adamları ile cümle

adamları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca Woozie'nin de adamları bu ikiliye yardımcı olmuştur.Mais les Boo Brothers les sauvent pour la deuxième fois.
O devirde, Çelebi ünvanı ilim adamlarına ve Mevlevî tarikatı büyüklerine verilmekteydi.Puis il concourt pour une place d'agrégé auprès des facultés des sciences.
Daha sonra otoparka Ghajini ve adamları gelir.And now at last, Comes Traveller and his master.
O ve adamları teslim olmaya zorlandılar ve sonunda yakalandı.Leurs chefs furent capturés ou se rendirent.
Böylece, Bizans tarihçilerine göre, adamlarına gemilerini Korint Kıstağı'nda karadan çektirtmeye karar verdi.Dès lors, selon les historiens byzantins, il décide de haler ses navires à travers l'isthme de Corinthe.
Nero, adamlarını şehri yakmaya gönderdi.Perry ordonne de brûler la ville.
Carl ve kendi adamları ile rakip kumarhane Caligula's Casino'yu soyar.C'est le moment que choisiront Woozie et Carl pour réaliser le casse du « Caligula's » casino.
O, Cortes ve adamlarının başkente girmesine izin verdi.Il accepta de loger Bekovitch et ses hommes mais à l'entrée de la ville.
Bazı bilim adamları ise eserin 5. asırda yazıldığını savunurlar.Les héros l'affrontent lors de la légende 5.
«O zaman bütün adamlarını topla!Et toute son Équipe !
Yahudi din adamlarının büyük bir kısmı Sabatay Sevi'ye karşı çıkmıştır.Mais progressivement, la plupart de ses fidèles abandonnèrent Sabbataï Tsevi.
Kostok (İbrahim Kurt) — Toro'nun adamlarından biri.Tous ces personnages sont en costume de torero.
Zamanının en önde gelen din adamlarındandır ve aynı zamanda önemli bir filozoftur.C’est le plus ancien des pilotes, il est d’une constitution relativement forte.
Adamları yakalar ve öldürür.Il piège et tue les cinq.
Batman binaya uçup Joker'in adamlarını devredışı bırakmaya gider.Batman est donc contraint de retourner dans le repaire du Joker.
Bilim adamlarının büyük çoğunluğu yıkımların insan elinden çıktığı konusunda hemfikirdir.Il apparaît que la majorité des scientifiques du climat se sont unis pour faire face aux critiques.
Adamlarından sadece birkaçı hayatta kalmayı başardı.Sur l'ensemble du groupe, seulement deux d'entre eux réussirent à survivre.
Dinsel törenlerini druid denen din adamları yönetirdi.Comme religion, ils avaient adopté le culte des druides.
Sinagog ve yeşivalar inşa ettirdi, Yahudi din adamları getirtip onları altın ve gümüşle ödüllendirdi.Il construisit des synagogues et des yechivot, fit venir des savants juifs qu'il gratifia d'or et d'argent .
Kardinal olacak din adamları mevcut Papa tarafından aday gösterilirler.Les cardinaux se devaient de trouver un pape.
Ekber Şah’ın yakın adamlarına şunları söyledi: “Padişah, Hak Tealâ’ya ve O’nun Rasulü’ne asi oldu.L'Imam Yahyâ Al Hâdî a dit : "Il (Allâh) révéla le Coran à Son Prophète (que La Paix soit sur lui).
Karşımızda sadece adamların resimleri var.On n'en connaît que des photographies.
Adamların hepsi uyuyor.Todos los hombres están durmiendo.
Uzay adamlarının eğitimi de burada gerçekleşir.Los entrenamientos de los astronautas también se realizan ahí.
Bu görüş Masonik bilim adamları tarafından göz ardı edilir.Ante este MILAGRO los hombres de ciencia se muestran incrédulos.
Zaferden sonra, kendi adamları ve Roxolani'den oluşan bir koalisyon tarafından öldürüldü.Tras su victoria, fue asesinado por una conjura entre su propio pueblo y los roxolanos.
Çılgınca bir kaprisle motive olmuş olarak Nero, açıktan açığa adamlarını şehri yakmaya gönderdi.Motivado por un capricho insano, Nerón envió abiertamente a hombres a incendiar la ciudad.
Oğluyla duygusal bir karşılaşmanın ardından Zoser, adamlarına Aida'nın bulunarak öldürülmesini emreder.Después de una pelea con su hijo, Zoser ordena a sus hombres que encuentren a Aida y la maten.
Einstein genel göreliliği formülüze ederken, o ve bilim adamları evrenin durağan olduğuna inanıyordu.Cuando Einstein formuló la relatividad general, él y sus contemporáneos creían en un universo estático.
Richardson, orada ona onun ve adamlarının Ayarlama Bürosu'ndan gelen ajanlar olduğunu söyler.Richardson explica que él y sus hombres son de "Los Agentes del Destino".
O ve adamları teslim olmaya zorlandılar ve sonunda yakalandı.Se vio obligado a rendirse y fue apresado.
Ancak durumu çaresizdir ve 20 Aralık günü kendi adamları tarafından öldürülür.Su posición, aun así, era muy precaria, y fue asesinado por uno de sus hombres el 20 de diciembre.
Polisler Rick'in bu teklifini kâbul eder ve Rick'in grubu Dawn ve onun adamları ile hastanede buluşur.Están de acuerdo y el grupo de Rick se encuentra con Dawn y sus oficiales en el hospital.
Bugünlerde bilim adamları nanoteknolojinin olası sonuçları üzerinde tartışıyorlar.Actualmente los científicos están debatiendo el futuro de las implicaciones de la nanotecnología.
Adamları da ya ölmüş, ya da kaçmıştı.O bien se rindieron o huyeron.
Ertesi gün, Robert ve adamları Rouen kalesini kuşattılar.El día siguiente Roberto y sus seguidores intentaron asediar el castillo de Ruan.
Antalas'ın adamları onların önünden kaçtı, Artabanes onları takip etmeyip, geri döndü.Los hombres de Antalas huyeron antes, pero Artabanes no los persiguió.
Adamlarının cesaretine ve disipline güvenen Sezar hatların tutulmasını emretti.César confió en la disciplina y valor de sus hombres, y ordenó mantener las líneas.
Burada Vespasian'ın adamları tarafından yakalandı ve öldürüldü.Allí fue asesinado por uno de los hombres de Vespasiano.
Adamları sen bırak dedin biz de bıraktık diye cevaplarlar.Ya les he dicho que vayan ellos...
19. yüzyılın en büyük bilim adamlarından biri olarak kabul edilir.Está considerado como uno de los científicos más grandes del siglo XIX.
Bilge adamların kalpleri Yüce majestelerinin tevazusu sayesinde korku ve şüphe ile çarpıldı.Los corazones de los hombres sabios fueron golpeados por el miedo y asombro debido a su humilde Majestad.
Sör Jaime Lannister’ın adamları tarafından öldürüldü.Muere a manos de los hombres de Jaime Lannister.
1765 yılında Angelus ve Darla, Holtz ve adamları tarafından bulunmuşlardır.En 1765, Angelus y Darla son descubiertos por Holtz en Italia.
Bütün adamları yürüyerek hattı oluşturmuştur.Todos sus hombres iban a pie.
Swearengen emrindeki adamlarından Dan’e Garret’i öldürmesini ve kaza süsü vermesini ister.Swearengen ordena a Dan Dority que elimine a Garret de manera que parezca un accidente.
Ricalarını yerine getirmelerini adamlarıma söyledim.Imponía respeto a sus rivales.
Bunu duyan Temuçin ve adamları hemen bulundukları yerden uzaklaştılar.Ella y Mentiritas tienen que irse al pueblo de donde venían.
Liderleri adamlarını uyandırmaya geldiğinde hepsinin ya ölü ya da kaçtığını görür.Cuando el jefe va a buscar a sus hombres, descubre que todos están abrasados y huye.
Liberalizmin önemli adamlarından birisiydi.Uno de los principales iniciadores del liberalismo.
Claudius'a daha mesafeli olanların çoğunluğu vakit kaybetmeden Nero'nun adamları hâline geldiler.Muchos de los partidarios menos fieles de Claudio pronto se pasaron a la facción de Nerón.
Ford ve adamları Falstaff'i evde ararken paravana arkasından gelen bir öpüşme sesi duyarlar.Al regresar de su búsqueda de Falstaff, los hombres oyen un beso detrás de la pantalla.
Tüm kral'ın adamları ve Kral'ın atları Hampti'yi bir araya koyamadı İngilizlere göre, Hampti bir yumurtadır.Ni todos los caballos ni todos los hombres del Rey pudieron a Humpty recomponer.
Nero, adamlarını şehri yakmaya gönderdi.Nerón incendió Roma.
Daha sonra otoparka Ghajini ve adamları gelir.Más tarde llegó el Porestina y otros.
Din adamları çocukları köle olarak sattığını iddia ediliyordu.Se vendió a los supervivientes como esclavos.
Maranzano'nun ofisine yüzleri Maranzano'nun adamlarınca tanınmayan dört Yahudi gangster gönderdi.Para tal fin organizó un grupo de sicarios, cuatro gángsteres judíos desconocidos para la gente de Maranzano.
(Adamlarından bir kısmını Hindistan'da bırakmıştı.)(Conservado por una descendiente de la modelo en Canadá).
Karşımızda sadece adamların resimleri var.Sólo hay personal de los Miembros.
Elde edilen kârı adamları arasında bölüştürdü.Con esto se conseguía que el capital estuviera repartido entre los propios trabajadores.
İlgili Sayfalar