Ana içeriğe geç
Sözlük

adamın ile cümle

adamın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bizim yaptığımız nachos ile öteki adamın yaptığı nachos arasındaki fark bunun aslında bir tatlı olması.Điểm khác biệt giữa món nacho của chúng tôi và của nơi khác, là món này thực chất là món tráng miệng.
Bizim yaptığımız nachos ile öteki adamın yaptığı nachos arasındaki fark bunun aslında bir tatlı olması.Diferenţa dintre nachos-ul nostru şi nachos-ul altora e că acesta e un desert.
Bizim yaptığımız nachos ile öteki adamın yaptığı nachos arasındaki fark bunun aslında bir tatlı olması.Het verschil tussen onze nachos en die van een andere kerel, is dat het eigenlijk een dessert is.
Bizim yaptığımız nachos ile öteki adamın yaptığı nachos arasındaki fark bunun aslında bir tatlı olması.저희들의 나쵸와 다른 분들의 나쵸가 다른 점은, 저희의 나쵸는 사실 디저트라는 것이죠.
Bizim yaptığımız nachos ile öteki adamın yaptığı nachos arasındaki fark bunun aslında bir tatlı olması.La diferencia entre nuestros nachos y los nachos de los demás es que estos en realidad son un postre.
Bizim yaptığımız nachos ile öteki adamın yaptığı nachos arasındaki fark bunun aslında bir tatlı olması.La différence entre nos nachos et des nachos de quelqu'un d'autre, est que c'est en fait un dessert.
Bizim yaptığımız nachos ile öteki adamın yaptığı nachos arasındaki fark bunun aslında bir tatlı olması.La differenza tra i nostri nachos e i nachos di altri, è che in realtà questo è un dessert.
Bizim yaptığımız nachos ile öteki adamın yaptığı nachos arasındaki fark bunun aslında bir tatlı olması.Perbedaan antara nacho kami dan orang lain adalah ini sebenarnya makanan penutup.
Bizim yaptığımız nachos ile öteki adamın yaptığı nachos arasındaki fark bunun aslında bir tatlı olması.Rozdiel medzi naším nachos a nachos od niekoho iného je ten, že toto je v skutočnosti dezert.
Bizim yaptığımız nachos ile öteki adamın yaptığı nachos arasındaki fark bunun aslında bir tatlı olması.Rozdíl mezi našimi nachos a nachos někoho jiného, je ten, že naše jsou ve skutečnosti moučník.
Bizim yaptığımız nachos ile öteki adamın yaptığı nachos arasındaki fark bunun aslında bir tatlı olması.Różnica między naszymi, a nachos innych, polaga na tym, że nasze to deser.
Bizim yaptığımız nachos ile öteki adamın yaptığı nachos arasındaki fark bunun aslında bir tatlı olması.Разликата между нашите начос и другите начоси, е, че това всъщност е десерт.
Bizim yaptığımız nachos ile öteki adamın yaptığı nachos arasındaki fark bunun aslında bir tatlı olması.Разница между нашими начос и любыми другими начос в том, что наши начос — это десерт.
Bizim yaptığımız nachos ile öteki adamın yaptığı nachos arasındaki fark bunun aslında bir tatlı olması.Різниця між нашими начос та начос інших кухарів у тому, що наші - це десерт.
Bizim yaptığımız nachos ile öteki adamın yaptığı nachos arasındaki fark bunun aslında bir tatlı olması.הוא שזה למעשה קינוח. אז הצ'יפסים מסוכרים, הבשר הטחון עשוי משוקולד,
Bizim yaptığımız nachos ile öteki adamın yaptığı nachos arasındaki fark bunun aslında bir tatlı olması.ان الفرق بين الناشوز خاصتنا والناشوز الذي يقوم به الآخرون هو أن هذا الطبق في الحقيقة هو طبق تحلاية
Bizim yaptığımız nachos ile öteki adamın yaptığı nachos arasındaki fark bunun aslında bir tatlı olması.私達のナチョスの違いは これはデザ−トだという事です チップスは飴掛けしてあり
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Booz disse al suo servo, incaricato di sorvegliare i mietitori: «Di chi è questa giovane?»
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Depois perguntou Boaz ao moço que estava posto sobre os segadores: De quem é esta moça?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Derpå sagde Boaz til den Karl, som havde Opsyn med Høstfolkene: "Hvor hører denne unge Kvinde hjemme?"
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Ðoạn , Bô - ô nói cùng đầy_tớ coi_sóc các con gặt rằng : Người gái trẻ này là con của ai ?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Ðoạn, Bô-ô nói cùng đầy tớ coi sóc các con gặt rằng: Người gái trẻ này là con của ai?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.És monda Boáz az õ szolgájának, a ki az aratók felügyelõje volt: Kié ez a leányzó?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Et Boaz dit à son serviteur chargé de surveiller les moissonneurs: A qui est cette jeune femme?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.I řekl Bóz služebníku svému, kterýž postaven byl nad ženci: Čí jest tato mladice?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.보아스가 베는 자들을 거느린 사환에게 이르되 이는 뉘 소녀냐
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Lalu Boas bertanya kepada mandurnya, "Siapa wanita itu?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Nato vpraša Boaz hlapca svojega, ki je bil postavljen čez ženjce: Čigava je ta mladenka?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Och Boas frågade den bland tjänarna, som hade uppsikt över skördemännen: »Vem tillhör den unga kvinnan där?»
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Og Boas sa til den av sine tjenere som var satt over høstfolkene: Hvem tilhører denne pike?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Potom riekol Boaz svojmu sluhovi, ktorý bol postavený nad žencami. Čia je táto dievčina?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Rzekł tedy Booz do sługi swego, który był przystawem nad żeńcami: Czyjaż to dzieweczka?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Şi Boaz a zis slujitorului însărcinat cu privegherea secerătorilor: ,,A cui este tînăra aceasta?``
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Sitten Booas sanoi palvelijallensa, joka oli leikkuuväen päällysmiehenä: "Kenen tuo nuori nainen on?"
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Und Boas sprach zu seinem Knechte, der über die Schnitter gestellt war: Wes ist die Dirne?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Y Boaz preguntó a su criado encargado de los segadores: --¿De quién es esa joven
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Τοτε ειπεν ο Βοοζ προς τον υπηρετην αυτου, τον επιστατην των θεριστων, Τινος ειναι η νεα αυτη;
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.И сказал Вооз слуге своему, приставленному к жнецам: чья это молодая женщина?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Тогава Вооз рече на слугата си, настойника на жътварите: Чия е тая млада жена?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.ויאמר בעז לנערו הנצב על הקוצרים למי הנערה הזאת׃
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.فقال بوعز لغلامه الموكل على الحصادين لمن هذه الفتاة.
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.波 阿 斯 問 監 管 收 割 的 僕 人 說 、 那 是 誰 家 的 女 子
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.波阿斯問監 管 收割 的 僕人 說 、 那 是 誰家 的 女子
- Boşluk psikozuna girdi. Harry, adamınla ilgilensen iyi olur.Harry , anh phải coi chừng người của mình!
- Boşluk psikozuna girdi. Harry, adamınla ilgilensen iyi olur.Vigyázzon az embereire.
Bu adamın ölçümünü hesaplamak oldukça basit.간단하군요
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey. Dio... Diophantus.Diofantos eller Diafantos jag vet inte hur man uttalar det
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Diofanto o Diafanto non so come si pronuncia
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Diofanto ou Diahphantus ou eu não sei como pronunciá-lo Dio ...
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Diofantos lub Diahphantus, dokładnie nie wiem jak to się poprawnie wymawia. Dio...
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Diophantus alebo Diaphantus, - neviem ako sa to vyslovuje - Dio...
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Diophantus. Diophantus ... v českém přepisu Diofantos a tomu se říká "otec algebry"
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Diophantus hay Diaphantus hoặc tôi không biết làm thế nào để phát âm nó. Dio...
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Diophantus of Diaphantus of ik weet niet hoe ik het uit moet spreken
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Diophantus or Diahphantus. Oder ich weiss nicht, wie man das ausspricht. Dio ...
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.És az úriember neve Diophantus vagy Diaphantus, nem tudom, hogyan kell kiejteni.
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Et il était un gentilhomme du nom de Diophante ou Diahphantus je ne sais, comment le prononcer.
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.디오판투스 혹은 디아판투스라고 합니다 정확한 발음이 무엇인지...
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Y este era un caballero llamado Diofante o Diofantus
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Διόφαντος ή Διοφάντης δεν γνωρίζω τον τρόπο προφοράς ΔΙΟ...
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
adamın ile cümle - Sayfa 33 - adamın kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App