O mantıksız bir adam değil.He's not an unreasonable man.
Ben neşeli ve yakışıklı bir adamım.I'm a cheerful and nice guy.
"Kim bu Tom?" "Birkaç gün önce rastladığım çekici genç bir adam.""Who is this Tom?" "He's a charming young man I met a few days ago."
Tom evrendeki en zengin adam.Tom is the richest man in the universe.
Tom çok yetenekli bir adam gibi görünüyor.Tom seems like a very capable man.
Tom gerçekten iyi bir adam gibi görünüyor.Tom seems like a really nice guy.
Tom çok özel bir adam.Tom is a very private man.
Adam ağacın altında.The man is under the tree.
Bu, şimdiye kadar gördüğüm en çirkin kardan adam.That's the ugliest snowman I've ever seen.
Kral adada hüküm sürdü.The king ruled on the island.
Bu sana bahsettiğim adam.This is the man I told you about.
Genç adamın bana baktığını fark ettim.I noticed that the young man was looking at me.
Kahramanlar ölmez. Sadece kötü adamlar ölür.Heroes don't die. Only bad guys do.
Gördüğün adamın Tom olmadığından eminim.I'm sure the guy you saw wasn't Tom.
Mutfaktaki bir adam, oldukça nadir bir görüntüdür.A man in the kitchen is quite an uncommon sight.
O böylesine tatlı bir adam.He's such a sweet guy.
Komik adamları severim.I like funny guys.
Bu adamlar okulunuza giderler mi?Do those guys go to your school?
Bu adam bir tüccardır.This man is a merchant.
Bu hikayede kahraman da kötü adam.In this story, the hero is also the villain.
Arnold dünyadaki en kaslı adam olmak için çabalıyordu.Arnold was striving to be the most muscular man in the world.
Bilim adamları keşiflerini bütün ayrıntılarıyla dünyaya bildirmek istediler.The scientists wanted to make their discoveries known to the world at large.
Bu genç adam erkek kardeşime çok benziyor.This young man very much resembles my brother.
Tom belediye başkanlığı için aday olmaya karar verdi.Tom decided to run for mayor.
O iri yarı genç bir adam.He's a strapping young man.
Adam uzun boyludur.The man is tall.
Tom kendini işine adamış.Tom is very dedicated to his work.
Bu uzun boylu sarışın adam kim?Who is this tall blond man?
O harika bir adam gibi görünüyor.He seems like a great guy.
O yıl cumhurbaşkanlığı için kim aday oldu?Who ran for president that year?
Tom bu adada Fransızca konuşabilen tek kişidir.Tom is the only one on this island that can speak French.
Ben domates sosunun nasıl yapılacağını Tom'a gösteren adamım.I'm the guy who showed Tom how to make tomato sauce.
Tom sadece sıradan bir adam.Tom is just an ordinary guy.
Tom harika bir adam gibi görünüyor.Tom seems like a great guy.
Lanzarote bir İspanyol adasıdır.Lanzarote is a Spanish island.
Çok iyi bir adam gibi görünüyor.He seems like a very nice man.
Tom çok hoş bir adam gibi görünüyor.Tom seems like a very nice guy.
John'dan ayrıldığından beri Mary'nin gerçekten ilgilendiği ilk adam Tom'dur.Tom is the first guy Mary has really been interested in since she broke up with John.
Bütün ilgilendiğim adalet.All I'm interested in is justice.
Şanslı adam kim?Who's the lucky guy?
Oradaki adam sana bakıyor.That guy over there is looking at you.
Tom çok sevimli bir adam gibi görünüyor.Tom seems like a very nice man.
Tom akıllı bir adam.Tom is a smart guy.
Tom parlak genç bir adam.Tom is a bright young man.
Tom'a adaletli şekilde davranıldı.Tom has been treated fairly.
Sundurmadaki adam Tom'a benziyordu.The man on the porch looked like Tom.
Boston'lu zengin bir adam sadece benimkine bitişik evi aldı.Some rich guy from Boston just bought the house next to mine.
O adamın söylediklerinden tek kelime anlamadım.I didn't understand a word that guy said.
Bu adamı gerçekten seviyorum.I really like this guy.
O başka bir adamla dans ediyor.She's dancing with another man.
Çevrenizdeki adamlara bakın.Look at the guys around you.
Bu adam benim kocam değil.This man is not my husband.
Tom çok parası olması gerçeğine rağmen iyi bir adam.Tom is a nice guy in spite of the fact that he has a lot of money.
Uzun adam yakışıklıdır.The tall man is handsome.
Yakışıklı adam uzun boyludur.The handsome man is tall.
Orada yalnız bir yaşlı adam yaşıyor.A lonely old man lives there.
Mary'yi adaletin karşısına çıkarmak istiyorum.I want Mary brought to justice.
Bu adam doktordur.This man is a doctor.
Bütün adamlar onunla alay ettiler.The guys all made fun of him.
Bir adam bir kadına anahtarını verirse bunun ne demek olduğunu düşünüyorsun?What do you think it means when a man gives a woman his key?