En sevdiğiniz ağaç nedir?What's your favorite tree?
Bu ne tür bir ağaç?What kind of tree is this?
Bu ağaçlar güzel.These trees are beautiful.
Bu ağaçları kim dikti?Who planted these trees?
O bir köknar ağacı.That's a fir tree.
Bir ağacın altında duruyorum.I'm standing under a tree.
Bir ağacın altında dayanıyorum.I'm standing under a tree.
Ağacın altında duruyorum.I'm standing under the tree.
Bütün aile büyük noel ağacının etrafında toplandı.The whole family gathered around the big Christmas tree.
Çocuklar kendilerine bir ağaç ev yaptılar.The children built themselves a tree house.
Tom, hediyeleri Noel ağacının altına koydu.Tom put the presents under the Christmas tree.
Bütün bu ağaçları kesecek misin?Are you going to cut down all these trees?
Tom'un ağaç yemişine karşı alerjisi var.Tom is allergic to tree nuts.
O ağaca tırmanırken herhangi bir zorluk yaşamadım.I didn't have any trouble climbing that tree.
O ağaca tırmanırken hiçbir zorluğum olmadı.I didn't have any trouble climbing that tree.
Tom garajın arkasındaki ağacı kesti.Tom chopped down the tree that was behind the garage.
Yaklaşık 80 farklı türde mangrov ağacı vardır.There are about 80 different species of mangrove trees.
Arka bahçemizde birkaç tane çok uzun boylu ağaç var.There are a couple of very tall trees in our backyard.
Bu ağacı üç yıl önce diktim.I planted this tree three years ago.
Ön bahçeye neden yeniden ağaç diktin?Why did you replant the front yard?
Sami arabasını bir ağaç korusuna sakladı.Sami hid his car in a grove of trees.
Sami bir çam ağacının arkasına saklandı.Sami hid behind a pine tree.
Tom en azından bir elmanın düşeceğini umarak ağacı salladı.Tom shook the tree, hoping at least one apple would fall.
Bu bir köknar ağacı değil mi?Isn't that a fir tree?
Bu bir köknar ağacı değil.That isn't a fir tree.
Kale, ağaçlarla çevrilidir.The castle is surrounded by trees.
Tom bir ağacın gölgesinde dinleniyor.Tom is resting in the shade of a tree.
Tom birkaç ağaç dikti.Tom planted some trees.
Tom ağaçlara tırmanmayı sever.Tom likes climbing trees.
Tom ön bahçesinde bir ağacı kesti.Tom cut down a tree in his front yard.
Tom'u ağacımızdan elmaları çalarken yakaladım.I caught Tom stealing apples from our tree.
Tom Noel ağacının altına hediyeler koydu.Tom put some presents under the Christmas tree.
Kitaplık yapmak için Tom'dan aldığım ağacı kullanacağım.I'll use the wood I got from Tom to make a bookcase.
Tom, evinin önünde küçük bir şeftali ağacı dikti.Tom planted a small peach tree in front of his house.
Şeftali ağaçları genellikle ilkbaharda çiçek açar.Peach trees typically bloom in spring.
Tom bisikletini bir ağaca zincirledi.Tom chained his bicycle to a tree.
Tom bisikletini bir ağaca yasladı.Tom leaned his bicycle against a tree.
Bu ağacı diken benim.I'm the one who planted this tree.
Babam bu ağacı benim doğduğum yıl dikti.My father planted this tree the year I was born.
Ağaca çık.Climb up the tree.
Ağaca tırman.Climb up the tree.
Tom'un arka bahçesinde şeftali ağacı var.Tom has a peach tree in his backyard.
Tom'un arka bahçesinde küçük bir şeftali ağacı var.Tom has a small peach tree in his backyard.
O ağaçlar manzaramıza engel oluyor.Those trees are blocking our view.
O ağaçlar göl manzaramızı engelliyor.Those trees are blocking our view of the lake.
Bu ormanda ağaçlar var.There are trees in this forest.
Bu ormanda birçok ağaç var.There are many trees in this forest.
Bu ormanda çam ağaçları var.There are pine trees in this forest.
Bu ormanda meşe ağaçları var.There are oak trees in this forest.
Sincap hızla ağaca tırmandı.The squirrel quickly ran up the tree.
Roma'da birçok çam ağacı vardır.There are many pine trees in Rome.
Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser.Capitalism will cut down the tree if it can't sell its shadow.
Bir ağacın altına sığındım.I took shelter under a tree.
Gök gürültülü havada ağaç altında durma.Don't stand under a tree in a lightning storm.
Bu bir çam ağacı.That's a pine tree.
Ağaç diker.She plants trees.
Ağaç dikiyor.She is planting trees.
Köpeğini o ağaca bağla.Tie your dog to that tree.
Ağaç evden daha uzun.The tree is taller than the house.
Buda, Bodhi ağacının altında aydınlanmaya erişmiştir.The Buddha attained enlightenment under a Bodhi tree.