Ana içeriğe geç
Sözlük

adil ile cümle

adil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
BENVOLIO Capulet'in Kullanıcı Sups bu aynı eski ziyafette Sen bu yüzden lov'st adil Rosaline;Benvolio Ve stejné staré svátku SUPŠ Capulet je reálná Rosaline kteréž tak lov'st;
BENVOLIO Capulet'in Kullanıcı Sups bu aynı eski ziyafette Sen bu yüzden lov'st adil Rosaline;Benvolio Vid samma urgamla högtid Capulet är Sups mässan Rosaline som du så lov'st;
BENVOLIO Capulet'in Kullanıcı Sups bu aynı eski ziyafette Sen bu yüzden lov'st adil Rosaline;Benvolio V rovnakej starej sviatku SUPŠ Capulet je reálna Rosalina kteréž tak lov'st;
BENVOLIO Capulet'in Kullanıcı Sups bu aynı eski ziyafette Sen bu yüzden lov'st adil Rosaline;BENVOLIO W tym samym święto starożytnych Sups Capulet w targach Rosaline, którego ty tak lov'st;
BENVOLIO Capulet'in Kullanıcı Sups bu aynı eski ziyafette Sen bu yüzden lov'st adil Rosaline;Benvolio Zur gleichen alten Fest der Capulets Sups der Messe Rosaline, den du so liebst;
BENVOLIO Capulet'in Kullanıcı Sups bu aynı eski ziyafette Sen bu yüzden lov'st adil Rosaline;BENVOLIO Σε αυτό το ίδιο αρχαία γιορτή των Sups Capulet είναι η δίκαιη Rosaline οποίους εσύ έτσι lov'st?
BENVOLIO Capulet'in Kullanıcı Sups bu aynı eski ziyafette Sen bu yüzden lov'st adil Rosaline;BENVOLIO В същия този древен празник на Sups Capulet справедливата Rosaline, които ти така lov'st;
BENVOLIO Capulet'in Kullanıcı Sups bu aynı eski ziyafette Sen bu yüzden lov'st adil Rosaline;BENVOLIO בחג הזה העתיק אותו Sups של Capulet רוזלין הוגן למי אתה כל כך lov'st;
BENVOLIO Capulet'in Kullanıcı Sups bu aynı eski ziyafette Sen bu yüzden lov'st adil Rosaline;[Sair]. Benvolio Nessa mesma festa antiga de Sups Capuleto a Rosaline justo a quem tu tão lov'st;
BENVOLIO Capulet'in Kullanıcı Sups bu aynı eski ziyafette Sen bu yüzden lov'st adil Rosaline;Бенволио В это же древний праздник Sups Капулетти справедливой Розалины которого ты так lov'st;
BENVOLIO Capulet'in Kullanıcı Sups bu aynı eski ziyafette Sen bu yüzden lov'st adil Rosaline;وفي هذا العيد BENVOLIO القديمة نفسها من Sups Capulet هو روزالين عادلة منهم انت lov'st ذلك ؛
BENVOLIO Capulet'in Kullanıcı Sups bu aynı eski ziyafette Sen bu yüzden lov'st adil Rosaline;ヴェローナのすべての称賛美しさを持つ。あちらの方へ行く。unattainted目で、そして、
BENVOLIO Tut, onun adil tarafından olmanın başka hiçbiri gördüm Kendisi her iki gözünde kendini pois'd:BENVOLIO의 혀를, 당신이 그녀 공정에 의해중인 다른 없음을보고 자신도 눈에 자신과 pois'd :
BENVOLIO Tut, onun adil tarafından olmanın başka hiçbiri gördüm Kendisi her iki gözünde kendini pois'd:Benvolio Tut, aţi văzut-o corect, altul fiind de, rol pois'd cu ea însăşi, fie în ochi:
BENVOLIO Tut, onun adil tarafından olmanın başka hiçbiri gördüm Kendisi her iki gözünde kendini pois'd:BENVOLIO Tut, du har set hende fair, ingen anden at blive ved, Herself pois'd med sig selv enten i øjet:
BENVOLIO Tut, onun adil tarafından olmanın başka hiçbiri gördüm Kendisi her iki gözünde kendini pois'd:Benvolio Tut, ha látta szép, senki más, hogy az, önmaga pois'd magával mindkét szem:
BENVOLIO Tut, onun adil tarafından olmanın başka hiçbiri gördüm Kendisi her iki gözünde kendini pois'd:Benvolio Tut man sie fair, keiner sonst durch sah, pois'd sie selbst mit sich in beiden Augen:
BENVOLIO Tut, onun adil tarafından olmanın başka hiçbiri gördüm Kendisi her iki gözünde kendini pois'd:BENVOLIO Tut, näit hänen käyvän, mikään muu ole vuoteen, itse pois'd kanssa itsensä jommankumman silmän:
BENVOLIO Tut, onun adil tarafından olmanın başka hiçbiri gördüm Kendisi her iki gözünde kendini pois'd:Benvolio Tut, såg du henne rättvist, ingen annan är med, pois'd sig med sig själv på något öga:
BENVOLIO Tut, onun adil tarafından olmanın başka hiçbiri gördüm Kendisi her iki gözünde kendini pois'd:BENVOLIO Tut, ste videli njen pošten, nihče drug pa ga, tudi sama s seboj v pois'd ene od očesnih:
BENVOLIO Tut, onun adil tarafından olmanın başka hiçbiri gördüm Kendisi her iki gözünde kendini pois'd:Benvolio Tut, viděl jsi ji spravedlivý, nikdo jiný se tím, sám pois'd sama se sebou v obou očí:
BENVOLIO Tut, onun adil tarafından olmanın başka hiçbiri gördüm Kendisi her iki gözünde kendini pois'd:Benvolio Tut, videl si ju spravodlivý, nikto iný sa tým, sám pois'd sama so sebou v oboch očí:
BENVOLIO Tut, onun adil tarafından olmanın başka hiçbiri gördüm Kendisi her iki gözünde kendini pois'd:BENVOLIO Tut, είδατε δίκαιο της, κανένας άλλος να είναι από, pois'd ίδιος με τον εαυτό της και στα δύο μάτια:
BENVOLIO Tut, onun adil tarafından olmanın başka hiçbiri gördüm Kendisi her iki gözünde kendini pois'd:BENVOLIO Тутанкамон, като я видя справедливи, няма друга, е от себе си pois'd, със себе си или в окото:
BENVOLIO Tut, onun adil tarafından olmanın başka hiçbiri gördüm Kendisi her iki gözünde kendini pois'd:pois'd نفسها BENVOLIO توت ، رأيت العادلة لها ، لا شيء آخر يجري من قبل ، مع نفسها سواء في العين :
BENVOLIO Tut, onun adil tarafından olmanın başka hiçbiri gördüm Kendisi her iki gözünde kendini pois'd:Tut Benvolio, que la vio justo, no hay otro ser por el, ella misma pois'd con ella en uno de los ojos:
BENVOLIO Tut, onun adil tarafından olmanın başka hiçbiri gördüm Kendisi her iki gözünde kendini pois'd:Tut Benvolio, você viu justo, mais ninguém por ser, própria pois'd consigo mesma em ambos os olhos:
BENVOLIO Tut, onun adil tarafından olmanın başka hiçbiri gördüm Kendisi her iki gözünde kendini pois'd:Tut BENVOLIO, widziałeś jej uczciwe, nikt inny nie jest przez sama pois'd ze sobą w jednym oku:
BENVOLIO Tut, onun adil tarafından olmanın başka hiçbiri gördüm Kendisi her iki gözünde kendini pois'd:Тут Бенволио, вы увидели ее справедливой, ни прочих мимо, сама pois'd с собой в каждом глазу:
BENVOLIO Tut, onun adil tarafından olmanın başka hiçbiri gördüm Kendisi her iki gözünde kendini pois'd:תות BENVOLIO, ראיתם ההוגן שלה, אף אחד אחר להיות על עצמה pois'd עם עצמה עין אחת:
BENVOLIO Tut, onun adil tarafından olmanın başka hiçbiri gördüm Kendisi her iki gözünde kendini pois'd:しかし、その結晶のスケールでいくつかの他のメイドと照らし合わせて女性の愛をweigh'dレットゼアビー
Bi' dakka. Bu adil değil!És, várj, ez nem fair!
Bi' dakka. Bu adil değil!Et, attends, c'est pas juste !
Bi' dakka. Bu adil değil!Poczekaj, to niesprawiedliwe!
Bi' dakka. Bu adil değil!Vent, det ikke fair!
Bi' dakka. Bu adil değil!Warte, das ist nicht FAIR!
Bi' dakka. Bu adil değil!Περίμενε αυτό δεν είναι δίκαιο!
Bi' dakka. Bu adil değil!Чакай, това не е честно!
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Anda tahu, kritik adalah wajar, hal itu tidak mudah.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.De kritiek is terecht, het is niet eenvoudig.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Diese Kritik ist berechtigt. Es ist nicht leicht.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.아시다시피, 그 비판은 타당합니다. 원조는 쉽지 않습니다.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Sapete, la critica è giusta; non è facile.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Ştiţi, critica e corectă; nu e uşor.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Ta krytyka jest całkiem na miejscu: to nie jest proste.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Tudják, a kritika jogos; a dolog nem könnyű.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Veste, kritike so poštene, ni enostavno.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Víte, ta kritika není fér; ono to není jednoduché.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Vous savez, la critique est juste; ce n'est pas facile.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Ya saben, la crítica es bastante; no es fácil.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Ξέρετε η κριτική είναι δίκαιο πράγμα, δεν είναι εύκολο.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Видите ли, критика справедлива — это непросто.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Знаете ли, критиката е честна, не е лесно.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.אתם יודעים, הביקורת לגיטימית; זה לא קל.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.تعلمون، النقد كان عادلا; لأن الأمر ليس سهلا.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.簡単ではないのですから 井戸を掘るプロジェクトの半分は
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.(118:75) Знаю, Господи, что суды Твои праведны и по справедливости Ты наказал меня.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Aku tahu bahwa keputusan-Mu adil ya TUHAN, Engkau telah menghukum aku karena kesetiaan-Mu
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Bem sei eu, ó Senhor, que os teus juízos são retos, e que em tua fidelidade me afligiste.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Conozco, oh Jehovah, que tus juicios son justos, y que conforme a tu fidelidad me has afligido
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod