Ayrıca, Afganistan'da yanlış giden şeyin birliklerin geniş etki alanının olduğu kanısı tümüyle yanlış.Hơn nữa, nó không chỉ đơn giản rằng sai lầm tại Afghanistan là bước in dấu nhẹ nhàng.
Ayrıca, Afganistan'da yanlış giden şeyin birliklerin geniş etki alanının olduğu kanısı tümüyle yanlış.Inoltre, è semplicemente falso che quello che non ha funzionato in Afghanistan è l'impronta leggera.
Ayrıca, Afganistan'da yanlış giden şeyin birliklerin geniş etki alanının olduğu kanısı tümüyle yanlış.나아가서, 아프가니스탄에서 일어난 잘못된 일들이 그저 가벼운 발자국이라는 사실은 잘못된 사실입니다.
Ayrıca, Afganistan'da yanlış giden şeyin birliklerin geniş etki alanının olduğu kanısı tümüyle yanlış.Navíc jednoduše není pravda, že to, co se bylo špatně v Afghánistánu, byla malá účast.
Ayrıca, Afganistan'da yanlış giden şeyin birliklerin geniş etki alanının olduğu kanısı tümüyle yanlış.Navyše, jednoducho nie je pravda, že to, čo v Afganistane zlyhalo, bolo mierne angažovanie sa.
Ayrıca, Afganistan'da yanlış giden şeyin birliklerin geniş etki alanının olduğu kanısı tümüyle yanlış.Poza tym, nie jest prawdą, że błędem podczas operacji afgańskiej był brak zmasowanych działań.
Ayrıca, Afganistan'da yanlış giden şeyin birliklerin geniş etki alanının olduğu kanısı tümüyle yanlış.Terlebih lagi, tidak benar bahwa apa yang salah di Afganistan adalah jejak ringan.
Ayrıca, Afganistan'da yanlış giden şeyin birliklerin geniş etki alanının olduğu kanısı tümüyle yanlış.Továbbá, egyszerűen nem igaz, hogy Afganisztánban a kevés katonai erő miatt mentek rosszul a dolgok.
Ayrıca, Afganistan'da yanlış giden şeyin birliklerin geniş etki alanının olduğu kanısı tümüyle yanlış.Verder is het simpelweg niet waar dat wat er mis ging in Afghanistan de minimale aanwezigheid was.
Ayrıca, Afganistan'da yanlış giden şeyin birliklerin geniş etki alanının olduğu kanısı tümüyle yanlış.Vidare är det helt enkelt inte sant att det som gick fel i Afghanistan var den försiktiga insatsen.
Ayrıca, Afganistan'da yanlış giden şeyin birliklerin geniş etki alanının olduğu kanısı tümüyle yanlış.Επιπλέον, απλά δεν είναι αλήθεια πως το λάθος μας στο Αφγανιστάν είναι το ελαφρύ μας αποτύπωμα.
Ayrıca, Afganistan'da yanlış giden şeyin birliklerin geniş etki alanının olduğu kanısı tümüyle yanlış.Более того, это просто не правда, то, что не получилось в Афганистане, так это минимальное вмешательство.
Ayrıca, Afganistan'da yanlış giden şeyin birliklerin geniş etki alanının olduğu kanısı tümüyle yanlış.זאת ועוד, זה פשוט לא נכון שמה שהשתבש באפגניסטן נבע מדריסת הרגל הקטנה מדי.
Ayrıca, Afganistan'da yanlış giden şeyin birliklerin geniş etki alanının olduğu kanısı tümüyle yanlış.والاكثر من هذا فانا لا اعتقد ان الخطأ في أفغانستان كان بسبب نقص العداد البشري للقوات العاملة هناك
Ayrıca, Afganistan'da yanlış giden şeyin birliklerin geniş etki alanının olduğu kanısı tümüyle yanlış.小規模な介入のせいで、アフガニスタンを 混乱に陥れたというのは、まったくもって間違っています。 私の経験では、実際、
Ayrıca, Afganistan'da yanlış giden şeyin birliklerin geniş etki alanının olduğu kanısı tümüyle yanlış.我们有能力给予他们极大的打击, 塔利班将很难 庇护他们。
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.A jego zadaniem było zdobycie poparcia dla Afgańskiego rządu.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.Das angestrebte Ziel war, die öffentliche Unterstützung der afghanischen Regierung zu fördern.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.E l'obiettivo dichiarato era di accrescere l'appoggio popolare per il governo afgano.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.És az állítólagos cél az volt, hogy növeljék az afgán kormány támogatottságát a nép körében.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.Et l'objectif déclaré était d'accroître le soutien populaire pour le gouvernement afghan.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.Het doel was geformuleerd als: het vergroten van de steun voor de Afghaanse regering.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.그리고 그 규정된 목표는 아프가니스탄 정부를 위해 대중의 지지를 높이는 것이었습니다.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.Och det officiella målet var att öka det folkliga stödet för det Afganska styret.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.O objetivo definido era aumentar o apoio popular ao governo afegão.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.Počátečním bodem bylo posílení podpory afghánské vládě.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.Și obiectivul exprimat era să mărească sprijinul popular pentru guvernul afgan.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.Tujuan yang dinyatakan adalah meningkatkan dukungan penduduk untuk pemerintahan Afganistan.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.Vytýčený cieľ bol zvýšiť podporu obyvateľstva pre afgánsku vládu.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.Y el objetivo era aumentar el apoyo popular para el gobierno afgano.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.Ο ρητός στόχος ήταν η αύξηση της λαϊκής υποστήριξης προς την Αφγανική κυβέρνηση.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.И обявената цел беше да се повиши общата подкрепата за афганистанското правителство.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.І сформульована ціль була підвищити підтримку народу щодо Афганського уряду.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.Начальной целью было увеличение народной подержки Афганского правительства.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.המטרה המוצהרת היתה להגביר את התמיכה העממית בממשלת אפגניסטן.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.وكان الهدف منها هو جلب الدعم الشعبي للحكومة الافغانية
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.国民の支持を増やすことです 言うまでもなく複雑な問題ですが
Bazı tahminlere göre günümüz Afganistan'da hizmet veren yaklaşık 1000 tane haber ve basın kanalı bulunmakta.В том году 101 случай насилия по отношению к СМИ составил рост на 38% по сравнению с показателями 2015 года.
Bence kendisi Afganistan ve Irak'taki uluslararası politik ilişkilerde en inanılmaz adamlardan biridir.Azt hiszem, ő az egyik legfantasztikusabb ember a nemzetközi politikában -- Afganisztánban, Irakban.
Bence kendisi Afganistan ve Irak'taki uluslararası politik ilişkilerde en inanılmaz adamlardan biridir.Considero-o um dos homens mais incríveis em matéria de política internacional - no Afeganistão, no Iraque.
Bence kendisi Afganistan ve Irak'taki uluslararası politik ilişkilerde en inanılmaz adamlardan biridir.Creo que es uno de los hombres más increíbles de la política internacional -en Afganistán, en Irak.
Bence kendisi Afganistan ve Irak'taki uluslararası politik ilişkilerde en inanılmaz adamlardan biridir.제 생각에 그는 가장 놀라운 사람 중 한 명이 아닐 까 싶습니다. 아프가니스탄과 이라크에서 국제 정치 관계에 대한 것이라면 말이죠.
Bence kendisi Afganistan ve Irak'taki uluslararası politik ilişkilerde en inanılmaz adamlardan biridir.Mislim, da je eden najbolj neverjetnih ljudi v svetu mednarodne politike - v Afganistanu, v Iraku.
Bence kendisi Afganistan ve Irak'taki uluslararası politik ilişkilerde en inanılmaz adamlardan biridir.To jeden z najwspanialszych ludzi, jeśli chodzi o politykę międzynarodową - w Afganistanie i Iraku.
Bence kendisi Afganistan ve Irak'taki uluslararası politik ilişkilerde en inanılmaz adamlardan biridir.Νομίζω είναι ένας από τους πιο απίστευτους άντρες όσον αφορά τη διεθνή πολιτική -- στο Αφγανιστάν, στο Ιράκ.
Bence kendisi Afganistan ve Irak'taki uluslararası politik ilişkilerde en inanılmaz adamlardan biridir.Він один із найдивовижніших людей у міжнародній політиці - в Афганістані та Іраку.
Bence kendisi Afganistan ve Irak'taki uluslararası politik ilişkilerde en inanılmaz adamlardan biridir.Мисля, че той е един от най-невероятните хора в международната политика -- в Афганистан, в Ирак.
Bence kendisi Afganistan ve Irak'taki uluslararası politik ilişkilerde en inanılmaz adamlardan biridir.אני חושב שהוא אחד האנשים המדהימים בתחום של פוליטיקה בינלאומית, באפגניסטן ועיראק.
Bence kendisi Afganistan ve Irak'taki uluslararası politik ilişkilerde en inanılmaz adamlardan biridir.واعتقد بأنه احد اروع الرجال بعلاقته بالسياسات الخارجية في افغانستان والعراق
Bence kendisi Afganistan ve Irak'taki uluslararası politik ilişkilerde en inanılmaz adamlardan biridir.すばらしい業績を上げてきた方です とても立派な人です
Ben de "Afganistan'a gideceğim." dedim.A já řekl: "Jedu do Afghánistánu." A on:
Ben de "Afganistan'a gideceğim." dedim.Azt válaszoltam: "Afganisztánba megyek".
Ben de "Afganistan'a gideceğim." dedim.Dejal sem: "V Afganistan grem." Rekel je:
Ben de "Afganistan'a gideceğim." dedim. "Gerçekten mi?" dedi.Eu disse, "Vou para o Afeganistão." Ele disse, "A sério?"
Ben de "Afganistan'a gideceğim." dedim. "Gerçekten mi?" dedi.Ho detto, "Vado in Afghanistan." E lui, "Davvero?"
Ben de "Afganistan'a gideceğim." dedim. "Gerçekten mi?" dedi.Ich sagte, "Ich gehe nach Afghanistan." Er sagte, "Wirklich?"
Ben de "Afganistan'a gideceğim." dedim. "Gerçekten mi?" dedi.Jag svarade "Jag ska åka till Afghanistan." Han undrade "verkligen?"
Ben de "Afganistan'a gideceğim." dedim. "Gerçekten mi?" dedi.저는 대답했죠. "다음엔 아프가니스탄으로 갈거야." 그는 "진짜?"
Ben de "Afganistan'a gideceğim." dedim. "Gerçekten mi?" dedi.Saya jawab, "Saya akan ke Afghanistan." Dia jawab, "Benarkah?"
Ben de "Afganistan'a gideceğim." dedim. "Gerçekten mi?" dedi.ואני אמרתי "אני הולך לאפגניסטן." והוא אמר "באמת?"