Ana içeriğe geç
Sözlük

adil ile cümle

adil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu adil değil.Das ist nicht gerecht.
Bu yalnızca adil!Das ist nur gerecht!
Adil olan neyse onu yap.Mach das, was gerecht ist.
Adil olanı yap.Mach das, was gerecht ist.
Hayat adil değil.Das Leben ist nicht gerecht.
Adil bir ceza aldı.Ihn traf die gerechte Strafe.
Zor ama adil.Es ist hart, aber gerecht.
Bu kulağa adil geliyor.Das klingt gerecht.
Çok sertsin ama adilsin.Du bist hart, aber gerecht.
Çok sertsiniz ama adilsiniz.Sie sind hart, aber gerecht.
Çok sert ama adilsiniz.Sie sind hart, aber gerecht.
Adil ol!Handle gerecht!
Adil davran!Handle gerecht!
Sert olabilirim ama adilim.Ich bin streng, aber gerecht.
Kırıcı olabilirim ama adilim.Ich bin streng, aber gerecht.
Bu adil değil!Das ist ungerecht!
Bütün yasalar adil mi?Sind alle Gesetze gerecht?
Kral adildi.Der König war gerecht.
Bunu adil buluyor musun?Findest du das gerecht?
Bunu adil buluyor musunuz?Findet ihr das gerecht?
Bu gerçekten hiç adil değil.Das ist wirklich nicht gerecht.
Bu adil mi?Ist das fair?
Kendisinden on dakika önce Adil adlı bir ikizi doğdu.Er kam zehn Minuten vor seinem Zwillingsbruder Bill zur Welt.
Adil ve modern toplum.Stadt und Moderne.
Ne var ki, hukuk düzeni her zaman adil olmayabilir.Nun, nicht immer ist die Justiz gerecht.
Yabancı gözlemciler serbest ve adil olarak seçimi onayladı.Die Wahlen wurden von unabhängigen Beobachtern als frei und fair anerkannt.
Böyle bir değerlendirmede bulunan kişinin ise adil olması mümkün değildir.Gott und die Wahrheit sind ein und dasselbe; nur er kann über uns urteilen.
Ardından adil ve dürüst olduğu ileri sürülen bir barış antlaşması yürürlüğe konuldu.Wir brauchen dringend einen Weg zu einem ehrgeizigen, fairen und rechtlich verbindlichen Übereinkommen.
Bu tip bir cehennemin, adil, ahlaklı ve mutlak iyilik sahibi bir tanrı fikriyle çeliştiği ileri sürülmektedir.Sie ist das auf allen Gebieten völlig zuverlässige, sachlich richtige, wahre, widerspruchsfreie Wort Gottes.
Jüri, bu meydan okumanın adil olduğuna karar verir.In diesem Fall entschied die Jury über die Richtigkeit des Einspruchs.
General Oganovski bu olaylar sonucu Adilcevaz’a geri dönmek zorunda kaldı.General Faidherbe gab damit alle erreichten Geländegewinne wieder auf.
Ahlat, Bitlis, Van, Adilcevaz, Malazgirt gibi şehirleri ele geçirdi.Er eroberte Städte wie Ahlat, Bitlis, Van, Adilcevaz und Malazgirt.
Piyade Alayı (Komutan: Kaymakam Adil Bey) 145.Infanterie-Regiment (ca. 3500 Mann) 145.
AGİT oylama şartlarının, kendi "serbest ve adil seçim" gerekliliklerini karşılamadığını belirtmişti.Er beabsichtigte damit „freie und faire“ Wahlen zu gewährleisten.
Adil ol ve mutlu olacaksın.Sois juste, et tu seras heureux.
Bu adil değil.Ce n'est pas juste.
Adil değil.Ce n'est pas juste.
Adil şekilde cezalandırıldı.Il a été justement puni.
Hayat adil değil.La vie n'est pas juste.
Bu adil değil!Ce n'est pas juste !
Bu adil görünmüyor.Ça n'a pas l'air juste.
Bu adil bir varsayım.C'est une juste supposition.
Bu, adil olmayan bir dövüştü.C'était un combat inégal.
Bu adil mi?Est-ce équitable ?
Tanrı kudretli ve adildir, uyarıda ve affetmede çabuk davranır.Dieu est puissant, et juste en même temps, prompt à avertir et pardonner.
Nasır Davut II. Adil'i serbest bıraktı.Libération de Jean II le Bon.
Adil insanları korur.Puisse-t-Il défendre les justes.
Yabancı gözlemciler serbest ve adil olarak seçimi onayladı.Les observateurs internationaux ont salué un scrutin libre et régulier.
Adil Eşrefoğlu'nun kardeşidir.Il est le frère de Just Évrard.
Çocukları Adil Elfwine idi.Ses enfants furent dignes de leurs aïeux.
4 Adil Şirin.Tessera frumentaria.
Günümüzde çapraz sorgunun adil ve objektif bir yargılama için zorunluluk olduğu savunulmaktadır.Actif décidé à se défendre lorsque sa cause est honnête et juste.
Jüri, bu meydan okumanın adil olduğuna karar verir.Un jury décerne ce challenge.
AGİT oylama şartlarının, kendi "serbest ve adil seçim" gerekliliklerini karşılamadığını belirtmişti.L'Union européenne juge le scrutin « ni libre, ni équitable ».
( İş ve özel ilişkilerde adil ve dengeli kalmak için çaba gösterilmelidir. )(Il suffit alors de déplacer le personnel dans une zone sûre ou sécurisée).
Sıkı ve adil bir hükümranlık yapmıştır.Son règne est juste et prospère.
Haçlılar Adiliye'ye yürüyünce mevzilerin boş olduğunu gördüler.Quand il arrive au PACE, les lieux ont l'air abandonné.
Bu adil insanların davranışı değil.Ce n'est pas une justice défectueuse.
Adil şekilde cezalandırıldı.Fue castigado justamente.
Bu tür serbest ve ticari adil kullanımın güzel bir örneği parody dir.Un ejemplo de tal uso justo liberal y comercial es la parodia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod