Ana içeriğe geç
Sözlük

adadı ile cümle

adadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.A vniesol posvätené veci svojho otca i svoje vlastné posvätené veci do domu Božieho, striebro, zlato a nádoby.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.És bevivé az Isten házába, a mit atyja és õ megszentelének, ezüstöt, aranyat és edényeket.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.Ja hän vei Jumalan temppeliin isänsä pyhät lahjat ja omat pyhät lahjansa: hopeata, kultaa ja kalua.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.저가 또 그 부친의 구별한 물건과 자기의 구별한 물건 곧 은과 금과 기명들을 하나님의 전에 드렸더니
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.Og han bragte sin Faders og sine egne Helliggaver ind i Guds Hus, Sølv, Guld og forskellige Kar.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.И внес он посвященное отцом его и свое посвящение в дом Божий, серебро и золото и сосуды.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.И той донесе в Божия дом посветените от баща му вещи, и посветените от самия него, сребро, злато и съдове.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.ויבא את קדשי אביו וקדשיו בית האלהים כסף וזהב וכלים׃
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.وادخل اقداس ابيه واقداسه الى بيت الله من الفضة والذهب والآنية.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.亞 撒 將 他 父 所 分 別 為 聖 、 與 自 己 所 分 別 為 聖 的 金 銀 、 和 器 皿 、 都 奉 到 神 的 殿 裡
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.亞撒將 他 父 所 分別為聖 、 與 自己 所 分別為聖 的 金銀 、 和 器皿 、 都 奉 到 神 的 殿裡
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.신사, 숙녀 여러분, 전 지난 25년 동안을 책을 디자인하는데 바쳤습니다
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Damas y caballeros, he dedicado los últimos 25 años de mi vida a diseñar libros.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Dames en heren, ik heb de voorbije 25 jaar van mijn leven besteed aan het ontwerpen van boeken.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Dámy a páni, uplynulých 25 rokov môjho života som venoval navrhovaniu kníh. "Áno, KNÍH.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Dámy a pánové, obětoval jsem posledních 25 let svého života navrhování knih.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Doamnelor şi domnilor, Mi-am dedicat ultimii 25 de ani din viaţă designului de cărţi. "Da, CĂRŢI.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım. "Evet, KİTAPLAR.Κυρίες και κύριοι, έχω αφιερώσει τα τελευταία 25 χρόνια της ζωής μου σχεδιάζοντας βιβλία.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Hadirin sekalian, Saya mengabdikan 25 tahun kehidupan saya untuk mendesain buku. "Ya, BUKU.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Mina damer och herrar, jag har ägnat de senaste 25 åren av mitt liv åt att designa böcker.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Mine damer og herrer, jeg har dedikeret de sidste 25 år af mit liv til at designe bøger. "Ja, BØGER.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.(Nevetés) Hölgyeim és uraim, életem elmúlt 25 évét könyvek tervezésének szenteltem.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Panie i panowie, poświęciłem ostatnie 25 lat życia projektowaniu książek. "Tak, KSIĄŻEK.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Senhoras e senhores, dediquei os últimos 25 anos da minha vida a desenhar livros.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Signore e signori, ho dedicato gli ultimi 25 anni della mia vita a progettare libri. "Si, LIBRI.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Дами и господа, посветих последните 25 години от живота си на илюстрирането на книги.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Дамы и господа, последние 25 лет жизни я посвятил оформлению книг. "Да, КНИГ.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.Пані та панове, останні 25 років свого життя я присвятив дизайну книжок. "Так, КНИЖОК.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.גבירותי ורבותי, הקדשתי את 25 השנים האחרונות מחיי לעיצוב ספרים.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.أيها السيدات والسادة، لقد كرست ال25 سنة الماضية من حياتي لتصميم الكتب.
Bayanlar ve baylar, hayatımın geçmiş 25 yılını kitap tasarlamaya adadım.私はこれまでの人生の25年を 本のデザインに捧げてきました "そう 本です — あのインクで書いた紙の束 スイッチは付いていません 子どもたちに教えてあげてください"
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeAda saat di mana istri saya, namanya Tammie, dan saya, kami benar-benar sibuk hingga jungkir balik:
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeBolo to obdobie života, keď moja žena, Tammie, a ja, sme zrazu boli naozaj zaneprázdnení a bum-bác:
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeBylo období, kdy jsme moje žena - jmenuje se Tammie - a já měli opravdu dost napilno a najednou bum bác:
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeBył taki okres kiedy moja żona, na imię jej Tammie, i ja, byliśmy naprawdę bardzo zajęci i rach ciach trach:
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeCi fu in effetti un periodo in cui mia moglie Tammie ed io, siamo stati molto impegnati e VA VA VUUM...
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeĐã có một khoảng thời gian mà vợ tôi, tên cô ấy là Tammie, và tôi, khá là bận rộn trong việc 'í ới' nên:
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeDet var en period när min fru, hon heter Tammie, och jag stod i ordentligt och whip, bam, boom --
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeEr was een tijd dat mijn vrouw, ze heet Tammie, en ik onszelf flink bezighielden en boem pats,
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeHouve uma altura da minha vida em que a minha mulher, Tammie, e eu, não andámos a perder tempo, e catrapumba:
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeHubo un período en que mi esposa, Tammie, y yo estábamos muy ocupados y entre una cosa y otra:
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeIl y a eu un moment où ma femme, elle s'appelle Tammy, et moi, nous étions vraiment occupés, et vlan :
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diye제 아내인 타미와 제가 정말 정신없이 바빴던 시기가 있었습니다.
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeΥπήρχε μια περίοδος που η γυναίκα μου, η Τάμι, και εγώ, είμασταν πολύ "απασχολημένοι" και μπαμ μπαμ...
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeВ нашей жизни был период, когда моя жена, Тэмми, и я - мы взялись за дело всерьёз и вот -
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeВ нашому житті був такий період, коли моя дружина Теммі і я були серйозно зайняті справою, а тут -
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeПрез един период от време, когато жена ми, нейното име е Тами, и аз, бяхме много заети и пляс, бам, бум:
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeהיתה תקופה שאשתי תמי ואני היינו ממש עסוקים והופס
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeあくせく勤めていたら ケンダルとジェイが生まれました
Ben tam olarak nerede olmak istediysem oradayım. Çünkü bütün benliğimi buna adadımJestem dokładnie tu, gdzie chcę być, bo zrozumiałem, że muszę włożyć wszystko co mam w swe marzenia.
Ben tam olarak nerede olmak istediysem oradayım. Çünkü bütün benliğimi buna adadımΕίμαι ακριβώς εκεί που θέλω γιατί ξέρω ότι πρέπει να κάνω τα πάντα γι' αυτό.
Biliyorum, bir çok kişi Israil'i ufak bir ada olarak görmez. Ama Israil bir adadır.Sei que a maioria das pessoas não pensa em Israel como uma ilha.
Bir mucizeye inanıyordum. Ölen erkek arkadaşımı dirilteceği söylenmişti. Böylece Letoizm'e kendimi adadım.Creí en una cura milagrosa, que se suponía que tenía que resucitar a mi novio y caí en el letoísmo.
Bir mucizeye inanıyordum. Ölen erkek arkadaşımı dirilteceği söylenmişti. Böylece Letoizm'e kendimi adadım.Eu acreditei numa cura milagrosa que devolveria à vida o meu falecido namorado e enveredei pelo letoísmo.
Bir mucizeye inanıyordum. Ölen erkek arkadaşımı dirilteceği söylenmişti. Böylece Letoizm'e kendimi adadım.Wierzyłam w cudowny lek, który ożywi mojego zmarłego chłopaka, i poświęciłam się letoizmowi.
Bir mucizeye inanıyordum. Ölen erkek arkadaşımı dirilteceği söylenmişti. Böylece Letoizm'e kendimi adadım.Я верила в волшебное средство, которое возродило бы моего умершего друга, и увлеклась летоизмом.
Biz yenice bir sermaye oluşturduk, ve 100 milyon doları bu tip yatırımlara adadık.그리고 우리는 새로운 펀드를 모집하고 투자하였습니다. 우리는 이러한 것에 1억불을 투자했습니다.
Biz yenice bir sermaye oluşturduk, ve 100 milyon doları bu tip yatırımlara adadık.Creando un nuovo fondo, abbiamo dedicato 100 milioni di dollari per questo tipo di investimenti.
Biz yenice bir sermaye oluşturduk, ve 100 milyon doları bu tip yatırımlara adadık.Most különítettünk el egy összeget, 100 millió dollárt szántunk az efféle befektetésekre.
Biz yenice bir sermaye oluşturduk, ve 100 milyon doları bu tip yatırımlara adadık.Și noi am alocat -- am stabilit un nou fond, în care am alocat 100 milioane dolari pentru asemenea investiții.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod