O adada bol bol yiyecek var.На этом острове полно съестного.
"O adada neler oluyor?" ve genellikle soruyu şu takip ediyor:"Ce naiba e insula aceea?" Ştiţi, este de obicei urmată de,
"O adada neler oluyor?" ve genellikle soruyu şu takip ediyor:"C'est quoi au juste cette île ?", et en général ils enchaînent sur:
"O adada neler oluyor?" ve genellikle soruyu şu takip ediyor:"Co je sakra zač ten ostrov?" A pak obvykle následuje,
"O adada neler oluyor?" ve genellikle soruyu şu takip ediyor:"Hvad helvede er det for en ø?" Som regel fulgt op af,
"O adada neler oluyor?" ve genellikle soruyu şu takip ediyor:"그 섬은 대체 뭔가요?" 그리고 그 다음 질문은 이겁니다
"O adada neler oluyor?" ve genellikle soruyu şu takip ediyor:"Mi a fene az a sziget?" majd gyakran így folytatják:
"O adada neler oluyor?" ve genellikle soruyu şu takip ediyor:"Mikä ihme se saari oikein on?" Sitä seuraa yleensä,
"O adada neler oluyor?" ve genellikle soruyu şu takip ediyor:"O co chodzi z tą wyspą?" Następne pytanie to:
"O adada neler oluyor?" ve genellikle soruyu şu takip ediyor:"¿Qué demonios es esa isla?", saben, por lo general seguido de:
"O adada neler oluyor?" ve genellikle soruyu şu takip ediyor:"Que raio é aquela ilha?" Depois, normalmente, segue-se:
"O adada neler oluyor?" ve genellikle soruyu şu takip ediyor:"Was zum Teufel ist diese Insel?" Naja, danach folgt dann meistens:
"O adada neler oluyor?" ve genellikle soruyu şu takip ediyor:"Wat is dat eiland in godsnaam?", meestal gevolgd door:
"O adada neler oluyor?" ve genellikle soruyu şu takip ediyor:"Τι στο καλό είναι αυτό το νησί;" και συνήθως ακολουθεί το:
"O adada neler oluyor?" ve genellikle soruyu şu takip ediyor:"Какъв е този остров, по дяволите?" И обикновено следва:
"O adada neler oluyor?" ve genellikle soruyu şu takip ediyor:"Что это, блин, за остров?" Вот, и после этого обычно добавляют:
"O adada neler oluyor?" ve genellikle soruyu şu takip ediyor:"מה זה האי הזה לעזאזל?" ובדרך כלל מיד אחרי כן
"O adada neler oluyor?" ve genellikle soruyu şu takip ediyor:"ما هذه الجزيرة بالله عليك؟" و غالبا يتبع هذا السؤال بـ,
"O adada neler oluyor?" ve genellikle soruyu şu takip ediyor:この質問は通常こう続きます 「いやマジで あの島はいったい何なの?」
Okinawa, 161 küçük adadan oluşuyor.오키나와는 사실 161개의 작은 섬들로 이루어져있습니다.
Okinawa, 161 küçük adadan oluşuyor.Archipelag Okinawa to właściwie 161 wysp.
Okinawa, 161 küçük adadan oluşuyor.Okinawa är egentligen 161 små öar.
Okinawa, 161 küçük adadan oluşuyor.Okinawa består af 161 små øer.
Okinawa, 161 küçük adadan oluşuyor.Okinawa besteht in Wirklichkeit aus 161 kleinen Inseln.
Okinawa, 161 küçük adadan oluşuyor.Okinawa è di fatto composta da 161 piccole isole.
Okinawa, 161 küçük adadan oluşuyor.Okinawa es en realidad un conjunto 161 pequeñas islas.
Okinawa, 161 küçük adadan oluşuyor.Okinawa este formata din 161 de mici insule.
Okinawa, 161 küçük adadan oluşuyor.Okinawa est en fait composé de 161 petites îles.
Okinawa, 161 küçük adadan oluşuyor.Okinawa sebenarnya terdiri dari 161 pulau-pulau kecil.
Okinawa, 161 küçük adadan oluşuyor.Okinawa thực ra là 161 hòn đảo nhỏ.
Okinawa, 161 küçük adadan oluşuyor.Okinawu tvoří 161 malých ostrovů.
Okinawa, 161 küçük adadan oluşuyor.Η Οκινάουα είναι κατ'ακρίβεια 161 μικρά νησιά.
Okinawa, 161 küçük adadan oluşuyor.Окинава всъщност се състои от 161 малки острови.
Okinawa, 161 küçük adadan oluşuyor.Окинава - это цепь из 161 маленьких островов.
Okinawa, 161 küçük adadan oluşuyor.Окінава складається з 161 маленького острова.
Okinawa, 161 küçük adadan oluşuyor.אוקינאווה מורכבת מ161 איים קטנים.
Okinawa, 161 küçük adadan oluşuyor.في الواقع تتألف اوكيناوا من 161 جزيرة صغيره .
Okinawa, 161 küçük adadan oluşuyor.その本島の北部は
Ona çıkacağımızı söyle! acenta bize büyük ve yalnız bir eve geleceğimizi söylemedi biliyorsun, bir adadaydı¡ Dile que lo dejamos! La agencia no nos dijo que la casa era tan grande y solitaria. Sabías que era una isla.
Otur, uyu ve oyna deriden yapılmış büyük bir jeodezik adada.앉고, 자고, 노는 행위는 모두 가죽으로 된 격자 섬 위에서 이루어집니다.
Otur, uyu ve oyna deriden yapılmış büyük bir jeodezik adada.Man sitzt, schläft und spielt auf einer großen geodätischen Insel aus Leder.
Otur, uyu ve oyna deriden yapılmış büyük bir jeodezik adada.On s'assied, on dort et on joue sur une grande île géodésique en cuir.
Otur, uyu ve oyna deriden yapılmış büyük bir jeodezik adada.Siedzicie, śpicie i bawicie się na dużej geodezyjnej wyspie zrobionej ze skóry.
Otur, uyu ve oyna deriden yapılmış büyük bir jeodezik adada.Stai aşezat, dormi şi te joci pe o insulă mare geodezică făcută din piele.
Otur, uyu ve oyna deriden yapılmış büyük bir jeodezik adada.Uno se sienta, duerme y juega en una gran isla geodésica hecha de cuero.
Otur, uyu ve oyna deriden yapılmış büyük bir jeodezik adada.Vi sedete, dormite e giocate su una grande isola geodetica fatta di pelle.
Otur, uyu ve oyna deriden yapılmış büyük bir jeodezik adada.Θα κάθεσαι, θα κοιμάσαι και θα παίζεις σε ένα γεωδαιτικό νησί φτιαγμένο από δέρμα.
Otur, uyu ve oyna deriden yapılmış büyük bir jeodezik adada.Вы сидите, спите, играете на этом большом "острове", сделанном из кожи.
Otur, uyu ve oyna deriden yapılmış büyük bir jeodezik adada.Мястото ви за сядане, сънят и играта ви са на един голям геодезичен остров, изработен от кожа.
Otur, uyu ve oyna deriden yapılmış büyük bir jeodezik adada.אתה יושב, אתה ישן ואתה משחק על אי גיאודזי עשוי עור.
Otur, uyu ve oyna deriden yapılmış büyük bir jeodezik adada.مقعدك، مكان نومك و لعبك في جزيره مصنوعه من الجلد.
Otur, uyu ve oyna deriden yapılmış büyük bir jeodezik adada.革製のポリゴンメッシュ的な島で行います ここに見えますね
Palu'nun bu adada bıraktığı bir avuç şeyden fazlası var.Alig néhány palu él még ezen a szigeten.
Palu'nun bu adada bıraktığı bir avuç şeyden fazlası var.Có một vài khó khăn thuộc palu phía trái ở đảo này
Palu'nun bu adada bıraktığı bir avuç şeyden fazlası var.Er zijn minder dan een handvol palu over op dit eiland.
Palu'nun bu adada bıraktığı bir avuç şeyden fazlası var.Es sind weniger als eine Handvoll Palu übrig auf dieser Insel.
Palu'nun bu adada bıraktığı bir avuç şeyden fazlası var.Il ne reste qu'une poignée de palu sur cette île.
Palu'nun bu adada bıraktığı bir avuç şeyden fazlası var.이 섬에서 떠난 팔루는 거의 없습니다.
Palu'nun bu adada bıraktığı bir avuç şeyden fazlası var.Menej ako hrsť paluanov ostalo na tomto ostrove.
Palu'nun bu adada bıraktığı bir avuç şeyden fazlası var.Na ostrově už je jen hrstka paluů.