"Bak Juanito, benim paraya ihtiyacım yok.İstediğim şey ülkem için adilane ve kurallara uygun davranılması.Vse kar hočem je, da se z mojo državo ravna pošteno.
"Bak Juanito, benim paraya ihtiyacım yok.İstediğim şey ülkem için adilane ve kurallara uygun davranılması.Was ich wirklich brauche ist, dass mein Land fair behandelt wird.
"Bak Juanito, benim paraya ihtiyacım yok.İstediğim şey ülkem için adilane ve kurallara uygun davranılması.Αυτό που θέλω είναι να φερθούν σωστά στη χώρα μου.
"Bak Juanito, benim paraya ihtiyacım yok.İstediğim şey ülkem için adilane ve kurallara uygun davranılması.Това от което се нуждая е страната ми да бъде третирана справедливо.
"Bak Juanito, benim paraya ihtiyacım yok.İstediğim şey ülkem için adilane ve kurallara uygun davranılması.Что мне действительно нужно, так это чтобы с моей страной справедливо обращались.
Bana karşı yumuşak olmalısınız. Adil olan bu.Olen vanha mies, insinööri Alman, minua pitää armahtaa.
Bana karşı yumuşak olmalısınız. Adil olan bu.Usted debe ser indulgente conmigo.
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,av dem kan en motta tukt til klokskap og lære rettferdighet og rett og rettvishet;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,da se sprejme pouk v modrem vedenju, v pravičnosti, pravi sodbi in poštenosti,
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,Ðể nhận lãnh điều dạy dỗ theo sự khôn ngoan, Sự công bình, lý đoán, và sự chánh trực;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,Ðể nhận lãnh điều dạy_dỗ theo sự khôn_ngoan , Sự công_bình , lý đoán , và sự chánh trực ;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,Dla pojęcia ćwiczenia w rozumie, w sprawiedliwości, w sądzie i w prawości;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,dosiahnuť kázne rozumu, spravedlivosti, súdu a priamosti,
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,K dosažení vycvičení v opatrnosti, spravedlnosti, soudu a toho, což pravého jest,
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,Klugheit, Gerechtigkeit, Recht und Schlecht;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,"지혜롭게, 의롭게, 공평하게, 정직하게, 행할일에 대하여 훈계를 받게 하며"
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,Okos fenyítéknek, igazságnak és ítéletnek és becsületességnek megnyerésére;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,para adquirir disciplina y enseñanza, justicia, derecho y equidad
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,para se instruir em sábio procedimento, em retidão, justiça e eqüidade;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,pentru căpătarea învăţăturilor de bun simţ, de dreptate, de judecată şi de nepărtinire;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,per acquistare un'istruzione illuminata, equità, giustizia e rettitudine
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,Petuah-petuah ini mengajar bagaimana orang dapat hidup dengan bijaksana, jujur, adil dan benar
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,Pour recevoir des leçons de bon sens, De justice, d`équité et de droiture;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,tage mod Tugt, som gør klog, mod Retfærdighed, Ret og Retsind;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,taitoa tuovan kurin, vanhurskauden, oikeuden ja vilpittömyyden saamiseksi,
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,Want hij wilde dat zij verstandig zouden zijn en eerlijk en oprecht in hun hele handel en wandel.
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,δια να λαβη διδασκαλιαν συνεσεως, δικαιοσυνης και κρισεως και ευθυτητος,
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,За да приеме поука за мъдро постъпване, В правда, съдба и справедливост,
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,усвоить правила благоразумия, правосудия, суда и правоты;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,לקחת מוסר השכל צדק ומשפט ומישרים׃
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,لقبول تأديب المعرفة والعدل والحق والاستقامة.
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,使 人 處 事 . 領 受 智 慧 、 仁 義 、 公 平 、 正 直 的 訓 誨
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,使 人 處事 . 領受 智慧 、 仁義 、 公平 、 正直 的 訓誨
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Ali ti si pravičen v vsem, kar je prišlo nad nas: zakaj ti si ravnal po resnici, mi pa smo delali krivično.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Du er rettferdig i alt det som er kommet over oss; for du har vist trofasthet, men vi har vært ugudelige.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.I alt, hvad der er kommet over os, står du retfærdig, thi du har vist dig trofast, men vi var ugudelige.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.그러나 우리의 당한 모든 일에 주는 공의로우시니 우리는 악을 행하였사오나 주는 진실히 행하셨음이니이다
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Tindakan-Mu adil, Kauhukum kami yang berdosa; Kau tetap setia walaupun kami penuh cela
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Tu ai fost drept în tot ce ni s'a întîmplat, căci Te-ai arătat credincios, iar noi am făcut rău.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Tu as été juste dans tout ce qui nous est arrivé, car tu t`es montré fidèle, et nous avons fait le mal.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Tu, porém, és justo em tudo quanto tem vindo sobre nós; pois tu fielmente procedeste, mas nós perversamente.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Δικαιος βεβαιως εισαι εις παντα τα επελθοντα εφ' ημας διοτι συ μεν αληθειαν εκαμες, ημεις δε ησεβησαμεν.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Во всем постигшем нас Ты праведен, потому что Ты делал по правде, а мы виновны.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.ואתה צדיק על כל הבא עלינו כי אמת עשית ואנחנו הרשענו׃
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.وانت بار في كل ما اتى علينا لانك عملت بالحق ونحن اذنبنا.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.在 一 切 臨 到 我 們 的 事 上 、 你 卻 是 公 義 的 . 因 你 所 行 的 是 誠 實 、 我 們 所 作 的 是 邪 惡
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.在 一切 臨到 我們 的 事上 、 你卻是 公義 的 . 因 你 所 行 的 是 誠實 、 我 們 所 作 的 是 邪惡
Bazen tha baş 'in th adil yumuşak görünüyor. "Às vezes tha 'olha macio justo no th' cabeça ".
Bazen tha baş 'in th adil yumuşak görünüyor. "A veces tha 'parece suave justo en th' la cabeza. "
Bazen tha baş 'in th adil yumuşak görünüyor. "A volte tha 'morbida sembra giusto in th' testa ".
Bazen tha baş 'in th adil yumuşak görünüyor. "Czasami tha "wygląda targów miękkie w th" głową ".
Bazen tha baş 'in th adil yumuşak görünüyor. "Đôi khi tha trông mềm mại công bằng 'đầu thứ. "
Bazen tha baş 'in th adil yumuşak görünüyor. "Ibland tha "ser mässan mjuka i th huvud."
Bazen tha baş 'in th adil yumuşak görünüyor. "Joskus tha 'näyttää käyvän pehmeä th pään. "
Bazen tha baş 'in th adil yumuşak görünüyor. "Kadang-kadang tha 'terlihat lembut adil di th' kepala. "
Bazen tha baş 'in th adil yumuşak görünüyor. "Manchmal tha 'sieht fairen weichen in th' Kopf. "
Bazen tha baş 'in th adil yumuşak görünüyor. "Néha tha "úgy néz ki, szép lágy th" feje ".
Bazen tha baş 'in th adil yumuşak görünüyor. "Někdy tha "vypadá veletrhu v měkkých th 'hlavy."
Bazen tha baş 'in th adil yumuşak görünüyor. "Niekedy tha "vyzerá veľtrhu v mäkkých th 'hlavy."
Bazen tha baş 'in th adil yumuşak görünüyor. "Nogle gange tha 'ser rimelig bløde i th' hoved. "