adamını ile cümle
adamını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Sofrada otururlarken, RAB, Tanrı adamını yolundan döndüren peygambere seslendi.Mikor pedig az asztalnál ülének: lõn az Úr beszéde a prófétához, a ki õt visszahozta vala,
Sofrada otururlarken, RAB, Tanrı adamını yolundan döndüren peygambere seslendi.Mutta heidän istuessaan pöydässä tuli Herran sana profeetalle, joka oli tuonut hänet takaisin.
Sofrada otururlarken, RAB, Tanrı adamını yolundan döndüren peygambere seslendi.Pe cînd stăteau ei la masă, cuvîntul Domnului a vorbit proorocului, care -l adusese înapoi.
Sofrada otururlarken, RAB, Tanrı adamını yolundan döndüren peygambere seslendi.Plotseling, terwijl zij zo aan tafel zaten, kreeg de oude man een boodschap van de HERE
Sofrada otururlarken, RAB, Tanrı adamını yolundan döndüren peygambere seslendi.Sementara mereka duduk makan, TUHAN berbicara kepada nabi tua itu
Sofrada otururlarken, RAB, Tanrı adamını yolundan döndüren peygambere seslendi.Und da sie zu Tisch saßen, kam das Wort des HERRN zu dem Propheten, der ihn wieder zurückgeführt hatte;
Sofrada otururlarken, RAB, Tanrı adamını yolundan döndüren peygambere seslendi.Και ενω εκαθηντο εις την τραπεζαν, ηλθεν ο λογος του Κυριου προς τον προφητην τον επιστρεψαντα αυτον
Sofrada otururlarken, RAB, Tanrı adamını yolundan döndüren peygambere seslendi.А като седяха на трапезата, Господното слово дойде към пророка, който беше го върнал,
Sofrada otururlarken, RAB, Tanrı adamını yolundan döndüren peygambere seslendi.Когда они еще сидели за столом, слово Господне было к пророку, воротившему его.
Sofrada otururlarken, RAB, Tanrı adamını yolundan döndüren peygambere seslendi.ויהי הם ישבים אל השלחן ויהי דבר יהוה אל הנביא אשר השיבו׃
Sofrada otururlarken, RAB, Tanrı adamını yolundan döndüren peygambere seslendi.وبينما هما جالسان على المائدة كان كلام الرب الى النبي الذي ارجعه
Sofrada otururlarken, RAB, Tanrı adamını yolundan döndüren peygambere seslendi.二 人 坐 席 的 時 候 、 耶 和 華 的 話 臨 到 那 帶 神 人 回 來 的 先 知
Sofrada otururlarken, RAB, Tanrı adamını yolundan döndüren peygambere seslendi.二 人 坐席 的 時候 、 耶和華 的 話臨 到 那 帶 神人 回來 的 先知
Tamam, ben elimden geleni yapmış olayım da. Ayrıca, petrol çıkarma işindeki en iyi adamını vurmanın...- Je fais ça pour A.J. - Tu vas pas tuer ton meilleur élément.
Tamam, ben elimden geleni yapmış olayım da. Ayrıca, petrol çıkarma işindeki en iyi adamını vurmanın...Kár lenne a legjobb emberedet lepuffantani.
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!A pak tu samozřejmě máme to, co musí mít každý dobrý vědec, exploze!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!Apoi, ca orice om de știință care se respectă, creăm explozii!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!A potom tu máme, pravdaže, každý dobrý vedec to musí mať, výbuchy!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!Après nous avons, bien sûr, comme tout bon scientifique, des explosions !
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!Dan kemudian kita punya, tentu saja, seperti ilmuwan baik yang lainnya miliki, ledakan-ledakan!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!En natuurlijk, zoals het elke goede wetenschapper past: explosies!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!E poi abbiamo, è ovvio, come deve averle qualunque bravo scienziato, esplosioni!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!És persze ami egy tudós tarsolyából sem hiányozhat, robbantások!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!E temos, claro, como todo o bom cientista, explosões!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!Imamo pa jasno tudi, kot katerikoli dobri znanstveniki, eksplozije!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!그리고 많은 과학자들에게와 마찬가지로 우리에게는 이런 것도 있죠. 폭발!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!Mamy też coś, co oczywiście musi znaleźć się w każdym laboratorium: wybuchy!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!Och så har vi, självklart måste alla bra vetenskapsmän ha, explosioner!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!Und dann haben wir natürlich, wie es sich für einen Wissenschaftler ziemt, Explosionen!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!Y luego tenemos, por supuesto, como cualquier buen científico debe tener, ¡explosiones!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!Και στη συνέχεια έχουμε, φυσικά, όπως κάθε καλός επιστήμονας πρέπει να έχει, εκρήξεις!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!И разбира се като добри учени имаме експлозии!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!І, звичайно, тут є, як і має бути у гарного вченого цілий вибух.
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!Потом, конечно же, как у любого хорошего учёного, у нас должен быть взрыв!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!ויש לנו גם, כמובן, כמו שלכל מדען טוב ראוי שיהיה, פיצוצים!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!و لدينا أيضاً، بالطبع ، كما يتوجب على أي عالم جيد ، إنفجارات!
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.A stejně skoro nerozumím tomu, o čem hovoří většína vědců.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.Capisco ancora a malapena quello di cui parlano molti scienziati.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.Ik begrijp nog steeds nauwelijks wat de meeste wetenschappers zeggen.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.Jag förstår knappt vad de flesta forskare talar om.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.그럼에도 다른 과학자들이 무엇을 설명하는지 겨우 알아듣습니다.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.Mais je comprends à peine ce dont parle la majorité des scientifiques.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.Pero apenas entiendo de qué hablan la mayoría de los científicos.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.Tôi vẫn hầu như không hiểu những điều mà phần lớn các nhà khoa học đang nói đến.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.Totuși abia înţeleg despre ce vorbesc oamenii de ştiinţă.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.Μόλις και μετά βίας καταλαβαίνω τους περισσότερους επιστήμονες όταν μιλούν.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.Все още едва успявам да разбера това, за което повечето учени говорят.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.ואני עדיין מתקשה להבין על מה רוב המדענים מדברים.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.وللان اجدني بالكاد افهم ما يقوله معظم العلماء
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.友達が この実験について 説明しようとした時だって
Zenci herif Olimpiyat'larda sizin en iyi adamınızı alaşağı etti.A fekete, aki legyőze a ti embereiteket az olimpián.
Zenci herif Olimpiyat'larda sizin en iyi adamınızı alaşağı etti.Den svarte som slog er bäste man vid Olympiska spelen.
Zenci herif Olimpiyat'larda sizin en iyi adamınızı alaşağı etti.Die zwarte kerel die jullie beste man heeft verslagen bij de Olympische spelen?
Zenci herif Olimpiyat'larda sizin en iyi adamınızı alaşağı etti.El negro que venció a sus mejores hombres en los Juegos Olímpicos.
Zenci herif Olimpiyat'larda sizin en iyi adamınızı alaşağı etti.Ham den sorte, som slog jeres bedste mand stort ved OL.
Zenci herif Olimpiyat'larda sizin en iyi adamınızı alaşağı etti.Ham si hitam, orang yang mengalahkan atlit terbaikmu di Olimpiade.
Zenci herif Olimpiyat'larda sizin en iyi adamınızı alaşağı etti.Ο μαύρος που έσχισε τον δικό σας στους Ολυμπιακούς Αγώνες...;
Zenci herif Olimpiyat'larda sizin en iyi adamınızı alaşağı etti.Хем черно, който победи най-добрия си човек по време на олимпиадата.
Zenci herif Olimpiyat'larda sizin en iyi adamınızı alaşağı etti.Черно приятелче, което съдра задниците на най-добрите ви мъже на олимпиадата.
Zenci herif Olimpiyat'larda sizin en iyi adamınızı alaşağı etti.השחור, שניצח את האלוף .שלכם באולימפיאדה