Ana içeriğe geç
Sözlük

adamlardan ile cümle

adamlardan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.A cette nouvelle, David envoya contre eux Joab et toute l`armée, les hommes vaillants.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.A mint ezt Dávid meghallá, elküldötte Joábot és a vitézeknek egész seregét.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.A mit mikor meghallott Dávid, elküldé Joábot és a vitézek egész seregét.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Co gdy usłyszał Dawid, posłał Joaba ze wszystkiem wojskiem ludu rycerskiego.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Co gdy usłyszał Dawid, posłał Joaba ze wszystkiem wojskiem ludzi rycerskich.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Což uslyšav David, poslal Joába se vším vojskem udatných.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Což uslyšev David, poslal Joába se vším vojskem udatných.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Cuando David oyó esto, envió a Joab con todo el ejército de los valientes
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Da das David hörte, sandte er hin Joab mit dem ganzen Heer der Helden.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Da das David hörte, sandte er Joab mit dem ganzen Heer der Kriegsleute.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Da David hørte det, sendte han Joab af Sted med hele Hæren og Kærnetropperne.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Da David hørte dette, sendte han Joab avsted med hele hæren, de krigsvante menn.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.David stuurde Joab samen met zijn beste soldaten en het hele leger van Israël erop af.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Davi, quando soube disto, enviou Joabe e todo o exército de homens valentes.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Ða - vít hay điều đó , bèn sai Giô-áp và cả đạo binh , đều là người mạnh_dạn .
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Ða-vít hay điều đó, bèn sai Giô-áp và cả đạo binh, đều là người mạnh dạn.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Ða - vít hay được điều đó , liền sai Giô-áp với các dõng sĩ của đạo binh mình đi đánh chúng_nó .
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Ða-vít hay được điều đó, liền sai Giô-áp với các dõng sĩ của đạo binh mình đi đánh chúng nó.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Keď to počul Dávid, poslal Joába a všetko vojsko chrabrých bojovníkov.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Ketika Daud mendengar hal itu ia menyuruh Yoab dengan seluruh angkatan perangnya maju melawan musuh
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Ketika Daud mendengar hal itu, ia menyuruh Yoab dengan seluruh angkatan perangnya maju melawan musuh
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.다윗이 듣고 요압과 용사의 온 무리를 보내었더니
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.다윗이 듣고 요압과 용사의 온 무리를 보내매
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Ko pa David to sliši, pošlje Joaba in vso vojsko junakov.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Ko pa to izve David, pošlje Joaba in vso vojsko, hrabre može.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Kun Daavid sen kuuli, lähetti hän Jooabin ja koko sotajoukon, kaikki urhot.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Kun Daavid sen kuuli, lähetti hän Jooabin ja koko sotajoukon, urhot.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.La auzul acestei veşti, David a trimes împotriva lor pe Ioab şi toată oştirea de oameni viteji.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.La auzul acestei veşti, David a trimes împotriva lor pe Ioab şi toată oştirea, numai oameni viteji.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.När David hörde detta, sände han åstad Joab med hela hären, de tappraste krigarna.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.O que ouvindo Davi, enviou contra eles a Joabe com todo o exército dos valentes.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Quando Davide lo venne a sapere, mandò Ioab con tutto il gruppo dei prodi
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Quando Davide sentì questo, inviò contro di loro Ioab con tutto l'esercito dei prodi
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Και οτε ηκουσε ταυτα ο Δαβιδ, απεστειλε τον Ιωαβ και απαν το στρατευμα των δυνατων.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.И когато чу това Давид, прати Иоава и цялото множество силни мъже.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.Когда услышал об этом Давид, то послал Иоава со всем войском храбрых.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.וישמע דוד וישלח את יואב ואת כל הצבא הגברים׃
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.וישמע דויד וישלח את יואב ואת כל צבא הגבורים׃
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.فلما سمع داود ارسل يوآب وكل جيش الجبابرة.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.ولما سمع داود ارسل يوآب وكل جيش الجبابرة.
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.大 衛 聽 見 了 、 就 差 派 約 押 、 統 帶 勇 猛 的 全 軍 出 去
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.大 衛 聽 見 了 、 就 差 派 約 押 統 帶 勇 猛 的 全 軍 出 去
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.大衛聽見 了 、 就 差 派 約押 、 統帶 勇猛 的 全 軍 出去
Davut bunu duyunca, Yoavı ve güçlü adamlardan oluşan bütün ordusunu onlara karşı gönderdi.大衛聽見 了 、 就 差 派約押 統帶 勇猛 的 全 軍 出去
Demediysen "aha bu bizim adamlardanmış ya bu.يقول " آه ، إنه من رجالنا . هذا الشخص منا ".
Dünyadaki en mutlu insan benim. (şimdi)" "Bu adamlardan biri oğlumun babası."この中に息子の父親がいます
Fikrimi ona anlattım ve o bu dünya üzerindeki en cesur adamlardan biridir,E gli raccontai la mia idea.
Fikrimi ona anlattım ve o bu dünya üzerindeki en cesur adamlardan biridir,Ik vertelde hem mijn idee.
Fikrimi ona anlattım ve o bu dünya üzerindeki en cesur adamlardan biridir,그에게 제 생각을 얘기하고나서, 아시다시피 그는 세상에서 가장 용감한 사람 중 하나입니다.
Fikrimi ona anlattım ve o bu dünya üzerindeki en cesur adamlardan biridir,Le conté mi idea y ya saben, él es uno de los hombres más valientes del mundo, igual que el General Blair.
Fikrimi ona anlattım ve o bu dünya üzerindeki en cesur adamlardan biridir,סיפרתי לו על הרעיון שלי, והוא אחד האנשים הכי אמיצים בעולם,
Fikrimi ona anlattım ve o bu dünya üzerindeki en cesur adamlardan biridir,اخبرته فكرتي , وتعرفون , أنه واحد من أشجع الرجال في ا لعالم ,
Fikrimi ona anlattım ve o bu dünya üzerindeki en cesur adamlardan biridir,彼は世界有数の勇敢な人物で ブレア大佐も同様で 最終的には大佐が このアイディアを試すことを許可してくれました
Hepsi 1 milyon dolar borç aldı ve bu borçlanan adamlardan 1000 tane var.Bolo ich 1000, však?
Hepsi 1 milyon dolar borç aldı ve bu borçlanan adamlardan 1000 tane var.彼らは、1,000人居ます。良いですね?
Her şeye inanmaktan, lüzumsuz işlerden, kendini beğenmiş kızlardan ve gözü yaşlı adamlardan bıktım.Estoy harto de cinismos, de fachadas de mierda, de tías bordes y tíos babosos.
İnternetin iyi adamlara kötü adamlardan daha fazla yardım edip etmeyeceğine dair tartışmalar değil.Internet mehr den Guten als den Bösen nützen wird.
İnternetin iyi adamlara kötü adamlardan daha fazla yardım edip etmeyeceğine dair tartışmalar değil.도울 것인지 나쁜 편을 도울 것인지를 의논하는 것은 중요하지 않다고 생각하죠.
İnternetin iyi adamlara kötü adamlardan daha fazla yardım edip etmeyeceğine dair tartışmalar değil.היא לא הדיון בשאלה האם האינטרנט יעזור לטובים יותר מאשר לרעים.
İnternetin iyi adamlara kötü adamlardan daha fazla yardım edip etmeyeceğine dair tartışmalar değil.ليس النقاش عما إذا كان الإنترنت سيساعد الأخيار للتغلب على الأشرار.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod