Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek, Ve sonunda adaleti zafere ulaştıracak.Nu va frînge o trestie ruptă, şi nici nu va stinge un fitil care fumegă, pînă va face să biruie judecata.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek, Ve sonunda adaleti zafere ulaştıracak.Třtiny nalomené nedolomí, a lnu kouřícího se neuhasí, až i vypoví soud k vítězství.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek, Ve sonunda adaleti zafere ulaştıracak.Trzciny nałamanej nie dołamie, a lnu kurzącego się nie zagasi, aż wystawi sąd ku zwycięstwu;
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek, Ve sonunda adaleti zafere ulaştıracak.приломаної тростини не доломить, і льону димуючого не потушить доки не доведе суду до подути,
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek, Ve sonunda adaleti zafere ulaştıracak.Смазана тръстика няма да пречупи, И замъждял фитил няма да угаси, Докато изведе правосъдието към победа.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek, Ve sonunda adaleti zafere ulaştıracak.трости надломленной не переломит, и льна курящегося не угасит, доколе не доставит суду победы;
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek, Ve sonunda adaleti zafere ulaştıracak.קנה רצוץ לא ישבור ופשתה כהה לא יכבנה עד יוציא לנצח משפט׃
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek, Ve sonunda adaleti zafere ulaştıracak.قصبة مرضوضة لا يقصف. وفتيلة مدخنة لا يطفئ. حتى يخرج الحق الى النصرة.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek, Ve sonunda adaleti zafere ulaştıracak.壓 傷 的 蘆 葦 、 他 不 折 斷 . 將 殘 的 燈 火 、 他 不 吹 滅 . 等 他 施 行 公 理 、 叫 公 理 得 勝
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek, Ve sonunda adaleti zafere ulaştıracak.壓傷 的 蘆葦 、 他 不 折斷.將殘 的 燈火 、 他 不 吹滅 . 等他 施行 公理 、 叫 公理 得勝
Fakat burada soru şu, af ve takdis adaletin yerini tutar mı?Aber die Frage ist, ersetzen Vergebung und Erlösung die Gerechtigkeit?
Fakat burada soru şu, af ve takdis adaletin yerini tutar mı?Ale pytanie brzmi: czy przebaczenie i odkupienie zastępuje sprawiedliwość?
Fakat burada soru şu, af ve takdis adaletin yerini tutar mı?Dar întrebarea este ar putea iertarea și izbăvirea păcatelor să înlocuiască justiția ?
Fakat burada soru şu, af ve takdis adaletin yerini tutar mı?De a kérdés az, hogy a megbocsátás és a bűnbánat helyettesíti-e az igazságot?
Fakat burada soru şu, af ve takdis adaletin yerini tutar mı?그러나 문제는, 용서와 구원이 정의를 대신할 수 있을까요?
Fakat burada soru şu, af ve takdis adaletin yerini tutar mı?Maar de vraag is: kan vergeving en verzoening rechtspraak vervangen?
Fakat burada soru şu, af ve takdis adaletin yerini tutar mı?Mais la question est : est-ce que le pardon et la rédemption remplacent la justice ?
Fakat burada soru şu, af ve takdis adaletin yerini tutar mı?Ma la domanda è: il perdono e la redenzione sostituiscono la giustizia?
Fakat burada soru şu, af ve takdis adaletin yerini tutar mı?Namuun pertanyaannya adalah apakah maaf dan penebusan menggantikan keadilan?
Fakat burada soru şu, af ve takdis adaletin yerini tutar mı?Nhưng câu hỏi là, sự tha thứ và cứu rỗi có thể thay thể được công lý?
Fakat burada soru şu, af ve takdis adaletin yerini tutar mı?Pero la pregunta es, ¿el perdón y la redención pueden reemplazar a la justicia?
Fakat burada soru şu, af ve takdis adaletin yerini tutar mı?Но вопрос вот в чем: заменяют ли прощение и искупление правосудие?
Fakat burada soru şu, af ve takdis adaletin yerini tutar mı?Но въпросът е, дали прошката и изкуплението заместват правосъдието?
Fakat burada soru şu, af ve takdis adaletin yerini tutar mı?אבל נשאלת השאלה, האם סליחה ומחילה מחליפים את הצדק?
Fakat burada soru şu, af ve takdis adaletin yerini tutar mı?ولكن السؤال هو، هل يحل الغفران والخلاص محل العدالة؟
Fakat burada soru şu, af ve takdis adaletin yerini tutar mı?容赦と贖罪は正義の代わりたり得るのか? ジョシュアは自分の犯罪を裁く
Golf ve flüt tartışmaları, adaletin neyi gerektirdiği probleminiDas zeigt, dass im Fall von Golf,
Golf ve flüt tartışmaları, adaletin neyi gerektirdiği probleminiEsto pone de manifiesto que tanto para el golf como para las flautas, es difícil decidir
Golf ve flüt tartışmaları, adaletin neyi gerektirdiği problemini이는 골프 경기에서도
Golf ve flüt tartışmaları, adaletin neyi gerektirdiği probleminiTo pokazuje że w golfie tak jak z fletami trudno powiedzieć co jest sprawiedliwe bez uporania się z pytaniem
Golf ve flüt tartışmaları, adaletin neyi gerektirdiği probleminiזה ממחיש, שבנוגע לגולף,
Golf ve flüt tartışmaları, adaletin neyi gerektirdiği probleminiذلك يوضح أنه مع الغولف،
Golf ve flüt tartışmaları, adaletin neyi gerektirdiği probleminiフルートの場合と同様 正義が何を求めているか
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.Ada lagi yang kulihat di dunia ini: di mana seharusnya ada keadilan dan kebaikan, di situ ada kejahatan
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.A ďalej som videl pod slnkom: miesto súdu, a tam bezbožnosť, a miesto spravedlivosti, a tam tiež bezbožnosť.
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.Dalje sem videl pod solncem: na mestu sodbe je bila nepravda in na mestu pravičnosti je bila brezbožnost.
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.Fremdeles så jeg under Solen, at Gudløshed var på Rettens Sted og Gudløshed på Retfærds Sted.
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.내가 해 아래서 또 보건대 재판하는 곳에 악이 있고 공의를 행하는 곳에도 악이 있도다
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.Láttam annakfelette a nap alatt, hogy az ítéletnek helyén hamisság, és az igazságnak helyén latorság van.
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.Přesto viděl jsem ještě pod sluncem na místě soudu bezbožnost, a na místě spravedlnosti nespravedlnost.
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.Ta lại còn thấy dưới mặt trời, trong nơi công đàng có sự gian ác, và tại chốn công bình có sự bất nghĩa.
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.Ta lại còn thấy dưới mặt_trời , trong nơi công đàng có sự gian_ác , và tại chốn công_bình có sự bất_nghĩa .
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.Видях още под слънцето Мястото на съда, а там беззаконието, - И мястото на правдата, а там неправдата.
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.Еще видел я под солнцем: место суда, а там беззаконие; место правды, а там неправда.
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.ועוד ראיתי תחת השמש מקום המשפט שמה הרשע ומקום הצדק שמה הרשע׃
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.وايضا رايت تحت الشمس موضع الحق هناك الظلم وموضع العدل هناك الجور.
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.我 又 見 日 光 之 下 、 在 審 判 之 處 有 奸 惡 . 在 公 義 之 處 也 有 奸 惡
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.我 又 見 日光 之下 、 在 審判 之 處有 奸惡 . 在 公義 之 處 也 有 奸惡
Haksız Yere Akıl Hastanesine Yatırılan Triniadlı Cheryl Miller Adaleti BulduLa trinitense Cheryl Miller obtiene justicia luego de ser detenida en un hospital siquiátrico
Haksız Yere Akıl Hastanesine Yatırılan Triniadlı Cheryl Miller Adaleti BulduUnrechtmäßig auf psychiatrischer Station festgehaltene Cheryl Miller aus Trinidad erfährt Gerechtigkeit
Haksız Yere Akıl Hastanesine Yatırılan Triniadlı Cheryl Miller Adaleti BulduОшибочно задержанная и отправленная в психбольницу Шерил Миллер добивается правосудия
Herkes adaleti sever sonuçta.Alla älskar rättvisa trots allt.
Herkes adaleti sever sonuçta.Alle elsker trods alt retfærdighed.
Herkes adaleti sever sonuçta. Evet.Afinal, todos adoram a justiça.
Herkes adaleti sever sonuçta.Tutti amano la giustizia, dopotutto.
Herkes adaleti sever sonuçta.Εξάλλου, όλοι αγαπούν τη δικαιοσύνη.
Herkes adaleti sever sonuçta.Справедливость любят все.
Her Şeye Gücü Yetene biz ulaşamayız. Gücü yücedir, Adaleti ve eşsiz doğruluğuyla kimseyi ezmez.ért rettegjék õt az emberek; a [kevély] bölcsek közül nem lát õ egyet sem.
Her Şeye Gücü Yetene biz ulaşamayız. Gücü yücedir, Adaleti ve eşsiz doğruluğuyla kimseyi ezmez.전능자를 우리가 측량할 수 없나니 그는 권능이 지극히 크사 심판이나 무한한 공의를 굽히지 아니 하심이라
Her Şeye Gücü Yetene biz ulaşamayız. Gücü yücedir, Adaleti ve eşsiz doğruluğuyla kimseyi ezmez.og den Almægtige finder vi ikke. Almægtig og rig på Retfærd bøjer han ikke Retten;