‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.Du må ikke bøje din fattige Landsmands Ret i hans Retssag.
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.Du skal ikke i nogen sak bøie retten for den fattige som bor hos dig.
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.Du skall icke i någon sak vränga rätten för den fattige som du har hos dig.
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.Du sollst das Recht deines Armen nicht beugen in seiner Sache.
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.너는 가난한 자의 송사라고 공평치 않게 하지 말며
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.La judecată, să nu te atingi de dreptul săracului.
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.Não perverterás o direito do teu pobre na sua demanda.
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.Nepřevrátíš soudu chudého svého v jeho při.
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.Ne zavijaj pravice siromaku svojemu v pravdi njegovi.
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.Nezohneš súdu svojho chudobného v jeho pravote!
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.Nie będziesz podwracał sądu ubogiemu twemu w sprawie jego.
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.Non farai deviare il giudizio del povero, che si rivolge a te nel suo processo
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız."No pervertirás el derecho del necesitado en su pleito
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.Perlakukanlah orang miskin dengan adil kalau ia datang mengajukan perkaranya ke pengadilan
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.Trong cơn kiện cáo, ngươi chớ phạm quyền lợi của người nghèo ở giữa vòng ngươi.
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.Trong cơn kiện_cáo , ngươi chớ phạm quyền_lợi của người nghèo ở giữa vòng ngươi .
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.Tu ne porteras point atteinte au droit du pauvre dans son procès.
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.U mag iemand in een rechtszaak niet benadelen, omdat hij arm is.
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.Δεν θελεις διαστρεψει το δικαιον του πενητος σου εν τη κρισει αυτου.
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.Да не изкривяваш правото на сиромаха между вас в делото му.
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.Не суди превратно тяжбы бедного твоего.
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.לא תטה משפט אבינך בריבו׃
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.لا تحرّف حق فقيرك في دعواه.
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.不 可 在 窮 人 爭 訟 的 事 上 屈 枉 正 直
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.不可在窮人 爭訟 的 事 上 屈枉 正直
En büyük kölelik halâ devam ederken... ...hiç bir adaleti gerçekleştiremeyiz.Kita tidak akan mendapat keadilan ... ...sementara perbudakan terbesar masih ada.
En büyük kölelik halâ devam ederken... ...hiç bir adaleti gerçekleştiremeyiz.Nemůžeme doufat v jakoukoli spravedlnost, pokud stále přetrvává nejhorší druh otroctví.
En büyük kölelik halâ devam ederken... ...hiç bir adaleti gerçekleştiremeyiz.Nie możemy mówić o wolności... ...dopóki istnieją formy ucisku.
En büyük kölelik halâ devam ederken... ...hiç bir adaleti gerçekleştiremeyiz.Не можем да се надяваме на никакво правосъдие... ...докато такова робство съществува.
Evet. Adaleti ilk uygulayan zirveye yerleşir.Ja, den som åberopar det först vinner.
Evet. Adaleti ilk uygulayan zirveye yerleşir.Se, joka käyttää sanaa ensin, voittaa.
Evet. Adaleti ilk uygulayan zirveye yerleşir.Ten, kto się na nią powoła pierwszy, jest górą.
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!A kik ürömmé változtatják az ítéletet és az igazságot földre tiporják.
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!Các ngươi đổi sự ngay thẳng ra ngải cứu, và ném sự công bình xuống đất!
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!Các ngươi đổi sự ngay_thẳng ra ngải_cứu , và ném sự công_bình xuống đất !
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!Celakalah kamu, kamu yang memutarbalikkan keadilan dan memperkosa hak orang
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!De som forvender retten til malurt og kaster rettferdigheten til jorden!
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!die ihr das Recht in Wermut verkehrt und die Gerechtigkeit zu Boden stoßt.
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!Essi trasformano il diritto in veleno e gettano a terra la giustizia
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!I som förvandlen rätten till malört och slån rättfärdigheten ned till jorden, veten:
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!공법을 인진으로 변하며 정의를 땅에 던지는 자들아
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!Kteříž proměňují v pelynek soud, a spravedlnosti na zemi zanechávají),
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!Którzy obracacie sąd w piołun, a sprawiedliwość na ziemi opuszczacie: Szukajcie, mówię.
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!O vous qui changez le droit en absinthe, Et qui foulez à terre la justice!
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!te, jotka muutatte oikeuden koiruohoksi ja vanhurskauden maahan kukistatte.
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!Tí ktorí obracajú súd na palinu a spravedlivosť nechávajú na zemi.
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!Ve dem, som gør Ret til Malurt og kaster Retfærd i Støvet!
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!Vi, ki prevračate pravico v pelin in teptate pravičnost,
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!voi cari prefaceţi dreptul în pelin, şi călcaţi dreptatea în picioare!
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!Vosotros que convertís el derecho en ajenjo y echáis por tierra la justicia
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!Vós que converteis o juízo em alosna, e deitais por terra a justiça,
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!Σεις, οι μεταστρεφοντες την κρισιν εις αψινθιον και απορριπτοντες κατα γης την δικαιοσυνην,
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!Вие, които обръщате правосъдието в пелин, И хвърляте наземи правдата,
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!О, вы, которые суд превращаете в отраву и правду повергаете на землю!
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!ההפכים ללענה משפט וצדקה לארץ הניחו׃
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!يا ايها الذين يحوّلون الحق افسنتينا ويلقون البر الى الارض
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!你 們 這 使 公 平 變 為 茵 蔯 、 將 公 義 丟 棄 於 地 的
Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!你 們這 使 公平 變為 茵蔯 、 將公義 丟棄 於 地 的
Ey adaleti seven güçlü kral, Eşitliği sen sağladın, Yakup soyunda doğru ve adil olanı sen yaptın.(98:4) И могущество царя любит суд. Ты утвердил справедливость; суд и правду Ты совершил в Иакове.
Ey adaleti seven güçlü kral, Eşitliği sen sağladın, Yakup soyunda doğru ve adil olanı sen yaptın.A moc kráľova miluje súd; ty si ustanovil spravedlivé právo; súd a spravedlivosť si ty učinil v Jakobovi.