adamış ile cümle
adamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Emekli olduktan sonra, Teresa kendini yetimlerin bakımı için adamış.After retirement, Teresa devoted herself to caring for orphans.
O, hayatını çalışmasına adamıştır.He devoted his life to his study.
O, gönüllü faaliyetine kendini adamış.She devoted herself to the volunteer activity.
O, kendini çocuklarına adamıştır.She is devoted to her children.
Kendini kocasına adamıştır.She is devoted to her husband.
Babası hayatını bilime adamıştı.His father dedicated his life to science.
Tom yaşamını bu olguyu incelemeye adamış.Tom devoted his life to the study of this phenomenon.
Biz kendimizi adamışız.We're committed.
Tom kendini adamış.Tom is committed.
Ben kendimi adamışım.I'm committed.
Sezar askerleri teşvik etti ve onları savaşmaya adamıştı.Caesar encouraged the soldiers and committed them to battle.
Tom çok kendini adamış.Tom is very committed.
Tom çok kendini işine adamış.Tom is very dedicated.
Sen bir beyefendi ve bir bilim adamısın.You're a gentleman and a scholar.
Tom probleme bir çözüm bulmak için hayatını adamış.Tom devoted his life to finding a solution to the problem.
Tom kendini işine adamış.Tom is very dedicated to his work.
Tom kendini adamıştı.Tom was devoted.
Tom gerçekten kendini işine adamış, değil mi?Tom is really dedicated, isn't he?
Tom kendini işine adamıştı.Tom threw himself into his work.
Sen ne tür bir bilim adamısın?What kind of scientist are you?
Tom kendini işine adamış bir aile erkeğidir.Tom is a dedicated family man.
Tom kendini işine çok adamış.Tom is very dedicated to his job.
Tom kendini işine adamıştır.Tom is dedicated to his job.
Gerçekten kendimi adamıştım.I was really committed.
Fadıl kendini kiliseye ve topluma adamıştır.Fadil was devoted to church and community.
Fadıl kendini adamış bir Hıristiyandı.Fadil was a committed Christian.
Tom daha iyisini yapmaya kendini adamış.Tom is committed to doing better.
Tom'un bu kadar kendini işine adamış olacağını sanmıyorum.I didn't think Tom would be so dedicated.
Sami kendini kültüne adamıştı.Sami was devoted to the cult.
Sami hayatını bu harika el değmemiş ormanları korumaya adamıştır.Sami dedicated his life to protect these wonderful virgin forests.
Bacewicz aynı zamanda kendini aile yaşamına da adamıştır.Bacewicz also dedicated time to family life.
Tsvaygenbaum Dünyalar içinde Bizim Gözler adamıştır onun ev şehir, Derbent halkına.Tsvaygenbaum is dedicated Worlds in Our Eyes to the people of his home city, Derbent.
Gitara 12 yaşında başlamış ve 19 yaşına geldiğinde bir profesyonel olarak kendini müziğe adamıştır.He began on guitar at age 12 and by 19 dedicated himself to music as a profession.
Sartre bu kitabı Olga Kosakiewicz'e ve öğrencisi Simone de Beauvoir'e adamıştır.Sartre dedicated the book to his companion Olga Kosakiewicz, a former student of Simone de Beauvoir.
Fransız Fizik Derneği ve halka ulaşma bilimin popülerleşmesi adamış özel bir bölüm vardır.French Physics Society has a specific section devoted to outreach and popularization of science.
Bunların birçoğu kendilerini çocuklara veya engellilere adamış olanlardır.Aside from those who converted, most were ransomed or enslaved.
Eastwood, filmi vefat eden yönetmenleri ve mentorları Don Siegel ve Sergio Leone'ye adamıştır.Eastwood dedicated the film to directors and mentors Sergio Leone and Don Siegel.
Kral Süleyman, Kudüs’teki tapınağı, Sukot’ta adamıştır(1 Kings 8; 2 Chron.Solomon built the temple in Jerusalem (2 Chron.
Yeni Kral II. Levon dindar olarak tanınıyor ve kendini Hıristiyalığa adamıştı.The new king Leo II was known as a pious king, devoted to Christianity.
Beethoven eseri arkadaşı Karl Alois’ya (Prens Lichnowsky) adamıştır.Beethoven dedicated the work to his friend Prince Karl von Lichnowsky.
Kendisinin 20 yıl boyunca yazmaya adamıştır.He has been writing for over twenty years.
Yaşamını Türkiye'de bilimin gelişmesine adamıştır.He is interested in improving science in India.
Hayatını Manisa'ya ve Manisalılara hizmet etmeye adamıştı.He spent his time serving Shiva and his devotees.
En büyük ve tek güç madde ve doğadır, demiş ve kendini Hristiyanları dinsizleştirmeye adamıştı.Shattered and alone, he chose a number and christened himself Number One.
Pliny arkadaşını, "kendisini yazmaya adamış sessiz ve çalışkan" birisi olarak tasvir eder.Pliny describes him as "quiet and studious, a man dedicated to writing."
Kendimi "Seks, Uyuşturucu ve Rock 'n' Roll"a adamıştım.I was entranced in a lifestyle of sex, drugs and Rock 'n' Roll.
O aynı kendini adamışlık, aynı güzellik.It's that same kind of commitment, that same kind of beauty.
Nasıl yaparsın, sadece bir şov adamısın!How could you, when you're just a show guy!
Ama öyle olsaydı bile, roket bilimi günümüzde bu işe kendini adamış amatörler tarafından yapılıyor.But even if it were, rocket science is being done by dedicated amateurs these days. You know?
Hayatımı çocuklarımla ne oynayacağımı bulmaya adamışım gibi hissediyorum"I feel like I could devote my life to figuring out what to play with my kids."
Kendini adamış bir piyanist belki de 20. yüzyılın büyük kült piyanisti.Was a beloved pianist, maybe the great cult pianist of the twentieth century.
O kadar heyecanlıyım ki kendimi tamamen ders planlarına adamış bir haldeyim.I'm so excited, I'm pouring myself into my lesson plans.
Kendilerini adalet, saflık ve sevgiye adamışlardır.They are all devoted to the cause of justice, purity and love.
Kendini, Afro-Amerikan halkının durumunu iyileştirmeye adamıştı.He was dedicated to the uplifting of African-American people.
Sen Mars adamısın. Değil mi?You the Mars guy, aren't you?
Hayatını medyumları ifşa etmeye adamış.He's devoted his whole life to bunking psychics.
Ve hayatlarını buna adamışlar.And they have dedicated their lives to it.
İşte bu insanlar kendilerini işlerine bu kadar adamış.That's the kind of dedication these people have.
O kendini adamış bir Hristiyan'dı.He was a committed Christian.
Kaliteli araçlar ve iyi eğitilmiş kendini işine adamış askerler gerektirir.It takes good equipment and well-trained, dedicated soldiers.