adamış ile cümle
adamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Paris’teyken, kendini tamamen sosyalist devrimci harekete adamıştı.Khi còn ở Paris, Lavrov hoàn toàn cam kết với phong trào xã hội chủ nghĩa cách mạng.
Babası Muhammed Vâbili kendini islami ilimler ve edebiyata adamış birisi idi.Ông nội của ông là Vương Luân, là một nhà Nho được trọng vọng về đức hạnh và văn học.
Bunun üzerine kara büyü kitaplarıyla kendini eğitmiş ve kendini büyüye adamıştır.婿養子の正致が先立って没したため、孫の正典が嫡孫承祖した。
Öyle ki, 81 yıllık yaşamının büyük bir kısmını bu efsaneyi üretmeye adamıştır.創作においてはこの天正18年誅殺説が踏襲されることが多い。
Babasının tahttan indirilmesinden sonra kendisini babasının hizmetine adamıştır.世之介がダメならと父親の忠兵衛を肉体で籠絡する。
Aksu bu eseri vefatından sonra Metin Altıok'a adamıştır.この騒動後に大吾が六代目として就任する。
Pek çoğu da çıkardığı albümü ona adamıştır.その他、参加したアルバムは多数。
Aldığı ödülü sokak çocuklarına adamıştır.賞金は孤児院の子供達の為に稼いでいる。
Kitaplarını eşcinsellere adamıştır.書籍版では同性愛者。
Bayramov içinde Gozel’in 53 portresi ve 4 çiçek resmi bulunan "Gozel" isimli çalışmasını eşine adamıştır.拜拉莫夫创作了一系列以Gozel为题的纸上绘画送给她,其中包括53幅Gozel的肖像和四幅花卉作品。
Green Kolej, çalışmalarını çağdaş toplumda insanın refahına adamıştı.格林学院专注于人类福祉。
Sermet Karayel (Mustafa Üstündağ): Narin'e çocukluğundan beri aşık olan Sermet, hayatını bu aşka adamıştır.桐谷華凜(桐谷 華凛(きりたに かりん),聲:小倉唯) 代代侍奉橘家的一族,自幼開始就侍奉彌生。
Babasının tahttan indirilmesinden sonra kendisini babasının hizmetine adamıştır.그분은 하느님의 외아들이시며, 아버지에게서 나셨으며, 곧 아버지의 본질에서 나셨다.
Kendisini Hristiyanları ve Hristiyanlığı yok etmeye adamıştı.기독교를 왜곡하고 망치게 한 것은 바로 그들입니다.
Kendini radikal yollarla kadın haklarına adamıştır.그는 여성 인권 신장에도 관심이 많다.
Hayatının devamını coğrafyaya adamış olarak, son yıllarını özellikle öğretici açılarına, geçirdi.הוא בילה שם את שארית חייו, בעיקר בהוראה.
Mother's Milk'teki "Knock Me Down" ve Blood Sugar Sex Magik albümündeki "My Lovely Man" ona adamıştır.הלהקה אף הקדישה לו את השירים "Knock Me Down" ו-"My Lovely Man" מהאלבום "Blood Sugar Sex Magik".
Nicolas kendini vatanına adamış bir insandı, ve ev içerisinde Lehçe konuşulmasına özen gösteriyordu.ניקולא היה מסור למולדתו המאמצת, והתעקש על שימוש בשפה הפולנית בבית.
Kendisi kötüler okulundan kaçmıştır ve kendisini kötü olmaya adamıştır.שונאת את השכונקים בבית הספר שלה ומפלה אותם לרעה.
Yaşamının son yıllarını bu işe adamıştı.לתחום זה הקדישה את רוב שנות עבודתה.
Kendisinin 20 yıl boyunca yazmaya adamıştır.Опитва да пише в продължение на 20 години.
Tsvaygenbaum Dünyalar içinde Bizim Gözler adamıştır onun ev şehir, Derbent halkına.Цвайгенбаум посветен Мир в нашите очи на хората от родния си град Дербент.
Orff, zamanının büyük bölümünü yurtta ve yurtdışında bestecilik öğretmeye adamıştır.Димитраки получава високо за времето си образование в родния си град и в чужбина.
O da kendini dili kullanma konusundaki yeteneğini geliştirmeye adamıştır.Там скоро забелязват таланта му по отношение усвояването на нови езици.
Kendisi kötüler okulundan kaçmıştır ve kendisini kötü olmaya adamıştır.Радо усеща, че нещо не е наред и отново избягва от училището.
Aldığı ödülü sokak çocuklarına adamıştır.Novac koji je dobio za nagradu podijelio je obiteljima bratovih žrtava.
Eastwood, filmi vefat eden yönetmenleri ve mentorları Don Siegel ve Sergio Leone'ye adamıştır.Eastwood je posvetio film bivšim redateljima mentorima Donu Siegelu i Sergiu Leoneu.
Kendisini Hristiyanları ve Hristiyanlığı yok etmeye adamıştı.Nastojala je sjediniti kršćanstvo i socijalizam.
Brown ilk başta, Ortiz'in takımı (Haumea'nın keşfi için kredi verilmiş) için tüm desteğini adamıştı.Brown pôvodne uznal zásluhy Ortizovho tímu na objave.
Hayatını tıbba adamış ve eşinin ölümünden sonra tam bir aile babası olmuştur.Musel si zarábať na živobytie a po otcovej smrti sa stal dokonca živiteľom rodiny.
Pek çoğu da çıkardığı albümü ona adamıştır.Veliko plošč, ki sem jih igral, so bile njegove.
Yaşamının son yıllarını bu işe adamıştı.Šlo je za odločilna leta v njegovem življenju.
Hayatını coğrafya bilimine adamıştır.Ta on hariduselt geograaf.
Çetin, sofu bir idealist olan Ben-Gurion kendisini Yahudi Devletinin kurulmasına adamıştı.Ben-Guriyyon oli pühendunud sionist, kel oli oluline roll Iisraeli riigi rajamises ja ülesehitamises.
Ama öyle olsaydı bile, roket bilimi günümüzde bu işe kendini adamış amatörler tarafından yapılıyor.Dar chiar de-ar fi, ingineria rachetelor se face de amatori dedicaţi în aceste zile. Ştiaţi?
Ama öyle olsaydı bile, roket bilimi günümüzde bu işe kendini adamış amatörler tarafından yapılıyor.De még ha az is lenne, az űrkutatást is elhivatott amatőrök végzik manapság.
Ama öyle olsaydı bile, roket bilimi günümüzde bu işe kendini adamış amatörler tarafından yapılıyor.만약 로켓 과학이라고 하더라도, 요즘은 로켓 과학도 열성적인 아마추어들의 도움을 받는 세상이잖아요.
Ama öyle olsaydı bile, roket bilimi günümüzde bu işe kendini adamış amatörler tarafından yapılıyor.Ma anche se lo fosse, la scienza missilistica è fatta da appassionati amatori. Lo sapevate?
Ama öyle olsaydı bile, roket bilimi günümüzde bu işe kendini adamış amatörler tarafından yapılıyor.Mais même si ça l'était, des fusées sont construites par des amateurs passionnés de nos jours. Vous savez ?
Ama öyle olsaydı bile, roket bilimi günümüzde bu işe kendini adamış amatörler tarafından yapılıyor.Mas mesmo que fosse, a ciência espacial está a ser feita por amadores dedicados, hoje em dia. Sabem?
Ama öyle olsaydı bile, roket bilimi günümüzde bu işe kendini adamış amatörler tarafından yapılıyor.Але навіть, якби це було так, ракетобудуванням зараз займаються ревні фанати. Розумієте?
Ama öyle olsaydı bile, roket bilimi günümüzde bu işe kendini adamış amatörler tarafından yapılıyor.Но даже если бы это было так, ракетостроением сейчас занимаются преданные фанаты. Понимаете?
Ama öyle olsaydı bile, roket bilimi günümüzde bu işe kendini adamış amatörler tarafından yapılıyor.Но дори и да беше - ракетното дело се поема от предани аматьори тези дни. Нали знаете?
Ama öyle olsaydı bile, roket bilimi günümüzde bu işe kendini adamış amatörler tarafından yapılıyor.אבל גם אם היא כן היתה, בניית חלליות נעשית על ידי חובבנים מסורים בימים אלה, ידעתם את זה?
Ama öyle olsaydı bile, roket bilimi günümüzde bu işe kendini adamış amatörler tarafından yapılıyor.وحتي لو أنها كذلك , هذه الصناعة تعمل بواسطة هواه مكرسين هذه الأيام . أتعرفون ذلك ؟
Ama öyle olsaydı bile, roket bilimi günümüzde bu işe kendini adamış amatörler tarafından yapılıyor.熱心なアマチュアによって行われているのです ご存知ですか? だから、単語を見つけるのはそんなに難しいはずはないのです
Ancak, kendini inanılmaz bir şekilde bu işe adamış yürekli gönüllüler bizi ümitlendiriyordu.Ale napawali nas nadzieją, ci nieprawdopodobnie oddani i dzielni wolontariusze.
Ancak, kendini inanılmaz bir şekilde bu işe adamış yürekli gönüllüler bizi ümitlendiriyordu.그러나 헌신적이고 용감한 이들 자원봉사자들이 저희들에 용기를 주었지요
Ancak, kendini inanılmaz bir şekilde bu işe adamış yürekli gönüllüler bizi ümitlendiriyordu.אבל מה שנתן לנו תקוה היו המתנדבים המסורים והאמיצים להפליא --
Ancak, kendini inanılmaz bir şekilde bu işe adamış yürekli gönüllüler bizi ümitlendiriyordu.لكن من أعطانا الأمل المتطوعون المخلصون الشجعان
Ancak, kendini inanılmaz bir şekilde bu işe adamış yürekli gönüllüler bizi ümitlendiriyordu.熱意に満ちた勇気あるボランティアたちです 写真の3人は ペンギンに強制給餌を行っています
Bakanlık hayatını adamıştır.목사에 일생을 바쳤다.
Bakanlık hayatını adamıştır.הקדיש את חייו המשרד.
Bakanlık hayatını adamıştır.كرس حياته للوزارة.
Bakanlık hayatını adamıştır.私は今の書き込み時に、父のマップルは、健康な古いhardyの冬にあった
Başkanı'ndan daha fazla adamış biri daha yoktur. Bayanlar Baylar, Başkan Barack Obama. Herkese teşekkürler.皆さん ありがとうございます どうぞご着席ください
Başkanı'ndan daha fazla adamış biri daha yoktur. Bayanlar Baylar, Başkan Barack Obama.신사 숙녀 여러분, 버락 오바마 대통령입니다.
Başkanı'ndan daha fazla adamış biri daha yoktur. Bayanlar Baylar, Başkan Barack Obama.اكثر من رئيس الولايات المتحدة الاميركية. سيداتي سادتي، الرئيس باراك اوباما.
Ben o kadar önemli miyim? Hiç sanmıyorum. -Siz sadece bir iş adamısınız.Miami, bukan Kuba, Kawan.
Ben o kadar önemli miyim? Hiç sanmıyorum. -Siz sadece bir iş adamısınız.Miami, min vän, är inte Kuba.