Bu benim olacak, eğer sen saygı, adil bir şekilde varlığını gösterin ve bu frowns ertelemeye hangiTo je moja volja, ki je, če si v zvezi, Pokaži pošteno prisotnost in dal off ti frowns,
Bu benim olacak, eğer sen saygı, adil bir şekilde varlığını gösterin ve bu frowns ertelemeye hangiTo jest moja wola, które, jeśli ty względem Pokaż sprawiedliwego obecność i zniechęcić tych marszczy brwi,
Bu benim olacak, eğer sen saygı, adil bir şekilde varlığını gösterin ve bu frowns ertelemeye hangiΕίναι θέλησή μου? Η οποία, αν εσύ σεβασμό, Εμφάνιση δίκαιη παρουσία και αναβάλλουν αυτά τα συνοφρυώματα,
Bu benim olacak, eğer sen saygı, adil bir şekilde varlığını gösterin ve bu frowns ertelemeye hangiТова е моята воля, на които ако си уважение Покажи справедливо присъствие и да сложи тези мръщи,
Bu benim olacak, eğer sen saygı, adil bir şekilde varlığını gösterin ve bu frowns ertelemeye hangiЭто моя воля, которая, если ты уважение, показать наличие справедливых и отложить эти хмурится,
Bu benim olacak, eğer sen saygı, adil bir şekilde varlığını gösterin ve bu frowns ertelemeye hangiזה יהיה שלי, אשר אם אתה כבוד, הצג נוכחות הוגן לדחות אלה מקמט את מצחו,
Bu benim olacak, eğer sen saygı, adil bir şekilde varlığını gösterin ve bu frowns ertelemeye hangiفمن إرادتي ، والتي اذا انت الاحترام ، أظهر وجود عادل وتأجيل هذه يستهجن ،
Bu benim olacak, eğer sen saygı, adil bir şekilde varlığını gösterin ve bu frowns ertelemeye hangi祝宴のための悪いbeseemingセンブランス。
Bu da çok adil gibi gözükmüyor.Asta nu pare prea corect.
Bu da çok adil gibi gözükmüyor.A to není tak úplně fér.
Bu da çok adil gibi gözükmüyor.A to nie je úplne fér.
Bu da çok adil gibi gözükmüyor.Có vẻ như điều này không hoàn toàn công bằng.
Bu da çok adil gibi gözükmüyor.Dan hal itu sangat tidak adil.
Bu da çok adil gibi gözükmüyor.E isso não parece muito justo.
Bu da çok adil gibi gözükmüyor.En dat lijkt niet helemaal eerlijk.
Bu da çok adil gibi gözükmüyor.E questo non sembra del tutto giusto.
Bu da çok adil gibi gözükmüyor.És ez nem tűnik elfogadhatónak.
Bu da çok adil gibi gözükmüyor.Eso no parece del todo justo.
Bu da çok adil gibi gözükmüyor.Et cela ne semble pas totalement juste.
Bu da çok adil gibi gözükmüyor.말도 안되는 얘기죠.
Bu da çok adil gibi gözükmüyor.Nie brzmi to sprawiedliwie.
Bu da çok adil gibi gözükmüyor.Und das scheint nicht ganz fair.
Bu da çok adil gibi gözükmüyor.Και αυτό δεν φαίνεται και τόσο δίκαιο.
Bu da çok adil gibi gözükmüyor.И това не изглежда напълно справедливо.
Bu da çok adil gibi gözükmüyor.И это кажется не справедливым.
Bu da çok adil gibi gözükmüyor.וזה לא לגמרי הוגן.
Bu da çok adil gibi gözükmüyor.وهو ما لايعد أمراً جيداً أبداً
Bu da çok adil gibi gözükmüyor.どうやったら教育の質を、高めることができるのでしょうか。
Bu dört değerden ikincisi ise etikliğe ve adilliğe olan yönelim.A doua din cele 4 valori este miscarea catre etica si fairplay.
Bu dört değerden ikincisi ise etikliğe ve adilliğe olan yönelim.Der zweite der vier Werte ist eine Entwicklung hin zu Ethik und Fair Play.
Bu dört değerden ikincisi ise etikliğe ve adilliğe olan yönelim.De tweede van de vier waarden is de beweging naar ethiek en eerlijk spel.
Bu dört değerden ikincisi ise etikliğe ve adilliğe olan yönelim.Drugą z czterech wartości jest ruch w kierunku etyki i fair play.
Bu dört değerden ikincisi ise etikliğe ve adilliğe olan yönelim.El segundo de los cuatro valores es el movimiento hacia la ética y el juego limpio.
Bu dört değerden ikincisi ise etikliğe ve adilliğe olan yönelim.Il secondo dei quattro valori è lquesto movimento verso l'etica e la correttezza.
Bu dört değerden ikincisi ise etikliğe ve adilliğe olan yönelim.네 가지 가치중 두번째는 윤리와 공정한 경쟁을 향한 움직임입니다.
Bu dört değerden ikincisi ise etikliğe ve adilliğe olan yönelim.La deuxième des quatre valeurs c'est ce mouvement vers l'éthique et l'équitable.
Bu dört değerden ikincisi ise etikliğe ve adilliğe olan yönelim.Η δεύτερη από τις τέσσερις αξίες είναι η μετακίνηση προς την ηθική και την τίμια συμπεριφορά.
Bu dört değerden ikincisi ise etikliğe ve adilliğe olan yönelim.Втората от четирите ценности е движението към етика и честна игра.
Bu dört değerden ikincisi ise etikliğe ve adilliğe olan yönelim.Вторая из четырех ценностей - это стремление к этичности и честной игре.
Bu dört değerden ikincisi ise etikliğe ve adilliğe olan yönelim.השני מבין ארבעת הערכים הוא השינוי לכיוון מוסריות ומשחק הוגן.
Bu dört değerden ikincisi ise etikliğe ve adilliğe olan yönelim.أما القيمه الثانيه من القيم الاربعه فهي العمل باتجاه الأخلاق والاداء المقبول
Bu dört değerden ikincisi ise etikliğe ve adilliğe olan yönelim.倫理感とフェアプレーは 共感と 尊重が 鍵です
Bu durum, sorumlu silah satıcıları veya alıcıları için adil değil.Eso no es justo para los compradores y vendedores de armas que son responsables.
Bu gibi durumlarda çoğu kişi, kafana bir mermi sıkmanın daha adil olduğunu söylerdi.Bajo estas circunstancias, una bala en la cabeza puede parecer justo.
Bu gibi durumlarda çoğu kişi, kafana bir mermi sıkmanın daha adil olduğunu söylerdi.Dalam situasi ini, 1 peluru di kepalamu mungkin tampak adil.
Bu gibi durumlarda çoğu kişi, kafana bir mermi sıkmanın daha adil olduğunu söylerdi.Ilyen körülmények között, egy golyó a fejedbe tűnhet rendes bánásmódnak.
Bu gibi durumlarda çoğu kişi, kafana bir mermi sıkmanın daha adil olduğunu söylerdi.In deze situatie, zouden veel anderen een kogel in jullie hoofd eerlijk vinden.
Bu gibi durumlarda çoğu kişi, kafana bir mermi sıkmanın daha adil olduğunu söylerdi.Som läget är skulle en del säga att en kula i huvet vore rättvist.
Bu gibi durumlarda çoğu kişi, kafana bir mermi sıkmanın daha adil olduğunu söylerdi.Under disse omstændigheder er en kugle for panden måske retfærdigt.
Bu gibi durumlarda çoğu kişi, kafana bir mermi sıkmanın daha adil olduğunu söylerdi.Υπό αυτές τις συνθήκες, μια σφαίρα στο κεφάλι σας θα ήταν πιο δίκαιο.
Bu gibi durumlarda çoğu kişi, kafana bir mermi sıkmanın daha adil olduğunu söylerdi.При тези обстоятелства, един куршум в главата може да изглежда просто.
Bu gibi durumlarda çoğu kişi, kafana bir mermi sıkmanın daha adil olduğunu söylerdi.Според обстоятелствата много биха се съгласили че да ти пусна куршум в главата е подобаващо.
Bu gibi durumlarda çoğu kişi, kafana bir mermi sıkmanın daha adil olduğunu söylerdi.בנסיבות אלה, לדפוק כדור .בראש שלך יהיה הוגן
Bu gibi durumlarda çoğu kişi, kafana bir mermi sıkmanın daha adil olduğunu söylerdi.تحت هكذا ظروف ، الكثير سيقولون أن وضع رصاصة في رأسك عادلا
Bugün daha farklı, daha adil bir dünyanın hayalini kurup plan yapmaya başlamamızı talep ediyorum.Heute fordere ich Sie auf anzufangen, von einer anderen, gerechteren Welt zu träumen und sie vorzubereiten.
Bugün daha farklı, daha adil bir dünyanın hayalini kurup plan yapmaya başlamamızı talep ediyorum.그리고 오늘 여러분들에게 우리가 꿈꾸어 이뤄 낼 세계에 대해 묻고 싶습니다. 지금과 다르고, 더 공평하며
Bugün daha farklı, daha adil bir dünyanın hayalini kurup plan yapmaya başlamamızı talep ediyorum.Y hoy me gustaría pedir que empecemos a soñar un plan un mundo diferente, un mundo más justo;
Bugün daha farklı, daha adil bir dünyanın hayalini kurup plan yapmaya başlamamızı talep ediyorum.وعليه، فإني أطلب منكم اليوم بأن نحلم ونخطط لعالم مختلف، عالم أكثر إنصافاً،
Bugün daha farklı, daha adil bir dünyanın hayalini kurup plan yapmaya başlamamızı talep ediyorum.夢見る事を始めましょう そして計画しましょう 違う世界を より公平な世界を 自分に正直で より幸せな男性と より幸せな女性のいる世界を
Bugün size verdiğim bu yasa gibi adil kuralları, ilkeleri olan başka bir büyük ulus var mı?E qual grande nazione ha leggi e norme giuste come è tutta questa legislazione che io oggi vi espongo