Sözleşmeyi imzalayarak, beş yıl daha kendimi orada çalışmaya adadım.By signing the contract, I committed myself to working there for another five years.
Bütün enerjimi İspanyolca eğitimine adadım.She devoted all her energy to studying Spanish.
Kendimi buna adadım.I'm committed to this.
Çünkü bütün benliğimi buna adadımI've gotta breathe it, I've gotta eat it.
Kendimi hikayeler anlatmaya adadım, öyküleri paylaşmaya ve onları biriktirmeye.I busied myself telling stories and sharing stories and collecting them.
Ondan sonra da hayatımı yılda bir milyon kişiyi kurtarmaya adadım.And then I decided I'd dedicate my life to saving one million people every year.
Artık koşulsuz şartsız kendimi hayvanlara adadım.Well, I now offer myself, without reservation, to animals.
Tipografi tutkuma güvenerek, kendimi bu projeye adadım.So, drawing on my love of typography, I immersed myself into this project.
Böylece kariyerimi ağır akıl hastalıkları üzerinde araştırmalara adadım.So I dedicated my career to research into the severe mental illnesses.
Bu nedenle, ben hayatımı normun dikte ettiğiyle mücadeleye adadım.This is the reason why I dedicated my life to fighting against the dictatorship of the norm.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Ladies and gentlemen, I have devoted the past 25 years of my life to designing books. ("Yes, BOOKS.
Böylece kendimi adadım - Güney Afrika'yı terk ettiğimde Cape Town'ı terk ettiğimdeAnd so I committed -- when I left South Africa, when I left Capetown,
Yurtsever bir polis gibi kendimi tamamiyle bu işe adadım.I'm fully dedicated like a patriotic cop.
İmran'ın karısı şöyle demişti: "Rabbim! Karnımdakini azatlı bir kul olarak sırf sana adadım.(Remember) When the wife of Imran said, “My Lord!
İmran'ın karısı demişti ki: "Rabbim, karnımdaki (bebeği) tamamiyle sana adadım, adağımı kabul buyur.When the wife of Imran said, 'Lord, I have vowed to Thee, in dedication, what is within my womb.
Karnımdakini azatlı bir kul olarak sırf sana adadım.Behold, unto You do I vow that the child in my womb is to be devoted to Your exclusive service.
Eğer insanlardan birini görürsen şöyle söyle: 'Ben Rahman için oruç adadım.And if thou meetest any mortal, say: Lo!
Karnımdaki çocuğu sırf sana hizmet etmek üzere adadım.Het was gebruik dat de tweede zoon de Kerk zou dienen.
Karnımdaki çocuğu sırf sana hizmet etmek üzere adadım.自己保身のためには、自分の息子でも見捨てる。
Karnımdaki çocuğu sırf sana hizmet etmek üzere adadım.또 나에게 봉헌하는 나의 자녀를 나는 부르고 있다.
Artık koşulsuz şartsız kendimi hayvanlara adadım.Acum mă ofer, fără rezerve, animalelor.
Artık koşulsuz şartsız kendimi hayvanlara adadım.Bene, ora io offro me stesso, senza riserve, agli animali.
Artık koşulsuz şartsız kendimi hayvanlara adadım.Dan sekarang saya mengabdikan diri saya, tanpa syarat, bagi binatang.
Artık koşulsuz şartsız kendimi hayvanlara adadım.Eh bien, je m'offre maintenant, sans réserve, aux animaux.
Artık koşulsuz şartsız kendimi hayvanlara adadım.Hát ebben a percben én, minden feltétel nélkül, felajánlom magam az állatoknak.
Artık koşulsuz şartsız kendimi hayvanlara adadım.자, 저는 지금 아무것도 숨기지 않고 제 자신을 동물들에게 드러냅니다.
Artık koşulsuz şartsız kendimi hayvanlara adadım.Nun, ich biete mich selbst, ohne Rückhalt, den Tieren an.
Artık koşulsuz şartsız kendimi hayvanlara adadım.Oferuję siebie zwierzętom bez żadnych zastrzeżeń.
Artık koşulsuz şartsız kendimi hayvanlara adadım.Så nu erbjuder jag reservationslöst mina tjänster till djuren.
Artık koşulsuz şartsız kendimi hayvanlara adadım.Tudíž já se teď, bez zaváhání, nabízím zvířatům.
Artık koşulsuz şartsız kendimi hayvanlara adadım.Welnu, ik offer mezelf zonder voorbehoud, aan de dieren.
Artık koşulsuz şartsız kendimi hayvanlara adadım.Τώρα προσφέρω τον εαυτό μου, χωρίς επιφύλαξη, στα ζώα.
Artık koşulsuz şartsız kendimi hayvanlara adadım.Ами, сега аз безусловно се принасям в жертва на животните.
Artık koşulsuz şartsız kendimi hayvanlara adadım.Отже, зараз я пропоную себе без залишку тваринам.
Artık koşulsuz şartsız kendimi hayvanlara adadım.Сейчас я полностью отдаю себя животным.
Artık koşulsuz şartsız kendimi hayvanlara adadım.אז כעת אני מציע את עצמי, ללא כל הסתייגויות, לבעלי-החיים.
Artık koşulsuz şartsız kendimi hayvanlara adadım.私がこの身から あらゆる 物質的な属性をはぎ取る時
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.신사, 숙녀 여러분, 전 지난 25년 동안을 책을 디자인하는데 바쳤습니다
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Damas y caballeros, he dedicado los últimos 25 años de mi vida a diseñar libros.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Dames en heren, ik heb de voorbije 25 jaar van mijn leven besteed aan het ontwerpen van boeken.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Dámy a páni, uplynulých 25 rokov môjho života som venoval navrhovaniu kníh. "Áno, KNÍH.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Dámy a pánové, obětoval jsem posledních 25 let svého života navrhování knih.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Doamnelor şi domnilor, Mi-am dedicat ultimii 25 de ani din viaţă designului de cărţi. "Da, CĂRŢI.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım. "Evet, KİTAPLAR.Κυρίες και κύριοι, έχω αφιερώσει τα τελευταία 25 χρόνια της ζωής μου σχεδιάζοντας βιβλία.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Hadirin sekalian, Saya mengabdikan 25 tahun kehidupan saya untuk mendesain buku. "Ya, BUKU.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Mina damer och herrar, jag har ägnat de senaste 25 åren av mitt liv åt att designa böcker.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Mine damer og herrer, jeg har dedikeret de sidste 25 år af mit liv til at designe bøger. "Ja, BØGER.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.(Nevetés) Hölgyeim és uraim, életem elmúlt 25 évét könyvek tervezésének szenteltem.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Panie i panowie, poświęciłem ostatnie 25 lat życia projektowaniu książek. "Tak, KSIĄŻEK.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Senhoras e senhores, dediquei os últimos 25 anos da minha vida a desenhar livros.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Signore e signori, ho dedicato gli ultimi 25 anni della mia vita a progettare libri. "Si, LIBRI.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Дами и господа, посветих последните 25 години от живота си на илюстрирането на книги.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Дамы и господа, последние 25 лет жизни я посвятил оформлению книг. "Да, КНИГ.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Пані та панове, останні 25 років свого життя я присвятив дизайну книжок. "Так, КНИЖОК.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.גבירותי ורבותי, הקדשתי את 25 השנים האחרונות מחיי לעיצוב ספרים.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.أيها السيدات والسادة، لقد كرست ال25 سنة الماضية من حياتي لتصميم الكتب.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.私はこれまでの人生の25年を 本のデザインに捧げてきました "そう 本です — あのインクで書いた紙の束 スイッチは付いていません 子どもたちに教えてあげてください"
Ben tam olarak nerede olmak istediysem oradayım. Çünkü bütün benliğimi buna adadımJestem dokładnie tu, gdzie chcę być, bo zrozumiałem, że muszę włożyć wszystko co mam w swe marzenia.
Ben tam olarak nerede olmak istediysem oradayım. Çünkü bütün benliğimi buna adadımΕίμαι ακριβώς εκεί που θέλω γιατί ξέρω ότι πρέπει να κάνω τα πάντα γι' αυτό.
Bir mucizeye inanıyordum. Ölen erkek arkadaşımı dirilteceği söylenmişti. Böylece Letoizm'e kendimi adadım.Creí en una cura milagrosa, que se suponía que tenía que resucitar a mi novio y caí en el letoísmo.