adamların ile cümle

adamların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bügün mahkeme, Pirate Bay'in arkasındaki adamların-Dzisiaj sąd okręgowy zdecyduje czy członkowie TPB-
Bügün mahkeme, Pirate Bay'in arkasındaki adamların-Heute entscheidet das Gericht, ob die Männer hinter "The Pirate Bay"-
Bügün mahkeme, Pirate Bay'in arkasındaki adamların-Heute entscheidet das Gericht, ob die Männer hinter The Pirate Bay-
Bügün mahkeme, Pirate Bay'in arkasındaki adamların-Hoy el tribunal decidirá si los hombres detrás de The Pirate Bay-
Bügün mahkeme, Pirate Bay'in arkasındaki adamların-I dag vil rette tage stilling til om mændene bag the Pirate Bay-
Bügün mahkeme, Pirate Bay'in arkasındaki adamların-Tänään oikeus tulee päättämään ovatko miehet the Pirate Bayn takana-
Bügün mahkeme, Pirate Bay'in arkasındaki adamların-오늘 법정에서는 TPB 운영자들의
Bügün mahkeme, Pirate Bay'in arkasındaki adamların-Сегодня суд решит, мужчины за Pirate Bay-
Bügün mahkeme, Pirate Bay'in arkasındaki adamların-היום יכריע בית המשפט -האם האנשים שמאחורי מפרץ הפיראטים
Bügün mahkeme, Pirate Bay'in arkasındaki adamların-اليوم ستقرر المحكمة ما إذا كان مؤسسي موقع القراصنة (مالمو) ، (السويد)
Buna orta yaşlı beyaz adamların... interneti diyebilirsiniz.중년 백인 남자의 인터넷이라 부를 수 있을 겁니다.
Buna orta yaşlı beyaz adamların... interneti diyebilirsiniz.Można powiedzieć, że to Internet dla białego mężczyzny w średnim wieku.
Buna orta yaşlı beyaz adamların... interneti diyebilirsiniz. Yani çoğunlukla orta yaşlı beyaz adamların.Và bạn có thể gọi nó là Internet của người trung niên da trắng, trung niên da trắng.
Buna orta yaşlı beyaz adamların... interneti diyebilirsiniz. Yani çoğunlukla orta yaşlı beyaz adamların.Это можно назвать Интернетом белых мужчин среднего возраста — таков был основной контингент.
Buna orta yaşlı beyaz adamların... interneti diyebilirsiniz.ואתם יכולים לקרוא לזה אינטרנט של גברים לבנים בגיל העמידה,
Buna orta yaşlı beyaz adamların... interneti diyebilirsiniz.ويمكنكم تسمية هذا بإنترنت رجل أبيض في منتصف عمره،
Buna orta yaşlı beyaz adamların... interneti diyebilirsiniz.呼びましょうか オジさんばっかり ヴィント・サーフ:(笑)
Bunlar bu zavallı adamların hayalgüçlerinin içinde dans eden korkulardı.Dat waren de angsten die in de verbeelding van deze arme mensen rondspookten.
Bunlar bu zavallı adamların hayalgüçlerinin içinde dans eden korkulardı.Diese Ängste tanzten in der Vorstellung dieser armen Menschen.
Bunlar bence bazı iyi adamların çözümüne yardımcı olduğu kadın meseleleri değil.Ezt én nem női ügynek látom, amit néhány jóérzésű férfi felkarol.
Bunlar bence bazı iyi adamların çözümüne yardımcı olduğu kadın meseleleri değil.Je ne les vois pas comme des problèmes de femmes auxquels quelques hommes bien apportent leur aide.
Bunlar bence bazı iyi adamların çözümüne yardımcı olduğu kadın meseleleri değil.저는 이 문제를 일부 착한 남성들이 돕는 여성 문제로 보지 않습니다.
Bunlar bence bazı iyi adamların çözümüne yardımcı olduğu kadın meseleleri değil.Nevidím to jako ženský problém, se kterým jim pomáhají hodní muži.
Bunlar bence bazı iyi adamların çözümüne yardımcı olduğu kadın meseleleri değil.Nie uważam ich za problemy kobiet, w których niektórzy, dobrzy mężczyźni mogą pomóc.
Bunlar bence bazı iyi adamların çözümüne yardımcı olduğu kadın meseleleri değil.No lo veo como asuntos de mujeres en los que algunos hombres buenos ayudan.
Bunlar bence bazı iyi adamların çözümüne yardımcı olduğu kadın meseleleri değil.Non li vedo come problemi delle donne risolvibili dagli uomini.
Bunlar bence bazı iyi adamların çözümüne yardımcı olduğu kadın meseleleri değil.Nu cred că sunt probleme ale femeilor, în ajutorul cărora vin niște bărbați buni.
Bunlar bence bazı iyi adamların çözümüne yardımcı olduğu kadın meseleleri değil.Tôi không cho rằng đây là những vấn đề của phụ nữ mà một số đàn ông tốt giúp đỡ.
Bunlar bence bazı iyi adamların çözümüne yardımcı olduğu kadın meseleleri değil.Voor mij zijn het geen vrouwenproblemen, waar wat goedwillende mannen ze in bijstaan.
Bunlar bence bazı iyi adamların çözümüne yardımcı olduğu kadın meseleleri değil.Δεν τα βλέπω σαν γυναικεία θέματα στα οποία βοηθούν κάποιοι καλοί άντρες.
Bunlar bence bazı iyi adamların çözümüne yardımcı olduğu kadın meseleleri değil.Я не считаю, что это проблемы женщин, которые разрешают некие добрые мужчины.
Bunlar bence bazı iyi adamların çözümüne yardımcı olduğu kadın meseleleri değil.אני לא רואה אותן כבעיות של נשים, שכמה גברים טובים עוזרים בהן.
Bunlar bence bazı iyi adamların çözümüne yardımcı olduğu kadın meseleleri değil.أنا لا أرى هذه على أنها قضايا نساء والتي يساعد فيها بعض الرجال الجيدون.
Bunlar bence bazı iyi adamların çözümüne yardımcı olduğu kadın meseleleri değil.何よりもまず問題があるのは
Bunlar bu zavallı adamların hayalgüçlerinin içinde dans eden korkulardı.이것은 이 불쌍한 사람들의 상상력 속에 춤추고 있는 두려움들이었습니다.
Bunlar bu zavallı adamların hayalgüçlerinin içinde dans eden korkulardı.Takie lęki targały ich wyobraźnią.
Bunlar bu zavallı adamların hayalgüçlerinin içinde dans eden korkulardı.אלו הפחדים שהתרוצצו בדימיונם של הגברים האומללים האלו,
Bunlar bu zavallı adamların hayalgüçlerinin içinde dans eden korkulardı.هذه هي المخاوف التي كانت ترقص في مخيلات هولاء الرجال الضعفاء
Bunlar bu zavallı adamların hayalgüçlerinin içinde dans eden korkulardı.その結果 どの恐怖に従うかが
Bunun üzerine Kral Yehoyakim peşinden adamlarını -Akbor oğlu Elnatanla başkalarını- Mısıra gönderdi.Aber der König Jojakim schickte Leute nach Ägypten, Elnathan, den Sohn Achbors, und andere mit ihm;
Bunun üzerine Kral Yehoyakim peşinden adamlarını -Akbor oğlu Elnatanla başkalarını- Mısıra gönderdi.Ale kráľ Jehojakim poslal mužov do Egypta, Elnatána, syna Achborovho, a niektorých mužov s ním, do Egypta.
Bunun üzerine Kral Yehoyakim peşinden adamlarını -Akbor oğlu Elnatanla başkalarını- Mısıra gönderdi.Ale król Joakim posłał niektórych do Egiptu, Elnatana, syna Achborowego, i innych z nim do Egiptu;
Bunun üzerine Kral Yehoyakim peşinden adamlarını -Akbor oğlu Elnatanla başkalarını- Mısıra gönderdi.Ale poslal král Joakim některé do Egypta, Elnatana syna Achborova i jiné s ním do Egypta.
Bunun üzerine Kral Yehoyakim peşinden adamlarını -Akbor oğlu Elnatanla başkalarını- Mısıra gönderdi.Ali poslal je kralj Jojakim nekatere v Egipt, Elnatana, sina Akborjevega, in druge može ž njim,
Bunun üzerine Kral Yehoyakim peşinden adamlarını -Akbor oğlu Elnatanla başkalarını- Mısıra gönderdi.Allora il re Ioiakìm inviò in Egitto uomini come Elnatàn figlio di Acbòr, e altri con lui
Bunun üzerine Kral Yehoyakim peşinden adamlarını -Akbor oğlu Elnatanla başkalarını- Mısıra gönderdi.Da sendte kong Jojakim nogen menn til Egypten, Elnatan, Akbors sønn, og nogen andre menn med ham,
Bunun üzerine Kral Yehoyakim peşinden adamlarını -Akbor oğlu Elnatanla başkalarını- Mısıra gönderdi.El rey Joacim envió a Egipto unos hombres: a Elnatán hijo de Acbor y a otros hombres con él
Bunun üzerine Kral Yehoyakim peşinden adamlarını -Akbor oğlu Elnatanla başkalarını- Mısıra gönderdi.여호야김 왕이 사람을 애굽으로 보내되 곧 악볼의 아들 엘라단과 몇 사람을 함께 애굽으로 보내었더니
Bunun üzerine Kral Yehoyakim peşinden adamlarını -Akbor oğlu Elnatanla başkalarını- Mısıra gönderdi.Le roi Jojakim envoya des gens en Égypte, Elnathan, fils d`Acbor, et des gens avec lui en Égypte.
Bunun üzerine Kral Yehoyakim peşinden adamlarını -Akbor oğlu Elnatanla başkalarını- Mısıra gönderdi.mas o rei Jeoiaquim enviou ao Egito certos homens; Elnatã, filho de Acbor, e outros com ele,
Bunun üzerine Kral Yehoyakim peşinden adamlarını -Akbor oğlu Elnatanla başkalarını- Mısıra gönderdi.Men Kong Jojakim sendte Folk til Ægypten; han sendte Elnatan, Akbors Søn, og nogle andre til Ægypten,
Bunun üzerine Kral Yehoyakim peşinden adamlarını -Akbor oğlu Elnatanla başkalarını- Mısıra gönderdi.Mutta kuningas Joojakim lähetti miehiä Egyptiin: Elnatanin, Akborin pojan, ja muita hänen kanssansa Egyptiin.
Bunun üzerine Kral Yehoyakim peşinden adamlarını -Akbor oğlu Elnatanla başkalarını- Mısıra gönderdi.Tapi Raja Yoyakim menyuruh Elnatan anak Akhbor bersama beberapa orang lain pergi ke Mesir dan mengambil Uria
Bunun üzerine Kral Yehoyakim peşinden adamlarını -Akbor oğlu Elnatanla başkalarını- Mısıra gönderdi.Vua Giê - hô-gia-kim bèn sai Eân-na-than , con_trai Aï c-bồ , và mấy người nữa cùng đi qua Ê - díp-tô ,
Bunun üzerine Kral Yehoyakim peşinden adamlarını -Akbor oğlu Elnatanla başkalarını- Mısıra gönderdi.Vua Giê-hô-gia-kim bèn sai Eân-na-than, con trai Aïc-bồ, và mấy người nữa cùng đi qua Ê-díp-tô,
Bunun üzerine Kral Yehoyakim peşinden adamlarını -Akbor oğlu Elnatanla başkalarını- Mısıra gönderdi.А цар Иоаким прати мъже в Египет, Елнатана, Аховоровия син, и известни мъже с него в Египет,
Bunun üzerine Kral Yehoyakim peşinden adamlarını -Akbor oğlu Elnatanla başkalarını- Mısıra gönderdi.Но царь Иоаким и в Египет послал людей: Елнафана, сына Ахборова, и других с ним.
Bunun üzerine Kral Yehoyakim peşinden adamlarını -Akbor oğlu Elnatanla başkalarını- Mısıra gönderdi.וישלח המלך יהויקים אנשים מצרים את אלנתן בן עכבור ואנשים אתו אל מצרים׃
Bunun üzerine Kral Yehoyakim peşinden adamlarını -Akbor oğlu Elnatanla başkalarını- Mısıra gönderdi.فارسل الملك يهوياقيم اناسا الى مصر ألناثان بن عكبور ورجالا معه الى مصر
Bunun üzerine Kral Yehoyakim peşinden adamlarını -Akbor oğlu Elnatanla başkalarını- Mısıra gönderdi.約 雅 敬 王 便 打 發 亞 革 波 的 兒 子 以 利 拿 單 、 帶 領 幾 個 人 往 埃 及 去

İlgili Sayfalar