Ana içeriğe geç
Sözlük

adaleti ile cümle

adaleti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.Pravičnost ljubi in sodbo, milosti GOSPODOVE polna je zemlja.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.Szereti az igazságot és törvényt; az Úr kegyelmével telve a föld.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.Αγαπα δικαιοσυνην και κρισιν απο του ελεους του Κυριου ειναι πληρης η γη.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.Той обича правда и правосъдие; Земята е пълна с милосърдието Господно.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.אהב צדקה ומשפט חסד יהוה מלאה הארץ׃
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.‎يحب البر والعدل. امتلأت الارض من رحمة الرب‎.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.他 喜 愛 仁 義 公 平 . 遍 地 滿 了 耶 和 華 的 慈 愛
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.他 喜愛仁 義 公平 . 遍地 滿 了 耶和華 的 慈愛
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.Chúng ta đều biết đến sự công bằng, công lý và cơ hội.
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.Kita tahu seperti apa bentuk dari kejujuran, keadilan, dan kesempatan.
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.우리는 공정함, 정의 그리고 기회가 어떤 것인지 알고 있습니다.
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.Me tiedämme, miltä reiluus, oikeus ja mahdollisuus näyttävät.
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.Nós sabemos o que a justeza, a justiça e a oportunidade são.
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.Nous savons ce à quoi ressemblent l'équité, la justice et la possibilité de réussir.
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.Sabemos qué aspecto tienen la justicia y la oportunidad.
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.Sappiamo cosa sono la giustizia e l'opportunità.
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.Stim cum arata corectitudinea si justitia si oportunitatea.
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.Tudjuk, hogy milyen az egyenlőség, igazságosság és lehetőség.
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.Vieme, ako vyzerá čestnosť, spravodlivosť a príležitosť.
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.Vi vet hur rätt och rättvisa ser ut, och möjlighet till utveckling.
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.Všichni víme, jak vypadá čestnost, spravedlnost a příležitost.
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.We weten hoe billijkheid en gerechtigheid en kansen eruit zien.
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.Wiemy, jak wygląda uczciwość, sprawiedliwość i szanse.
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.Wir wissen, wie Fairness und Gerechtigkeit und Möglichkeiten aussehen.
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.Πως γνωρίζουμε με τι μοιάζουν η αμεροληψία και η δικαιοσύνη και οι ίσες ευκαιρίες.
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.Знаем как изглеждат честността, справедливостта и възможностите.
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.Ми знаємо, як виглядає справедливість, правосуддя і можливість.
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.Мы знаем, что такое справедливость, правосудие и равные возможности.
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.אנחו יודעים איך הגינות, צדק והזדמנות נראים.
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.نحن نعرف كيف يبدو الإنصاف والعدالة والفرصة.
Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.私達は皆知っているのです
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Aku mengikuti jalan keadilan, aku melangkah di jalan kejujuran
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Ando pelo caminho da retidão, no meio das veredas da justiça,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Az igazságnak útán járok, és az igazság ösvényének közepén.
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Camino por la senda de la justicia, por los senderos del derecho
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Chodím cestou spravedlivosti, stredom dráh súdu,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Eu umblu pe calea nevinovăţiei, pe mijlocul cărărilor neprihănirii,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Ich wandle auf dem rechten Wege, auf der Straße des Rechts,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Ik laat iemand wandelen op de weg van de gerechtigheid, midden op de goede wegen.
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Io cammino sulla via della giustizia e per i sentieri dell'equità
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Jeg vandrer på Retfærds Vej. midt hen ad Rettens Stier
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Je marche dans le chemin de la justice, Au milieu des sentiers de la droiture,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.나는 의로운 길로 행하며 공평한 길 가운데로 다니나니
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Minä vaellan vanhurskauden polkua, oikeuden teitten keskikohtaa,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.På rättfärdighetens väg går jag fram, mitt på det rättas stigar,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.På rettferds vei vandrer jeg, midt på rettens stier;
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Po poti pravičnosti hodim, posredi stezá postavnosti,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Prowadzę ścieszką sprawiedliwości, pośrodkiem ścieżek sądu,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Stezkou spravedlnosti vodím, prostředkem stezek soudu,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Ta đi trong con đường công bình, Giữa các lối ngay thẳng,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Ta đi trong con đường công_bình , Giữa các lối ngay_thẳng ,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Περιπατω εν οδω δικαιοσυνης, αναμεσον των τριβων της κρισεως,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Ходя по пътя на правдата. Всред пътеките на правосъдието,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Я хожу по пути правды, по стезям правосудия,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.בארח צדקה אהלך בתוך נתיבות משפט׃
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.في طريق العدل اتمشى في وسط سبل الحق
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.我 在 公 義 的 道 上 走 、 在 公 平 的 路 中 行
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.我 在 公義 的 道上 走 、 在 公平 的 路 中行
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.Älä väännä vääräksi keskuudessanne asuvan köyhän oikeutta hänen riita-asiassansa.
‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.A te szegényednek igazságát el ne fordítsd az õ perében.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod