Ama bu çok adil gözükmüyor değil mi?Так нечестно, скажете вы.
Ama bu çok adil gözükmüyor değil mi?אבל זה קצת לא הוגן, נכון?
Ama bu çok adil gözükmüyor değil mi?ولكن، يبدو هذا غيرعادل قليلاً، أليس كذلك؟
Ama bu çok adil gözükmüyor değil mi?友人を瓶に入れ 絶滅危惧種のような
Ama bu hiç de adil değildi.Aber das ist so ungerecht.
Ama bu hiç de adil değildi.Ale to je tak nefér.
Ama bu hiç de adil değildi.Ale to nie je fér!
Ama bu hiç de adil değildi.Ampak to je tako nepravično.
Ama bu hiç de adil değildi.Dar asta e atât de nedrept.
Ama bu hiç de adil değildi.De ez annyira igazságtalan.
Ama bu hiç de adil değildi.하지만 그건 너무 불공평했죠.
Ama bu hiç de adil değildi.Maar dat is zo oneerlijk.
Ama bu hiç de adil değildi.Ma è così ingiusto.
Ama bu hiç de adil değildi.Mais c'est tellement injuste.
Ama bu hiç de adil değildi.Men det är så orättvist.
Ama bu hiç de adil değildi.Mutta se on niin epäreilua.
Ama bu hiç de adil değildi.Nâo havia ninguém por perto para me ensinar?
Ama bu hiç de adil değildi.Nhưng điều đó thật không công bằng.
Ama bu hiç de adil değildi.Tapi itu sangatlah tidak adil.
Ama bu hiç de adil değildi.To takie niesprawiedliwe.
Ama bu hiç de adil değildi.Y esto era tan injusto.
Ama bu hiç de adil değildi.Αλλά αυτό είναι τόσο άδικο.
Ama bu hiç de adil değildi.Але ж це так несправедливо.
Ama bu hiç de adil değildi.Беше толкова нечестно.
Ama bu hiç de adil değildi.Но это так несправедливо!
Ama bu hiç de adil değildi.אבל זה כל כך לא הוגן.
Ama bu hiç de adil değildi.ولكن هذا غير عادل.
Ama bu hiç de adil değildi.なので 私は他の夢を探すことに決めました
Ama bu hiç de adil değildi.一切一切,實在太唔公平喇!
Ama bu yeterince adil.Dobrze, na razie wystarczy.
Ama bu yeterince adil.그것은 꽤 공평하다.
Ama bu yeterince adil.Na schön.
Ama bu yeterince adil.Nou, dat was duidelijk, of niet.
Ama bu yeterince adil.Pero bueno, suficiente con eso
Ama bu yeterince adil.Хоча це справедливо.
Ama bu yeterince adil.זה הגיוני ביותר
Ama bu yeterince adil.ولكن، هذا عادل بما فيه الكفاية
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Aber einer der beiden göttlichen war ungerecht und so sagten sich die Götter:
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Dar cel divin era nedrept, aşa că zeii au spus Ce trebuie să facem este să-l ajutăm pe cel drept."
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Karena yang kedewataan tak adil, maka para Dewa bilang,
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,하지만 그녀의 비범함은 올바른게 아니었고, 신들은 말했죠.
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Maar de goddelijke was onrechtvaardig, dus de goden zeiden:
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Ma il divino era ingiusto, e gli Dei hanno detto,
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Mais le divin des deux était injuste, alors les dieux ont dit,
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Mas aquele que era divino era injusto, então os deuses disseram: "Ok.
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Men den guddommelige var uretfærdig, så guderne sagde:
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Nhưng người toàn năng kìa không chính nghĩa, vì thế các vị thần nói:
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Pero uno de los divinos era injusto así los dioses dijeron:
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Ten religijny Filip II był jednak niesprawiedliwy, więc bogowie powiedzieli:
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Αλλά αυτός με τη θεϊκή υπόσταση ήταν άδικος, επομένως οι θεοί είπαν:
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Божественність Єлизавети страждає від цього, тому боги вирішують:
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Но божественият бил несправедлив, затова боговете казали:
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Но святой был несправедлив, и боги решили:
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,אבל האלוהי לא היה צודק, אז האלים אמרו,
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,ولكن الربانية كانت غير عادلة، ولهذا قال الأرباب،
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,神々は言った 「よし 正しい者を
Ama kötü kişi, yaptığı kötülükten döner, adil ve doğru olanı yaparsa, canını kurtaracaktır.Dar dacă cel rău se întoarce dela răutatea lui şi face ce este drept şi bine, îşi va păstra sufletul viu.
Ama kötü kişi, yaptığı kötülükten döner, adil ve doğru olanı yaparsa, canını kurtaracaktır.만일 악인이 그 행한 악을 떠나 법과 의를 행하면 그 영혼을 보전하리라
Ama kötü kişi, yaptığı kötülükten döner, adil ve doğru olanı yaparsa, canını kurtaracaktır.Og når en ugudelig vender om fra sin ugudelige ferd og gjør rett og rettferdighet, da skal han berge sitt liv.
Ama kötü kişi, yaptığı kötülükten döner, adil ve doğru olanı yaparsa, canını kurtaracaktır.Si le méchant revient de sa méchanceté et pratique la droiture et la justice, il fera vivre son âme.