adap ile cümle
adap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ve gerçekten vücudumu adapte etmeye başladım.Ho iniziato ad adattare il mio corpo.
Ve gerçekten vücudumu adapte etmeye başladım.Ik begon mijn lichaam echt aan te passen.
Ve gerçekten vücudumu adapte etmeye başladım.Ja aloin tosissaan muokata kehoani.
Ve gerçekten vücudumu adapte etmeye başladım.그리고 저의 몸에 적응하기 시작했죠.
Ve gerçekten vücudumu adapte etmeye başladım.Och jag började verkligen anpassa min kropp.
Ve gerçekten vücudumu adapte etmeye başladım.Og jeg begyndte virkelig at tilpasse min krop.
Ve gerçekten vücudumu adapte etmeye başladım.Si am inceput sa imi adaptez corpul.
Ve gerçekten vücudumu adapte etmeye başladım.Und ich fing an meinen Körper wirklich darauf einzustellen.
Ve gerçekten vücudumu adapte etmeye başladım.Và tôi bắt đầu thích ứng với cơ thể.
Ve gerçekten vücudumu adapte etmeye başladım.Y mi cuerpo empezó a adaptarse.
Ve gerçekten vücudumu adapte etmeye başladım.Zacząłem naprawdę przystosowywać moje ciało.
Ve gerçekten vücudumu adapte etmeye başladım.Και άρχισα πραγματικά να προσαρμόζω το σώμα μου.
Ve gerçekten vücudumu adapte etmeye başladım.И вот я начал адаптировать свое телосложение.
Ve gerçekten vücudumu adapte etmeye başladım.Така започнах да приспособявам тялото си.
Ve gerçekten vücudumu adapte etmeye başladım.והתחלתי באמת להתאים את הגוף שלי.
Ve gerçekten vücudumu adapte etmeye başladım.ولقد بدأت فعلا بتهيئة جسدي
Ve gerçekten vücudumu adapte etmeye başladım.<個人差があります>--(笑い)
-veya bizim bulduğumuz- zamanın ihtiyaçlarına adapte etmeye devam eden bir şehir.이에 적응하는 도시입니다. 그러함 속에서 스스로를 드러내고, 혹은 우리가 그걸 알 수 있습니다.
-veya bizim bulduğumuz- zamanın ihtiyaçlarına adapte etmeye devam eden bir şehir.לצמוח ולהתאים עצמה לצרכים של השעה מסוימת שבה היא מוצאת את עצמה, או שאנו מוצאים אותה.
-veya bizim bulduğumuz- zamanın ihtiyaçlarına adapte etmeye devam eden bir şehir.النمو والتأقلم مع حاجات الزمن المعين الذي تتواجد فيه، أو الذي نجدها فيه.
-veya bizim bulduğumuz- zamanın ihtiyaçlarına adapte etmeye devam eden bir şehir.成長と変化を続けています ピアッツア・デラ・ロトンダ広場を通る抜け
Whirlwind'ı hava savunma sistemimize adapte ettiler.Convierten a Whirlwind en un gigante sistema de defensa anti-aérea,
Whirlwind'ı hava savunma sistemimize adapte ettiler.Ils adaptent Whirlwind à un système de défense aérienne massif,
Whirlwind'ı hava savunma sistemimize adapte ettiler.그들은 대규모의 항공방위 시스템에 Whirlwind를 도입하여,
Whirlwind'ı hava savunma sistemimize adapte ettiler.הם מסבים את ווירלווינד למערכת הגנה אווירית מאסיבית,
Whirlwind'ı hava savunma sistemimize adapte ettiler.تبنوا تصميم كمبيوتر Whirlwind على نطاق ضخم كنظام للدفاع،
Ya da farklı bir tür olmaya mı mahkumuz? belki de çevreye daha iyi adapte olmaktayızAlebo je nám súdené stať sa niečim iným -- niečim možno ešte lepšie adaptovaným k svojmu prostrediu?
Ya da farklı bir tür olmaya mı mahkumuz? belki de çevreye daha iyi adapte olmaktayızEller är det vårt öde att bli något annat -- kanske ännu bättre anpassade till vår miljö?
Ya da farklı bir tür olmaya mı mahkumuz? belki de çevreye daha iyi adapte olmaktayızHay, chúng ta được định sẵn để trở thành một điều gì khác -- một loài thích nghi tốt hơn với môi trường?
Ya da farklı bir tür olmaya mı mahkumuz? belki de çevreye daha iyi adapte olmaktayız또는, 우리는 무엇인가 다른것이 되도록 운명지어져 있나요? 어쩌면 환경에 더욱 더
Ya da farklı bir tür olmaya mı mahkumuz? belki de çevreye daha iyi adapte olmaktayız¿O destinados a convertirnos en algo diferente, algo quizá mejor adaptado al entorno?
Ya da farklı bir tür olmaya mı mahkumuz? belki de çevreye daha iyi adapte olmaktayızOf, zijn we voorbestemd om iets anders te worden -- iets dat wellicht nog beter is aangepast aan de omgeving?
Ya da farklı bir tür olmaya mı mahkumuz? belki de çevreye daha iyi adapte olmaktayızO, siamo destinati a diventare qualcosa di diverso -- qualcosa che si adatti anche meglio all'ambiente?
Ya da farklı bir tür olmaya mı mahkumuz? belki de çevreye daha iyi adapte olmaktayızSau suntem destinaţi sǎ devenim altceva -- ceva poate mai bine adaptat la mediu?
Ya da farklı bir tür olmaya mı mahkumuz? belki de çevreye daha iyi adapte olmaktayızΉ, προοριζόμαστε να γίνουμε κάτι διαφορετικό -- κάτι ίσως ακόμα καλύτερα προσαρμοσμένο στο περιβάλλον;
Ya da farklı bir tür olmaya mı mahkumuz? belki de çevreye daha iyi adapte olmaktayızИли нам суждено стать чем-то иным - вероятно, чем-то даже более приспособленным к окружающей среде?
Ya da farklı bir tür olmaya mı mahkumuz? belki de çevreye daha iyi adapte olmaktayızИли ни е писано да се превърнем в нещо различно -- нещо, което вероятно е по-добре приспособено към средата?
Ya da farklı bir tür olmaya mı mahkumuz? belki de çevreye daha iyi adapte olmaktayızאו האם נועדנו להפוך למשהו שונה -- אולי אפילו משהו מותאם טוב יותר
Ya da farklı bir tür olmaya mı mahkumuz? belki de çevreye daha iyi adapte olmaktayızأم هل نحن متجهون لكي نصبح شيئاً مختلفاً -- شيئاً ربما أكثر تلائماً
Ya da farklı bir tür olmaya mı mahkumuz? belki de çevreye daha iyi adapte olmaktayız何か違うものに変わる運命なのでしょうか もしかしたら今まで以上に環境に適応したものに なるのでしょうか
Yani bu düzgün bir adaptasyon türüdür.Así que este tipo de una adaptación ordenada.
Yani bu düzgün bir adaptasyon türüdür.Jadi ini adalah jenis adaptasi rapi.
Yani bu düzgün bir adaptasyon türüdür.식물이 환경에 긴밀하게 적응한 예라고 보실 수 있습니다
Yani bu düzgün bir adaptasyon türüdür.Tohle je tedy celkem elegantní adaptace.
Yani bu düzgün bir adaptasyon türüdür.Zachodzą reakcje cyklu Calvina i syntetyzowane są cukry. To jest fizjologiczne przystosowanie.
Yani bu düzgün bir adaptasyon türüdür.Така че това е един вид чисто пригодяване.
Yani bu elimizdeki herseyi evlendirmek ve bu bizim yasam bicimimize bir adaptasyon, nokta.Así que es como casar todas las cosas que tenemos y es una adaptación de nuestro modo de vida, punto y aparte.
Yani bu elimizdeki herseyi evlendirmek ve bu bizim yasam bicimimize bir adaptasyon, nokta.È come sposare tutte le cose che abbiamo, è un adattamento del nostro stile di vita, punto.
Yani bu elimizdeki herseyi evlendirmek ve bu bizim yasam bicimimize bir adaptasyon, nokta.É como desposar todas as coisas que temos. É uma adaptação do nosso estilo de vida, ponto final.
Yani bu elimizdeki herseyi evlendirmek ve bu bizim yasam bicimimize bir adaptasyon, nokta.Jest to więc małżeństwo znanych nam rzeczy i adaptacja naszego stylu życia, kropka.
Yani bu elimizdeki herseyi evlendirmek ve bu bizim yasam bicimimize bir adaptasyon, nokta.Je to jako koláž věcí, které my máme a je to přejímání našeho způsobu života, tečka.
Yani bu elimizdeki herseyi evlendirmek ve bu bizim yasam bicimimize bir adaptasyon, nokta.즉, 우리가 가진 모든 것들을 결합시키고, 우리의 생활 방식을 각색한 것이지요. 그것 뿐입니다.
Yani bu elimizdeki herseyi evlendirmek ve bu bizim yasam bicimimize bir adaptasyon, nokta.Ze sluiten een huwelijk tussen 2 werelden en passen hun levenswijze aan. Punt uit.
Yani bu elimizdeki herseyi evlendirmek ve bu bizim yasam bicimimize bir adaptasyon, nokta.Они, скажем так, сваливают в кучу всё, что у нас есть, перенимают наш образ жизни, и всё.
Yani bu elimizdeki herseyi evlendirmek ve bu bizim yasam bicimimize bir adaptasyon, nokta.Това е все едно да се съчетаят всички неща, които имаме и е адаптация на нашия начин на живот, точка.
Yani bu elimizdeki herseyi evlendirmek ve bu bizim yasam bicimimize bir adaptasyon, nokta.אז זה כמו להתחתן עם כל הדברים שיש לנו וזה אימוץ של דרך החיים שלנו, נקודה.
Yani bu elimizdeki herseyi evlendirmek ve bu bizim yasam bicimimize bir adaptasyon, nokta.كالتزاوج بين كل الاشياء التي نملكها وتعديل لاسلوبنا في الحياة.نقطة انتهى.
Yani bu elimizdeki herseyi evlendirmek ve bu bizim yasam bicimimize bir adaptasyon, nokta.我々の生き方への盲目的な適応です そしてこのような受容を見て
Yani, oğullarımızın, yeni ilişkilere adapte olmanın bir yolunu bulmaları gerekecek.Dus onze zoons zullen een manier moeten vinden om zich aan te passen aan deze nieuwe relatie met elkaar.
Yani, oğullarımızın, yeni ilişkilere adapte olmanın bir yolunu bulmaları gerekecek.그래서 우리 아들들은 사람들과 새로운 관계를 맺는 법을 어떻게든 찾아내야 합니다.