Ana içeriğe geç
Sözlük

af ile cümle

af kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Muhtemelen beni affetmeyeceğini biliyorum.I know you're unlikely to ever forgive me.
Onu yaptığı için Tom'u asla affetmeyeceğim.I'll never forgive Tom for doing that.
Tom'u asla affetmeyeceğini biliyorum.I know you'll never forgive Tom.
Tom'u hala affetmedim.I still haven't forgiven Tom.
Afedersiniz, bu hangi istasyon?Excuse me, what station is this?
Umarım Tom onu affetmediğimizi düşünmez.I hope Tom doesn't think we've forgotten him.
Seni affetmeyeceğimI won't forgive you.
Bana gerçeği söyleseydi, onu affederdim.If he told me the truth, I would forgive him.
Senin bizi affedebileceğini umuyorum.I hope you can forgive us.
Beni affet! Ben yorgunum ve sinirliyim.Forgive me! I'm tired and irritable.
Günahlarımı affet.Forgive my sins.
Bugün Afrika gününü kutluyoruz.Today, we celebrate Africa day.
Bilgisayarı bozdun. Aferin, dahi.You broke the computer. Nice going, genius.
Bilgisayarı sen bozdun. Aferin, Einstein.You broke the computer. Nice going, Einstein.
Leyla af dilemek için dua etti.Layla prayed for forgiveness.
Afrika'nın birçok kısmı Avrupa ülkeleri tarafından sömürgeleştirildi.Many parts of Africa were colonized by European countries.
Tom'un yaptığı şey affedilmezdi.What Tom did was unforgivable.
Affedersiniz. O kişi siz misiniz?Excuse me. Are you that person?
Hiçbir günah Tanrı'nın affedemeyeceği kadar büyük değildir.No sin is too great for God to forgive.
Beni affetmek zorundasın.You have to forgive me.
Ben Tom'u affettim ama seni asla affetmeyeceğim.I forgave Tom, but I'll never forgive you.
Tom'un Mary'yi onu yaptığı için affedeceğini hiç sanmıyorum.I don't think Tom will ever forgive Mary for doing that.
Tom'un Mary'yi affetmeyeceğine eminim.I'm sure Tom won't forgive Mary.
Onu yaptığım için Tom'un beni affedeceğini sanmıyorum.I don't think Tom will ever forgive me for doing that.
Fransızca öğretmeni, öğrencisinin sorusuyla afalladı.The French teacher was stumped by her student's question.
Beni affedecek misiniz?Will you forgive me?
Tom bu yaptığımdan dolayı hiç affetmeyecek beni.Tom will never forgive me for doing that.
O gün Tom'la benim yaptığım şey affedilmezdi.What Tom and I did that day was unforgivable.
Tom'un bunu yaptığı için Mary'yi affedeceğinden şüpheliyim.I doubt Tom will ever forgive Mary for doing that.
Tom'u onu yaptığı için affetmedim.I never forgave Tom for doing that.
Onu yaptığı için Tom'u asla affetmedim.I never forgave Tom for doing that.
Barack Obama, Amerika Birleşik Devletleri'nin ilk Afro-Amerikan başkanıydı.Barack Obama was the first African-American president of the United States.
Asya'ya hiç gitmedik, Afrika'yı da ziyaret etmedik.We have never been to Asia, nor have we visited Africa.
Nil, Afrika'da en büyük nehirdir.The Nile is the largest river in Africa.
Afallamış görünüyorsun.You look stunned.
Afrika, insanlığın beşiği.Africa is the cradle of mankind.
Tom tepki göstermek için çok afallamıştı.Tom was too stunned to react.
Bunu yaptığı için Tom'u hâlâ affetmedin, değil mi?You still haven't forgiven Tom for doing that, have you?
Tom, özür dileseydi bunu yaptığı için affedilirdi.Tom would've been forgiven for doing that if he'd apologized.
Tom sözünden döndüğü için Mary'yi affetti.Tom forgave Mary for breaking her promise.
Tom bana affedildiğimi söyledi.Tom told me that I'm forgiven.
Tom bunu yaptığım için beni affetti.Tom forgave me for doing that.
Tom muhtemelen affedilmeyecek.Tom won't likely be forgiven.
Tom muhtemelen affedilecek.Tom is likely to be forgiven.
Tom affedilmiş olmalıydı.Tom should've been forgiven.
Tom affettiğini söyledi.Tom said he's been forgiven.
Tom, Mary'ye onun affedildiğini söyledi.Tom told Mary that she was forgiven.
Tom, Mary'nin affedilmediğini söyledi.Tom said Mary hasn't been forgiven.
Tom Mary'nin affedildiğini söyledi.Tom said Mary has been forgiven.
Tom affedilmeli.Tom should be forgiven.
Tom affedilmeyecek.Tom won't be forgiven.
Tom ve ben Mary'yi affettik.Tom and I've forgiven Mary.
Tom, Mary'yi affetti mi?Has Tom forgiven Mary?
Tom'a bir şey olursa asla kendimi affetmem.I'd never forgive myself if anything happened to Tom.
Tom bana affedildiğini söyledi.Tom told me that he'd been forgiven.
Tom'un beni affetmeyeceğini biliyordum.I knew Tom wouldn't forgive me.
Tom afallamış gibi görünüyordu.Tom seemed to be astonished.
"Beni affedemez misin?" "Hayır, Tom. Yaptığın şey affedilemez.""Can't you forgive me?" "No, Tom. What you have done is unforgivable."
Sami, Leyla'nın ilişkisini afişe etmekle tehdit etti.Sami threatened to expose Layla's affair.
Tanrı bizi affedecek mi?Will God forgive us?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod