adamların ile cümle

adamların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ne mutlu adamlarına! Ne mutlu sana hizmet eden görevlilere! Çünkü sürekli bilgeliğine tanık oluyorlar.فطوبى لرجالك وطوبى لعبيدك هؤلاء الواقفين امامك دائما والسامعين حكمتك.
Ne mutlu adamlarına! Ne mutlu sana hizmet eden görevlilere! Çünkü sürekli bilgeliğine tanık oluyorlar.你 的 群 臣 、 你 的 僕 人 、 常 侍 立 在 你 面 前 、 聽 你 智 慧 的 話 、 是 有 福 的
Ne mutlu adamlarına! Ne mutlu sana hizmet eden görevlilere! Çünkü sürekli bilgeliğine tanık oluyorlar.你 的 群臣 、 你 的 僕人 、 常 侍立 在 你 面前 、 聽 你 智慧 的 話 、 是 有 福 的
Ne mutlu adamlarına! Ne mutlu sana hizmet eden görevlilere! Çünkü sürekli bilgeliğine tanık oluyorlar.你 的 臣 子 、 你 的 僕 人 、 常 侍 立 在 你 面 前 、 聽 你 智 慧 的 話 、 是 有 福 的
Ne mutlu adamlarına! Ne mutlu sana hizmet eden görevlilere! Çünkü sürekli bilgeliğine tanık oluyorlar.你 的 臣子 、 你 的 僕人 、 常 侍立 在 你 面前 、 聽 你 智慧 的 話 、 是 有 福 的
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Aber Wissenschaftler haben Egos; sie geben Dingen gern Namen.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Ale naukowcy są próżni; lubią nadawać nazwy.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Ale vědci mají ego, rádi dávají věcem jména.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Ale vedci majú ego, radi pomenúvajú veci.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Dar oamenii de ştiinţă au ego-uri; le place să numească lucruri.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.De a tudósok önérzetesek; szeretnek nevet adni a dolgoknak.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.그러나 과학자들은 자존심이 있습니다. 그들은 이름 붙이는 것을 좋아합니다.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Maar wetenschappers hebben ego's. Ze vinden het leuk om dingen te benoemen.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Ma gli scienziati hanno un ego; a loro piace dare nomi alle cose.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Mais les scientifiques ont leur amour-propre; ils aiment nommer les choses.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Mas os cientistas têm egos; eles gostam de dar nomes às coisas.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Men vetenskapsmän har egon; de tycker om att namnge saker.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Nhưng các nhà khoa học có sĩ diện; họ thích đặt tên các thứ.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Pero los científicos tienen ego, les gusta poner nombres.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Но ведь у учёных есть собственное эго, и они любят давать вещам названия.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Но учените имат его; те обичат да слагат имена.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.אבל למדענים יש אגו, הם אוהבים לתת שמות לדברים.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.لكن العلماء مغرورين يُحبون تسمية الأشياء
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.名前を付けるのが好きです 恐竜はそれぞれ違っているので
O adamların Felsefe Taşıyla bir ilgisi var.Aqueles tipos estão relacionados com a Pedra Filosofal.
O adamların Felsefe Taşıyla bir ilgisi var.De har nåt att göra med De Vises Sten.
O adamların Felsefe Taşıyla bir ilgisi var.De har noget at gøre med De Vises Sten.
O adamların Felsefe Taşıyla bir ilgisi var.Esos hombres tienen algo que ver con la Piedra Filosofal.
O adamların Felsefe Taşıyla bir ilgisi var.He liittyvät jotenkin Viisasten Kiveen.
O adamların Felsefe Taşıyla bir ilgisi var.Muszą mieć coś wspólnego z Kamieniem Filozoficznym.
O adamların Felsefe Taşıyla bir ilgisi var.Questi tipi hanno a che fare con la Pietra Filosofale.
O adamların Felsefe Taşıyla bir ilgisi var.Αυτοί οι τύποι έχουν σχέση με τη Φιλοσοφική Λίθο.
O adamların Felsefe Taşıyla bir ilgisi var.Эти люди связаны с Философским Камнем.
Orasi yetiskin adamlarin , butceler fosladiginda gittikleri yerdirĐó là nơi chúng ta tới khi ngân sách cạn kiệt
Orasi yetiskin adamlarin , butceler fosladiginda gittikleri yerdirĐó là nơi mà ngân sách đã cạn kiệt
Orasi yetiskin adamlarin , butceler fosladiginda gittikleri yerdirDort wo erwachsene Männer hingehen, wenn Budgets überzogen sind
Orasi yetiskin adamlarin , butceler fosladiginda gittikleri yerdirE' il luogo dove si recano gli adulti quando scoppiano i bilanci
Orasi yetiskin adamlarin , butceler fosladiginda gittikleri yerdirΕίναι εκεί που πάνε οι ενήλικες άντρες όταν οι προυπολογισμοί έχουν ξετιναχτεί στον αέρα.
Orasi yetiskin adamlarin , butceler fosladiginda gittikleri yerdirفمن أين تذهب الرجال نمت عند مهب الميزانيات
Ouroboros dövmeli adamların bunda parmağı olduğunu.- med Oruborus-tatoveringer var årsagen.
Ouroboros dövmeli adamların bunda parmağı olduğunu.-och de med Uroboros-tatueringar var inblandade.
Pakistanlılar, Malezyalılar, tanklarını ve silahlı adamlarını istiyorum.De tudo o que tiverem. Paquistaneses, maIaios, quero os tanques e veícuIos deIes.
Pakistanlılar, Malezyalılar, tanklarını ve silahlı adamlarını istiyorum.Pakistánce, Malajce, Chci jejich tanky a BVP-čka.
Pakistanlılar, Malezyalılar, tanklarını ve silahlı adamlarını istiyorum.Paquistaníes, malayos, sus tanques y carros blindados.
Pakistanlılar, Malezyalılar, tanklarını ve silahlı adamlarını istiyorum.Potrebne so nam okrepitve. Vse, kar na stadionu imajo: orožje, tanke, vse.
Pakistanlılar, Malezyalılar, tanklarını ve silahlı adamlarını istiyorum.Tot ce au : pakistanezi, blindate, - Am nevoie de tancurile şi utilitarele lor.
Pakistanlılar, Malezyalılar, tanklarını ve silahlı adamlarını istiyorum.Vi slås mod hele byen.
Pakistanlılar, Malezyalılar, tanklarını ve silahlı adamlarını istiyorum.Πακιστανούς, Μαλαίσιους, προσωπικό και τεθωρακισμένα.
Pakistanlılar, Malezyalılar, tanklarını ve silahlı adamlarını istiyorum.Имам нужда от танковете им.
Pakistanlılar, Malezyalılar, tanklarını ve silahlı adamlarını istiyorum.פקיסטנים, מלאזים .הטנקים והנגמ"שים שלהם
Pakistanlılar, Malezyalılar, tanklarını ve silahlı adamlarını istiyorum.أنت محمي ومعك ذخيره. ان جاء أي صومالي من هنا, انت تحمي ظهورنا
Parlak insanlardı. Mağara adamlarına saygısızlık yapmak istemiyorum.아주 똑똑한 인류였죠. 저는 네안데르탈인을 깔보는 것이 아닙니다.
Parlak insanlardı. Mağara adamlarına saygısızlık yapmak istemiyorum.הם היו אנשים מבריקים, אני לא מזלזל בניאנדרטלים.
Parlak insanlardı. Mağara adamlarına saygısızlık yapmak istemiyorum.كانوا أذكياء جداً . أنا لا أقلل من شأن مجموعات النانديرثال .
Parlak insanlardı. Mağara adamlarına saygısızlık yapmak istemiyorum.しかし 彼らには
RAB diyor ki, "O gün Edom'un bilge adamlarını, Esav'ın dağlarındaki bilgiçleri yok edeceğim.Azon a napon, ezt mondja az Úr, nem vesztem-é ki a bölcseket Edomból, és az értelmet az Ézsau hegyérõl?!
RAB diyor ki, "O gün Edom'un bilge adamlarını, Esav'ın dağlarındaki bilgiçleri yok edeceğim.Či nebude toho dňa tak, hovorí Hospodin, že vyhubím múdrych z Edoma a rozumnosť s vrchu Ezavovho?
RAB diyor ki, "O gün Edom'un bilge adamlarını, Esav'ın dağlarındaki bilgiçleri yok edeceğim.Forse in quel giorno, dice il Signore, non disperderò i saggi da Edom e l'intelligenza dal monte di Esaù
RAB diyor ki, "O gün Edom'un bilge adamlarını, Esav'ın dağlarındaki bilgiçleri yok edeceğim.Izali dnia onego, mówi Pan, nie wytracę mędrców z Edom, a roztropnych z góry Ezawa?
RAB diyor ki, "O gün Edom'un bilge adamlarını, Esav'ın dağlarındaki bilgiçleri yok edeceğim.나 여호와가 말하노라 그 날에 내가 에돔에서 지혜 있는 자를 멸하며 에서의 산에서 지각 있는 자를 멸하지 아니하겠느냐

İlgili Sayfalar