Her koloni bir numara ile adlandırıldı ve... ...bir kayanın üzerine yazıldı.And every colony has a name, which is a number, which is painted on a rock.
Siyasette, Adlai Stevenson gibi nadir bulunan ciddi adaylar,In politics, the rare candidate who is serious,
İşte New York Times'ta "Mind Games" (Akıl Oyunları) adlı oyun için yayınlanan bir reklam.Here's an ad in the New York Times somebody did for a play called "Mind Games."
Tam olarak 3 adet tura istiyoruz. Bu 3 turayı şu şekilde adlandıracağım:And we want to have exactly three heads, and I'm going to call those three heads
Eğer suda çözünmemişse, yani katı haldeyse ... hidroflorik asit olarak adlandırılır.If it wasn't dissolved, if it was in the solid state, you would call this hydrogen fluoride.
Sıvı metal pil (liquid metal battery) olarak adlandırılıyor.It's called the liquid metal battery.
Ben onu fondip kadehi (shotglass) olarak adlandırdım.I called it the shotglass.
Bunu pizza olarak adlandırdık.We call that the pizza.
Pieter Breugel'in The Harvesters adlı tablosu."The Harvesters" by Pieter Bruegel at the Met.
"Kolleksiyonlar" olarak adlandırılıyor.It's called Collections.
Bu, Douglas Adams; "Last Chance to See" adlı kitabından harika bir fotoğraf.There's Douglas Adams, magnificent picture from his book, "Last Chance to See."
Bu tarz heykeller Gerçekçi Büstler olarak adlandırılıyorlar.We refer to these as Veristic potraits.
Bu vakumun geçirgenliği olarak adlandırılır.And it's called the permeability of a vacuum.
Bu durum iyonik bağ olarak adlandırılır.It's called an ionic bond.
Ben bunu, verimli kontrol kaybının kayıp sanatı olarak adlandırıyorum.I'd like to call it the lost art of productively losing control.
Biz 'Süper Sahne Kulesi" olarak adlandırdığımız bir şeyi yarattık.We created what we like to call superfly.
Aşağıda, solda gördükleriniz Ruddy Turnstones ve Sanderlings adlı türler.Down on the lower left there are ruddy turnstones and sanderlings.
Ben bunu bir kaza olarak adlandırmayı reddediyorum.I refuse to acknowledge this as anything like an accident.
Bu Magic Bowl adlı bir yemektir. benim keşfettiğimThis is a dish called "Magic Bowl," that I discovered.
Carnicalito adlı bir Arjantin ritmine dayalı.It's based on an Argentinian rhythm called "carnivalito."
Bu interfaz S aşaması olarak adlandırılır, ve bu S..This is called the S phase of interphase, so this is S.
Mendeelev'in eka-manganez olarak adlandırdığı element şu an teknetyum olarak bilinmektedir.The element he called eka-manganese is now called technetium.
Bunu öncelikli teminatsız olarak adlandıralım.And that means that they're still senior.
Bazen eserlerimi kendi dilimde, yani İvi dilinde adlandırıyorum.There are times that I name my--title my--works in my language, Ewe
Buradaki mekanizmayı o dönemlerde makine olarak adlandırırlarmış.And at their call their machina back in those days as a machine.
O zaman bunu birinci zar olarak adlandıralım. .So let's call this the first die.
Bunu da ikinci zar olarak adlandıralım. .This is the second die.
Birçoğunuz Apophis adlı asteroidi duymuşsunuzdur.You've probably heard about the asteroid
Bu dörtgen şeklin bazen uçurtma olarak adlandırıldığını duyabilirsiniz.So let's start focusing on this red triangle here.
Adli tabip.County Coroner.
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi.'"What matters it how far we go?" his scaly friend replied.
Bu yönetim fransız ihtilâli hükümeti beşler heyeti diye adlandırılmıştır.So the executive is called the Directory.
İlk dönem yaygın olarak "Kritik Periyot" olarak adlandırılır.The first great epoch is commonly called the "Critical Period."
Böylece Hint Yazını, Tanrı'dan bir hediye olarak adlandırdılar.That's why they called an Indian Summer, a gift from the gods.
Daniel Merlin Goodbrey adlı bir İngiliz tarafından yapıldı.It's by a guy named Daniel Merlin Goodbrey in Britain.
Herhangi bir adli suçtan bahsetmiyorum.I don't mean any criminal act.
Bu noktayı size Budrus adlı bir köyden bahsederek izah etmeme izin verin.Allow me to illustrate this point by taking you to this village called Budrus.
Bu noktaları F ve G olarak adlandırabiliriz. Buna FG doğrusu diyebiliriz.So we could call, maybe this is "F" and this is "G." You could call that
Bu yüzden türetilmiş olarak adlandırılırlar.And that's why they are called derivative instruments.
Çünkü bilanço bazen şirketin defteri olarak da adlandırılabilir.Because the balance sheet is often called the company's books.
Bu yüzden, biz bunu silikon "kulübe sanayisi" olarak adlandırıyoruz.So, what we call this is a silicon cottage industry.
Bu hikaye, "sağlıkölçer" olarak adlandırılan küçük aygıtımız hakkında.It's about this little device called a medi-meter.
Burada şirket adlı yasal bir kurum oluşturuluyor.So, he essentially rents out his building, so he gets capital, he rents out the land to the firm.
Hepinizin düşündüğü gibi, bu durum bu yıla kadar, "Cesur" adlı film çıkana dek sürdü.Until, as many of you are thinking, this year, when they finally came out with Brave.
Ve "kıskanacak bir şey yok" adli şarkıyı söyleyerek büyüdüm.And I was very proud.
Tabi bu ısı aynı zamanda erime ısısı olarak da adlandırılır.So it could also be considered the heat of melting.
Ben de onu bilgelik masası olarak adlandırmaya başladım.I began to call it the wisdom table.
Delhi'den yaklaşık 5000 mil uzakta Gateshead adlı küçük bir kasaba.Approximately 5,000 miles from Delhi is the little town of Gateshead.
Kendi Kendine Düzenlenmiş Öğrenme Ortamları olarak adlandırılıyorlar.Self Organized Learning Environments.
"Torch Song Triology" adlı bir filmde oynuyordu.He was in a movie called "Torch Song Trilogy."
Burada ise Hydrate adlı bir magazin var. Su ile ilgili tam 180 sayfa.Here's a magazine called "Hydrate."
Önce koruyucu meleklerin adlarından başlıyor, bu ilki.She gives you the names of your guardian angels, that's first.
AirPix olarak adlandırılan görsel olmayan kullanıcı arayüzü bilgilendirme için iyi bir örnek.A good example for this informational non-visual user interface is called AirPix.
Bu da bir çeşit teknoloji fakat 16. yüzyıl teknolojisi olarak adlandırayım.OK, this is sort of technology, but I can call it a 16th-century technology.
Bronx Ekolojik Yöneticilik Eğitimi diye adlandırdığımız bir proje yürütüyoruz.We run a project called the Bronx [Environmental]
Benim kendimi adlandırmam bu problemi yaşıyorMy identity is having this problem.'
İlk projenin "AlloBrain" olarak adlandırılıyor.This first project is called the AlloBrain.
Boran diye adlandirilan tamamen ayni titresime sahip bir cesit... ...moekul oldugunu kesfettim.I discovered that there was a type of molecule called a Borane which has exactly the same vibration.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.We're trying to confront bias and discrimination in the administration of criminal justice.
Arabama bindim ve adliyeye gittim.And I got in my car and I went to this courthouse.