" "Dunno."
Onlar hiçbir ahlaki inancı olmayan insanlardır.They are persons with no moral conscience.
Tom'un mükemmel ahlakı, Meryem'in anne babasında büyük bir intiba bıraktı.Tom's impeccable manners made a big impression on Mary's parents.
O hiçbir ahlaki değere sahip değil.He has no moral values.
Yaşlı amcam ve halam ikisi de epey katı ahlakçıdır.My elderly uncle and aunt are both rather straitlaced.
Ah, kadın, dünyadaki en iyi büyücü sensin!Oh, woman, you are the best wizard in the world!
Eski ahır çöktü.The old barn fell down.
Eski ahır yandı.The old barn burned down.
Ahır kapısı açıktı.The barn door was open.
Ah, evet! Yarın yapılacak bir şeyim olacak.Oh yes! Tomorrow I will have something to do.
"Peki ya kızlara ne dersin oğlum?" "Ah baba.""What about the girls, my son?" "Oh, dad."
Ah, Tom! Bu harika bir zamanlama. Sana sormak istediğim bir şey var.Oh, Tom! This is great timing. There's something I wanted to ask you.
Ahşap çok kolay yanar.Wood burns very easily.
Bize hayat veren Allah, aynı zamanda bize ahlak da verdi.The God who gave us life, gave us morality at the same time.
Ahududuyu severim.I like raspberries.
Tom bir ahmaktır.Tom is a doofus.
Ah! Bu kahve sıcak!Ow! This coffee is hot!
Ahlaki değerler toplumda önemlidir.Moral values are important in society.
Tom'un ahlaki değerleri yok.Tom has no moral values.
Mary ahlaki değerlerini reddetti ve bir yokçu oldu.Mary renounced her moral values and became a nihilist.
Mary ahlaki değerlerini reddetti ve bir hiççi oldu.Mary renounced her moral values and became a nihilist.
Bu ahlaki mi?Is this ethical?
Ah o Ruslar!Ah, those Russians!
Kraliçe Vashti Kral Ahasuerus'un ilk karısıydı.Queen Vashti was the first wife of King Ahasuerus.
Kral Ahasuerus Esther'i severdi.King Ahasuerus loved Esther.
Ah oğlum, baban eve vardığında senin için ne yapacak?Oh boy, what's Dad going to do to you when he gets home?
Ne zamandan beri ahlak kurallarını önemsiyorsun?Since when do you care about ethics?
Tom'un ahlakı yok.Tom has no morals.
Tom çok ahmak.Tom is so stupid.
Ahır yıkıldı.The barn was destroyed.
Ahtapot yer misin?Do you eat octopus?
Ahır boş.The barn is empty.
Oldukça ahmaktım.I was pretty gullible.
Tüm kusurlarına rağmen, Tom temel ahlak anlayışına sahipti.For all his faults, Tom had a fundamental sense of decency.
O, ahırdaki en güçlü atı seçti.She chose the most spirited horse in the stable.
Ah! Neden ben?!Oh! Why me?!
Ah, Vassili, seni bu lanetli yere ne getiriyor?Oh, Vassili, what brings you to this accursed place?
Geleneksel Japon evleri ahşap eklemeler ile birbirine tutturulur.Traditional Japanese houses are held together with wooden joints.
Ah, benim hatam. 3000 euro değil, 3000 yen var.Oops, my fault. It's 3000 yen, not 3000 euros.
İş ahlakı her toplumda farklıdır.Work ethics are different in each culture.
"Hey, Tom." "O ne?" " Ah aslında, boş ver""Hey, Tom." "What is it" "Oh actually, never mind."
"Tom! Ah seni nasıl da özlemişim." "Ben de. Sonunda yine karşılaştık.""Tom! Oh how I've missed you." "Me too. At last we meet again."
Tom ahşap işçiliğinden hoşlanır.Tom enjoys woodworking.
Ahır saman dolu.The barn is full of hay.
Tostta ahududu reçel benim en sevdiğim Kahvaltı yemektir.Raspberry jam on toast is my favorite breakfast meal.

İlgili Sayfalar