ah ile cümle
ah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Ahşap saplı bir atlama ipi istiyorum.I want a jump rope with wooden handles.
Ah, bu kolaydır.Ah, this is easy.
Aha, devam et, sonra ne oldu?Aha, go on, what happened next?
Ah, sen gerçek bir dostsun.Ah, you're a true friend.
Ah, ah, bu güzel bir mahalleydi.Sigh, this used to be a nice neighbourhood.
O ahlak dışı.That's immoral.
Biz ahiret için çalışırız, şu an için değil.We work for eternity, not for the moment.
Bu, ahlaksız.It's immoral.
Bu ahşap sandalye ne kadar?How much is that wooden chair?
Sen ahlaksızsın.You're immoral.
Ahtapotun kaç tane kolu var?How many arms does an octopus have?
Bu benim ahlakıma aykırı.It's against my morals.
Tom ahlaki.Tom is moral.
Bahçenin ahşap bir çiti var.The garden has a wooden fence.
Ahırları temizlediler.They cleaned the stables.
Ben senin iş ahlakına hayranım.I admire your work ethic.
Ah! Dişim!Ouch! My tooth!
Sanırım Tom geçen yaz ahırı boyamaya zaman ayırmadı.I guess Tom didn't get around to painting the barn last summer.
Ah, böyle olma.Oh, don't be like that.
At ahırda yaşar.The horse lives in the stable.
Çocuk ahşap bloklarla oynuyordu.The child was playing with wooden blocks.
Hey, ahbap.Hey, dude.
Bu ahçı her gün farklı yemekler pişirir.This cook cooks different meals every day.
Ah, hadi. O kadar da kötü olmayacak. Eğleneceğiz.Oh, come on. It won't be so bad. We'll have fun.
Ah, anlıyorum!Ah, I see!
Ah, görüyorum!Ah, I see!
Ahan da ehliyetim.Here's my driver's license.
Tom ahıra doğru yürüdü.Tom walked into the barn.
Tom bir ahmak değil.Tom isn't an idiot.
Ahır yanıyor.The barn's on fire.
Bak, ahır yanıyor!Look, the barn is on fire!
O Tom'un ahmaklığıydı.That was foolish of Tom.
Bu ahlaken yanlış.This is morally wrong.
Ahlaki standartlarım var.I have moral standards.
Onu yapmak ahmaklıktı.Doing that was stupid.
Ah, bak, Tursun burada.Oh, look. Tursun's here.
Kendime güzel bir ahşap kukla yapmayı düşündüm.I thought of making myself a beautiful wooden marionette.
Ah, sevgili güvercin, keşke seninki gibi kanatlarım olsa!Oh, dear pigeon, how I wish I had your wings!
Ah, ben ne yaptım? Ben ne yaptım?Oh, what have I done? What have I done?
Tom ahşap oyuncaklarla oynuyor.Tom is playing with his wooden toys.
Affedersin, ahbap. Bildiğini sanıyordum.Sorry, old sport. I thought you knew.
Ah! İki yavru kuş, soğuktan ölmüş.Oh! two birdlings, died of the cold.
Onun hayatı herkes için ahlaki bir örnektir.His life is a moral example to everyone.
Ahırın kilidi kırılmış.The lock on the stable is broken.
Ahır inşa etmek için keresteye ihtiyacımız var.We need lumber to build a barn.
"Neden odan pembe, Tom?" "Ah, bu önce benim kız kardeşimin odasıydı.""Why is your room pink, Tom?" "Oh, this was my sister's room before."
Ah, çocukluğum hoştu!Oh, my childhood was nice!
Ah! Ne hoş bir hava!Ah! What nice weather!
Ahududu çok pahalıdır.Raspberries are very expensive.
At ahırda.The horse is in the stable.
Odam ahır gibi.My room is a pigsty.
Ahm, belki!Ahm, maybe!
Ahh! kendime iğne batırdım!Ouch! I've pricked myself!
Bu ahlak dışı olur.That would be unethical.
Benim ahşap yatağım aslında oldukça ağır.My wooden bed is actually quite heavy.
Bu, hayatımda gördüğüm en ahmakça şey.It's the most idiotic thing I've seen in my life.
Çocukların dikkat çekecek biçimde ahlaklı.Your children are remarkably well-behaved.
Tom telefon ahizesini aldı ve onu kulağına koydu.Tom picked up the telephone receiver and put it to his ear.
Tom alısün ahizesini alıp kulağına koydu.Tom picked up the telephone receiver and put it to his ear.
Ah, harika. Bunu sevdim.Oh, it's cool. I like it.