Bir o seçim kapsamında, rızası ve adil göre ses Lies.그녀가 그녀의 선택 범위, 동의 제 동의 공정에 따라 목소리가 거짓말.
Bir o seçim kapsamında, rızası ve adil göre ses Lies.Một cô đồng ý, trong phạm vi của sự lựa chọn Lies sự đồng ý của tôi và giọng nói theo công bằng.
Bir o seçim kapsamında, rızası ve adil göre ses Lies.O ea de acord, în sfera ei de alegere Lies consimtamantul meu şi voce echitabil în funcţie.
Bir o seçim kapsamında, rızası ve adil göre ses Lies.Ona se strinjajo, v njenem okviru izbire Lies Moja je rdeča in poštenega glede glas.
Bir o seçim kapsamında, rızası ve adil göre ses Lies.Sebuah ia setuju, dalam ruang lingkup nya pilihan Kebohongan persetujuan saya dan suara sesuai adil.
Bir o seçim kapsamında, rızası ve adil göre ses Lies.Souhlasíte, že v rámci své působnosti výběru leží můj souhlas a spravedlivý podle hlasu.
Bir o seçim kapsamında, rızası ve adil göre ses Lies.Súhlasíte, že v rámci svojej pôsobnosti výberu leží môj súhlas a spravodlivý podľa hlasu.
Bir o seçim kapsamında, rızası ve adil göre ses Lies.Um ela concordar, dentro de seu âmbito de escolha está o meu consentimento e de voz de acordo justo.
Bir o seçim kapsamında, rızası ve adil göre ses Lies.Un accord, elle, dans son champ de choix se situe mon consentement et équitable selon la voix.
Bir o seçim kapsamında, rızası ve adil göre ses Lies.Un accordo che, nel suo ambito di scelta bugie il mio consenso e corretta voce secondo.
Bir o seçim kapsamında, rızası ve adil göre ses Lies.Un acuerdo que, dentro de su ámbito de elección se encuentra mi consentimiento y la voz justa de acuerdo.
Bir o seçim kapsamında, rızası ve adil göre ses Lies.Zgodzi, w jej zakres wyboru Lies mojej zgody i uczciwe głosu, zgodnie.
Bir o seçim kapsamında, rızası ve adil göre ses Lies.Μια που συμφωνούν, εντός του πεδίου της επιλογής Lies τη συγκατάθεσή μου και δίκαιη φωνή ανάλογα.
Bir o seçim kapsamında, rızası ve adil göre ses Lies.Един тя се съгласяват, в рамките на обхвата си на избор Lies мое съгласие и справедлив според глас.
Bir o seçim kapsamında, rızası ve adil göre ses Lies.Она согласится, в ее рамки выбора Lies мое согласие и справедливое по голосу.
Bir o seçim kapsamında, rızası ve adil göre ses Lies.היא מסכימה, במסגרת אותה הבחירה שקרים הסכמתי וקול בהתאם הוגן.
Bir o seçim kapsamında, rızası ve adil göre ses Lies.وقالت انها توافق ، ضمن نطاق لها من خيار الأكاذيب موافقتي ونزيهة وفقا صوت.
Bir o seçim kapsamında, rızası ve adil göre ses Lies.私は古いaccustom'd饗宴を保持この夜は、何のために私は、多くのゲストを招いている
Bir yandan da hayat adil değil diye düşünüyorum, evladım de bak, büyüt, gelsin müşterilerini elinden alsın.Pero entonces pienso que , no es un buen negocio Mi hijo se hizo con mi negocio.
Bir yandan da hayat adil değil diye düşünüyorum, evladım de bak, büyüt, gelsin müşterilerini elinden alsın.Vzal mi celé mé podnikání. Vlastně chci, abyste si tady něčeho všimli, co se okamžitě stalo.
Bir yandan da hayat adil değil diye düşünüyorum, evladım de bak, büyüt, gelsin müşterilerini elinden alsın.Але тоді я кажу, гаразд, ви знаєте, це не хороший стан справ. Він привласнив весь мій бізнес.
Bir yandan da hayat adil değil diye düşünüyorum, evladım de bak, büyüt, gelsin müşterilerini elinden alsın.彼が、私の商売を横取りしたのです。 ここで、急に何が起こったのか、気をつけて欲しいのですが、
Biz, adilce oynayan herkesle yarışabiliriz. Çin senelerdir hile yapıyor. İlki, kurunun değerini düşük tutarak.Yo me cercioraré --
Biz, adilce oynayan herkesle yarışabiliriz.Wir können mit niemandem in der Welt konkurrieren. solange das Spielfeld ist.
Biz, adil gıda ticareti ve adil giyim ticareti talep ediyoruz.Cerem un comerţ cu alimente echitabil şi un comerţ cu haine echitabil.
Biz, adil gıda ticareti ve adil giyim ticareti talep ediyoruz.Chiediamo alimenti da commercio equo e abiti da commercio equo.
Biz, adil gıda ticareti ve adil giyim ticareti talep ediyoruz.Chúng ta yêu cầu công bằng thương mại với thực phẩm và quần áo.
Biz, adil gıda ticareti ve adil giyim ticareti talep ediyoruz.Domagamy się żywności i odzieży ze sprawiedliwego handlu.
Biz, adil gıda ticareti ve adil giyim ticareti talep ediyoruz.Exigimos un comercio justo de alimentos y de ropa.
Biz, adil gıda ticareti ve adil giyim ticareti talep ediyoruz.우리는 식료품과 의류의 시장에서 공정무역이 이루어기를 바라고 있습니다.
Biz, adil gıda ticareti ve adil giyim ticareti talep ediyoruz.Nous exigeons de la nourriture équitable et des vêtements équitables.
Biz, adil gıda ticareti ve adil giyim ticareti talep ediyoruz.Tisztességes élelmiszer-kereskedelmet követelünk, és tisztességes ruhakereskedelmet.
Biz, adil gıda ticareti ve adil giyim ticareti talep ediyoruz.Vyžadujeme spravodlivý obchod s jedlom a spravodlivý obchod s oblečením.
Biz, adil gıda ticareti ve adil giyim ticareti talep ediyoruz.Wij eisen fair trade voedsel en fair trade kleding.
Biz, adil gıda ticareti ve adil giyim ticareti talep ediyoruz.Wir fordern Fair-Trade-Nahrung und Fair-Trade-Kleidung.
Biz, adil gıda ticareti ve adil giyim ticareti talep ediyoruz.Απαιτούμε τροφή μέσω δίκαιου εμπορίου και ρούχα μέσω δίκαιου εμπορίου.
Biz, adil gıda ticareti ve adil giyim ticareti talep ediyoruz.Искаме да получаваме храна и дрехи резултат на честна търговия.
Biz, adil gıda ticareti ve adil giyim ticareti talep ediyoruz.Ми вимагаємо чесної торгівлі продуктами харчування і чесної торгівлі одягом.
Biz, adil gıda ticareti ve adil giyim ticareti talep ediyoruz.Мы требовали честной торговли едой и одеждой.
Biz, adil gıda ticareti ve adil giyim ticareti talep ediyoruz.אנו דורשים מסחר הוגן במזון ומסחר הוגן בבגדים.
Biz, adil gıda ticareti ve adil giyim ticareti talep ediyoruz.نحن نُطالب بتجارة غذاء عادلة وتجارة ملابس عادلة.
Biz, adil gıda ticareti ve adil giyim ticareti talep ediyoruz.フェアトレードが求められています 携帯電話にもフェアトレード を求める時なんです
Bizi daha adil ve doğru bir ülke de yapardı.Ale také daleko spravedlivější.
Bizi daha adil ve doğru bir ülke de yapardı.Ci renderebbe anche più corretti e giusti.
Bizi daha adil ve doğru bir ülke de yapardı.Hanem egyben igazságosabbá és egyenlőbbé is.
Bizi daha adil ve doğru bir ülke de yapardı.이로 인해 미국은 성공적이면서 더 공정하고 정의로운 나라가 될 것입니다.
Bizi daha adil ve doğru bir ülke de yapardı.Ne-ar ajuta de asemenea să fim mai corecţi.
Bizi daha adil ve doğru bir ülke de yapardı.Nó cũng sẽ làm chúng ta công bằng và thống nhất hơn.
Bizi daha adil ve doğru bir ülke de yapardı.Também nos tornaria mais justos e honestos, também.
Bizi daha adil ve doğru bir ülke de yapardı.Θα μας έκανε ταυτόχρονα και μια πιο δίκαιη.
Bizi daha adil ve doğru bir ülke de yapardı.Това също ще ни направи по-честна и справедлива страна.
Bizi daha adil ve doğru bir ülke de yapardı.Это сделает нас также более справедливыми и честными.
Bizi daha adil ve doğru bir ülke de yapardı.זה גם יעשה אותה יותר הוגנת וצודקת.
Bizi daha adil ve doğru bir ülke de yapardı.بل سيجعلنا أيضا الأكثر إنصافا وعدلا.
Bizi daha adil ve doğru bir ülke de yapardı.すべての先生に 彼らが望み 受けるにふさわしい
Böylece adil olma uğraşı son bulur.Akkor az igazságosság érve eltűnne.
Böylece adil olma uğraşı son bulur.Atunci problema corectitudinii dispare.
Böylece adil olma uğraşı son bulur.Dan is billijkheid geen bezwaar meer.
Böylece adil olma uğraşı son bulur.Dann entfällt die Auseinandersetzung über Fairness.
Böylece adil olma uğraşı son bulur.Dan semua masalah keadilan akan hilang.