Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Mes yeux languissent après ton salut, Et après la promesse de ta justice.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Mina ögon trängta efter din frälsning och efter din rättfärdighets tal.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Mine øine vansmekter av lengsel efter din frelse og efter din rettferdighets ord.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Mine Øjne vansmægter efter din Frelse og efter dit Retfærds Ord.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Minun silmäni hiueten halajavat sinun apuasi ja sinun vanhurskaita lupauksiasi.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Mi se topesc ochii după mîntuirea Ta, şi după făgăduinţa Ta cea dreaptă.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Mis ojos desfallecen por tu salvación y por tu justa promesa
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Moje oči hynú túžbou po tvojom spasení a po reči tvojej spravedlivosti.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Oči mé hynou čekáním na spasení tvé, a na výmluvnost spravedlnosti tvé.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Oči moje koprné po zveličanju tvojem in po obljubi pravičnosti tvoje.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Oczy moje ustały, czekając na zbawienie twoje, i na wyrok sprawiedliwości twojej.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Os meus olhos desfalecem � espera da tua salvação e da promessa da tua justiça.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Szemeim epekednek a te szabadításod és a te igazságod beszéde után.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Οι οφθαλμοι μου απεκαμον δια την σωτηριαν σου και δια τον λογον της δικαιοσυνης σου.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Очите ми чезнат за спасението Ти. И за Твоето праведно слово.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.עיני כלו לישועתך ולאמרת צדקך׃
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.كلت عيناي اشتياقا الى خلاصك والى كلمة برك.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.我 因 盼 望 你 的 救 恩 、 和 你 公 義 的 話 、 眼 睛 失 明
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.我 因 盼望 你 的 救恩 、 和 你 公義 的話 、 眼睛 失明
Groan'd aşk için Bu adil ve ölecektir; ve genç sevgi esneme nöbeti varisi olmasıAbertura y afecto a los jóvenes a ser su heredero, que justo para que el amor de groan'd, y moriría,
Groan'd aşk için Bu adil ve ölecektir; ve genç sevgi esneme nöbeti varisi olmasıA mladé lásky Gapes, aby bol jeho dedič, to fér, ktoré lásku k groan'd a zomrie,
Groan'd aşk için Bu adil ve ölecektir; ve genç sevgi esneme nöbeti varisi olmasıA mladé lásky Gapes, aby byl jeho dědic, to fér, které lásku k groan'd a zemře,
Groan'd aşk için Bu adil ve ölecektir; ve genç sevgi esneme nöbeti varisi olmasıDan gapes sayang muda untuk menjadi pewarisnya; Itu adil yang cinta groan'd untuk, dan akan mati,
Groan'd aşk için Bu adil ve ölecektir; ve genç sevgi esneme nöbeti varisi olmasıE gapes afeto jovem para ser seu herdeiro; Isso justo para que o amor groan'd para, e morreria,
Groan'd aşk için Bu adil ve ölecektir; ve genç sevgi esneme nöbeti varisi olmasıEn jonge genegenheid gaapt zijn erfgenaam zijn; Dat beurs voor die liefde groan'd voor, en zou sterven,
Groan'd aşk için Bu adil ve ölecektir; ve genç sevgi esneme nöbeti varisi olmasıÉs a fiatal szeretet gapes kell örököse; A valós amelyek szeretetet groan'd mellette, és meg fog halni,
Groan'd aşk için Bu adil ve ölecektir; ve genç sevgi esneme nöbeti varisi olmasıEt l'affection bée jeune pour être son héritier; C'est juste pour l'amour d'groan'd, et mourrait,
Groan'd aşk için Bu adil ve ölecektir; ve genç sevgi esneme nöbeti varisi olması에 대한 groan'd 사랑하는 공평하고, 죽을, 그리고 어린 애정 하품의 발작은 그의 후계자로
Groan'd aşk için Bu adil ve ölecektir; ve genç sevgi esneme nöbeti varisi olmasıI młodych gapi miłością do jego następcy, że sprawiedliwe, dla których miłość groan'd dla, i umrze,
Groan'd aşk için Bu adil ve ölecektir; ve genç sevgi esneme nöbeti varisi olmasıIn mladi gapes naklonjenosti za svojega dediča, da je poštena, za katere ljubezen groan'd za, in bi umrli,
Groan'd aşk için Bu adil ve ölecektir; ve genç sevgi esneme nöbeti varisi olmasıJa nuorten kiintymystä gapes olla hänen perillinen; Tämä käypä joiden rakkautta groan'd varten, ja kuolisi,
Groan'd aşk için Bu adil ve ölecektir; ve genç sevgi esneme nöbeti varisi olmasıOch unga kärlek gapar vara hans arvinge, att rättvisa för vilken kärleken groan'd för, och skulle dö,
Groan'd aşk için Bu adil ve ölecektir; ve genç sevgi esneme nöbeti varisi olmasıOg unge hengivenhed Gapes at være hans arving, at fair, for hvilke kærlighed groan'd for, og ville dø,
Groan'd aşk için Bu adil ve ölecektir; ve genç sevgi esneme nöbeti varisi olmasıUnd junge Zuneigung klafft sein Erbe sein; Das Messe für die für groan'd Liebe und sterben würde,
Groan'd aşk için Bu adil ve ölecektir; ve genç sevgi esneme nöbeti varisi olmasıVà há hốc miệng tình cảm trẻ là người thừa kế của mình; Đó là công bằng mà tình yêu groan'd, và sẽ chết,
Groan'd aşk için Bu adil ve ölecektir; ve genç sevgi esneme nöbeti varisi olmasıИ молодые зияет любовь, чтобы быть его наследником, что справедливое, для которых любовь к groan'd, и умрет,
Groan'd aşk için Bu adil ve ölecektir; ve genç sevgi esneme nöbeti varisi olmasıוגם נפער חיבה צעיר להיות היורש שלו, זה הוגן עבורו אהבה groan'd עבור, שימותו,
Groan'd aşk için Bu adil ve ölecektir; ve genç sevgi esneme nöbeti varisi olmasıويفغر عاطفة الشباب ليكون خليفته ، وهذا المعرض الذي groan'd عن الحب والموت ، فإن
Groan'd aşk için Bu adil ve ölecektir; ve genç sevgi esneme nöbeti varisi olması入札ジュリエットmatch'dで、現在は公正ではない。 、今ロミオはbelov'dされ、そして再び愛する
Günümüzde var olan sistem onlara adil değil.不当なものです
Günümüzde var olan sistem onlara adil değil.A jelenlegi rendszer nem igazságos velük szemben.
Günümüzde var olan sistem onlara adil değil.Dagens system är inte rättvist mot dem.
Günümüzde var olan sistem onlara adil değil.El sistema actual no es justo con ellos.
Günümüzde var olan sistem onlara adil değil.Hệ thống chúng ta có ngày nay không công bằng cho họ.
Günümüzde var olan sistem onlara adil değil.Il sistema che abbiamo oggigiorno non è equo nei loro confronti.
Günümüzde var olan sistem onlara adil değil.우리가 가진 체계는 선생님들에게 맞지 않습니다.
Günümüzde var olan sistem onlara adil değil.Le système actuel n'est pas juste envers eux.
Günümüzde var olan sistem onlara adil değil.Ons huidige systeem behandelt hen niet eerlijk.
Günümüzde var olan sistem onlara adil değil.O sistema que temos hoje não é justo para eles.
Günümüzde var olan sistem onlara adil değil.Sistemul actual nu e corect faţă de ei.
Günümüzde var olan sistem onlara adil değil.Systém, který tu máme dnes k nim není spravedlivý.
Günümüzde var olan sistem onlara adil değil.Unser heutiges System verhält sich ihnen gegenüber sehr unfair.
Günümüzde var olan sistem onlara adil değil.Το σύστημα που εφαρμόζουμε σήμερα δεν είναι δίκαιο γι'αυτούς.
Günümüzde var olan sistem onlara adil değil.Сегодняшняя система не справедлива к ним.
Günümüzde var olan sistem onlara adil değil.Системата, която имаме днес, не е честна към тях.
Günümüzde var olan sistem onlara adil değil.Теперішня система не справедлива до них.
Günümüzde var olan sistem onlara adil değil.המערכת כפי שהיא כיום אינה הוגנת כלפיהם.
Günümüzde var olan sistem onlara adil değil.نظامنا الحالي لا ينصفهم.
Hatta, hadi oranlarý inceleyelim. Adiler ve pislikler.Abrutis et connards
Hayır, üç dakikayı başlatamazsınız üç dakikayı yeniden başlatın, bu hiç de adil değil.3분 다시 설정해주세요, 이건 반칙입니다.