Adada Locke, Charlie'ye saldıran yaban domuzunu yakalar ve Charlie'ye yem olduğu için teşekkür eder.Locke fanger villsvinet og takker Charlie for at han fungerte som åte.
Adada inşa edilmiş en büyük törensel yapıdır.Dette er det største fartøyet som har vært bygget på øya.
Bella ve Edward ise bu adada balayı yapıyor.Bella og Edward drar på bryllupsreise til Isle Esme.
Adada toplanan verginin ada için harcanması kararlaştırıldı.Plikten til forsvare øya er fortsatt opprettholdt.
Romalılar 410 yılı itibarıyla adadan bir daha dönmemek üzere çekilmişlerdir.Romerne forlot Britannia i 410 for aldri å vende tilbake.
Buranın üç adadan oluştuğu bilinmiyordu.Det er ikke kjent om han var i land på øyen.
Adada bulunan en eski taşların tarihleri ancak 16 milyon yıl öncesine kadar gider.Den eldste steinprøven som er funnet dateres tilbake til ca. 16 millioner år.
Adada otomobiller yasaktır.Biltrafikk er ikke tillatt på øya.
Adada iki dillilik (Yupikçe ve İngilizce) görülür.Det er to måter å komme til øya på.
Çok nadir bulunur ve hatta yalnızca bir adada kalmış olabilir.Forholdene kan variere stort selv på en liten øy.
Novaya Zemlya, iki büyük adadan oluşur.New Zealand består av et stort antall øyer.
Adada havaalanı bulunmamakta, sadece küçük bir liman bulunmaktadır.Øya har ingen flyplass, kun en liten fiskehavn.
4 Ocak 1935'teki Erdek Depremi adada büyük bir yıkıma yol açtı.Den 4. januar 1935 ble øya rammet av et kraftig jordskjelv.
1348'de Cenovalılar adadan kovuldu.I 1338 ble de jaget fra øyene av de innfødte.
Adada en yaygın spor hokeydir.Ishockey er den mest populære sporten i Latvia.
Adada fener bulunur.Huskatt finnes på øya.
Gerçekten de adada daha önceden bulunmuştur.Et gardsbruk lå tidligere på øya.
Adada araba ve bisiklet ile ulaşım yasaktır.Motorvogner og sykkel er forbudt på øygruppen.
Uçak enkazından kalanlar adada hâlâ görülebilir.Rester av havneanlegget på Isnes kan fortsatt sees.
Bugün dahi adada insan yerleşimi yoktur.Det er i dag ikke lenger noen fastboende på øyene.
2011 yılında yapılan bir araştırmaya göre adada sadece 79 adet cüce tembelhayvan bulunmakta.Per 2017 regner forskerne med at det kun er omkring 35 genetisk rene villkatter igjen i Skottland.
İrili ufaklı yaklaşık 70 adadan, 20'sinde yerleşim vardır.På øya ligger det ca. 90 små hytter, bygget i 1920- og 1930-årene.
Adada her mevsim Güneş görülebilir.I Norge er de å se hver sommer langs kysten.
Adada birçok sinema filmi çekildi.Flere radioversjoner ble laget av filmen.
Moğollardan kaçan Alaaddin Muhammed Hazar Denizi'nde bir adada ölmüştür.Muhammed ble drevet på flukt, og fant sin død på en øy i Kaspihavet.
Adada Sawyer Boone'u eşyalarını karıştırırken yakalar.Tilbake på øyen, tar Sawyer Boone på fersk gjerning i det han roter i sakene hannes.
Rusları adadan uzaklaştırmayı başardı.Jepang berhasil mengosongkan pulau.
Adada önemli arkeolojik sitlerden bazıları bulunur.Ada sejumlah situs arkeologi di pulau ini.
30 Nisan 534/535'te Amalasuntha sürgünde iken bu adada hamamda iken boğularak öldürüldü.Akhirnya, pada 30 April 534/535, Amalasuntha dibunuh.
Fiji, ( 106'sı ıssız) 322 adadan ve 522 küçük adacıktan oluşur.Negara Fiji terdiri dari 322 pulau, di mana 106 diantaranya tidak dihuni, dan 522 pulau kecil lainnya.
Yaklaşık 350 adadan oluşmaktadır.Øygarden terdiri atas sekitar 450 pulau.
Luzon, Filipinler'de bulunan üç adadan ekonomik ve politik açıdan en önemli ve alan bakımından en büyüğüdür.Luzon menunjuk kepada pulau terbesar di Filipina dan juga terpenting dalam bidang ekonomi dan politik.
Willem Barents, 20 Haziran'da, adada kendi kendine ölmüştür.Namun, Barentsz sendiri meninggal pada 20 Juni.
Adada birçok nehir bulunmakta olup Shinano Nehri ülkenin en uzun nehridir.Terdapat banyak sungai termasuk Sungai Shinano, sungai terpanjang di Jepang.
Çok nadir bulunur ve hatta yalnızca bir adada kalmış olabilir.Dipercaya bahwa ia umum ditemukan pada beberapa pulau namun jarang pada pulau lainnya.
Çin etkisi, adada M.Ö. 300 yılından beri görülmektedir.Di daratan Cina, seruni sudah dibudidayakan sejak 3.000 tahun yang lalu.
Japon Takımadaları toplam 6852 adadan oluşmakta olup bunlardan 430'unda yerleşim bulunmaktadır.Kepulauan Jepang terdiri dari lebih kurang 6.852 pulau , , termasuk empat pulau utama.
38 adadan oluşur.Kepulauan ini memiliki 84 pulau.
Bu askerler, o adadaki seçilmiş askerlerden yapılmaktadır ve bu askerler içinde Max amca da vardır.Infantri ini merupakan bagian khusus dalam pasukan Muslim dan terdiri atas para prajurit elit.
Adada yaklaşık 8.000 kişi yaşamaktadır.Sekitar 8.000 orang tinggal di sana.
Adadaki çok küçük Ortodoks cemaat, büyük ayinlerini burada yapar.Terdapat pula reruntuhan gereja Ortodoks kecil di Pulau Bažnytėlė.
Gençler, adadan canlı çıkabilmek için 3 gün içinde birbirlerini öldürmek zorundadırlar.Jepang hanya butuh tiga hari untuk mengamankan pulau-pulau itu.
Bu adada bulunan Haleakal Yanardağı Hawaii Adası'ndan görülebilmektedir.Hiu bermulut besar dapat ditemukan di pantai pulau ini.
El-Manyal ilçesi ile Al-Manyal Sarayı Müzesi ve bahçeleri adada bulunmaktadır.Distrik El-Manial, dan taman dan Museum Istana Al-Manyal, terletak di pulau tersebut. ^ Wikivoyage.org
1985 ortalarına kadar ABD birlikleri adada kaldı.Orang Filipina telah hadir di Amerika Serikat sejak pertengahan abad ke -18.
Adada yaşayan birçok sivil Japonya'ya kaçmıştır.Beberapa anggota kerajaan lain melarikan diri ke Jepang.
Arkadaşlarının sayesinde adadaki şeytanları yok eder.Teman-temannya satu demi satu terbunuh hantu belakang pulau.
Adada keçilerin yaşadığı bilinmektedir.Di pulau ini terdapat kambing liar.
Adada bir havaalanı vardır.Trên đảo có một sân bay.
Uçak kazasında elmasları kaybederler ve adadaki zamanlarının çoğunu elmasları aramak ile geçirirler.Họ đánh mất túi kim cương khi máy bay rơi và giành phần lớn thời gian trên đảo để tìm chúng.
Endonezya 17.508 adadan oluşur.Komodo là một trong số khoảng 17.508 đảo của Indonesia.
Adada yaklaşık 8.000 kişi yaşamaktadır.Trên đảo có khoảng 8.000 dân sinh sống.
Bella ve Edward ise bu adada balayı yapıyor.Edward và Bella làm đám cưới và có kỳ trăng mật ở đảo Esme.
Adada 1922 yılında yapılmış bir deniz feneri bulunmaktadır.Ở giữa đảo có một ngọn đèn biển được xây dựng vào năm 1872.
Peleliu kuzey doğu hattı boyunca iki adadan oluşmakta ve Palau'nun altı eyaletinden birisidir.Peleliu cùng với 2 hòn đảo nhỏ ở phía đông bắc tạo thành một trong 16 bang của quốc đảo Palau.
Churui Adası, göldeki dört adadan birisidir ve Marimo Sergi ve Gözlem Merkezi'nin yeridir.Đảo Churui là một trong bốn hòn đảo trong hồ, tại đây có Trung tâm Quan sát bóng rong biển.
Polinezyalıların 11. ve 15. yüzyıl arasında adada yaşadığı tahmin edilmektedir.Các nhà khảo cổ tin rằng người Polynesia đã từng sống trên đảo từ thế kỷ 11 đến thế kỷ 15.
Fiji, ( 106'sı ıssız) 322 adadan ve 522 küçük adacıktan oluşur.Bài chi tiết: Địa lý Fiji Fiji có 322 đảo lớn và vừa (trong đó 106 đảo có cư dân sinh sống) cùng 522 đảo nhỏ.
19 Temmuz 1944’te, Gestapo adadaki bütün Yahudilerin üslerinde toplanmasını istedi.Vào ngày 19 tháng 7 năm 1944, Gestapo đã gom gần 2.000 người Do Thái trên đảo để giửi đến các trại hủy diệt.
Adada araba, dükkân ve su hizmeti bulunmamaktadır.Tính đến năm 2012, không có xe hơi, cửa hàng hay nước sinh hoạt trên đảo.