Tom güçlü bir adam.Tom is a powerful man.
Hawaii, Pasifik ortasında yalnız bir ada gibi görünüyor.Hawaii seems a lonely island in the middle of the Pacific.
İğrenç bir kardan adamın ayak izlerini Himalayalarda bulduklarını duydum.I heard that they found the footprints of an abominable snowman in the Himalayas.
İğrenç bir kardan adamın ayak izlerinin Himalayalarda keşfedildiğini duydum.I heard that footprints of an abominable snowman have been discovered in the Himalayas.
İğrenç bir kardan adamın ayak izlerinin Himalaya dağlarında bulunduğunu duydum.I heard that footprints of an abominable snowman were found in the Himalayan mountains.
O görkemli bir adamdı.He was a stately man.
Bir adamın bizim daireyi izlediğini düşünüyorum.I think that a man is watching our apartment.
Bu adamları tanıyor musun?Do you recognize these men?
O çok konuşmayan bir adam ama her zaman sözünü tutar.He's a man who doesn't speak much but always keeps his promises.
Şu adamları tanıyor musun?Do you recognize those men?
Adamın sigarayı bırakmak için yaptığı üçüncü deneme başarısızlıkla son buldu.The man's third attempt to stop smoking ended in failure.
Adamın sigarayı bırakmak için üçüncü girişimi başarısız oldu.The man's third attempt to stop smoking failed.
Bu adamlardan hiçbirini tanımıyorum.I don't recognize any of these men.
Şu adamlar sizin okuldan mı?Are those guys from your school?
Şu adamlar senin erkek kardeşlerin mi?Are those guys your brothers?
Şu adamlar senin arkadaşların mı?Are those guys your friends?
Çevreye sordum ve herkes Tom'un iyi bir adam olduğunu söylüyor.I asked around and everybody says Tom is a good guy.
Tom'un adaya kadar bütün yolu yüzemeyeceğini biliyordum.I knew that Tom wouldn't be able to swim all the way to the island.
Tom Jackson'ı tanıyan bir adamı tanıyan bir adam tanıyorum.I know a guy who knows a guy who knows Tom Jackson.
Burada Tom'un iyi bir adam olmadığını düşünen tek kişi ben değilim.I'm not the only one here who thinks Tom isn't a nice guy.
Tom'a o şapkayı veren adam benim.I'm the guy who gave Tom that hat.
Biletleri olan adam benim.I'm the guy who has the tickets.
Tom'un elması nereye sakladığını bilen adam benim.I'm the guy who knows where Tom hid the diamond.
Oradaki adam bana kim olduğumu sordu.That man over there asked me who I was.
Gerçekten çetin bir adama ihtiyacımız var.We need a really tough guy.
Arabana dayanan şu adam kim?Who's that guy leaning against your car?
Sen iyi bir adam gibi görünüyorsun.You seem like a nice guy.
İyi bir adama benziyorsun.You seem like a nice guy.
Adamın muhtemelen daha iyi olduğunu söyleyen sendin.You were the one who said that one was probably better.
Şanslı bir adamsın.You're a lucky guy.
Sen züppe bir adamsın, Tom.You're a swell guy, Tom.
Çok meraklı bir adamsın, değil mi?You're a very curious guy, aren't you?
Çok duyarlı bir adamsın, değil mi?You're a very sensitive guy, aren't you?
Akıllı bir adamsın.You're a wise man.
Tom kadar iyi başka bir adam asla bulamayacaksın.You're never going to find another man as good as Tom.
Bu iş için en iyi aday sensin.You're the best candidate for this job.
Burada Tom'un iyi bir adam olduğunu düşünen tek kişisin.You're the only one here who thinks Tom is a nice guy.
Tom adaylığı kabul etti.Tom accepted the nomination.
Tom bana heykelin önünde duran adamın kim olduğunu sordu.Tom asked me who the man standing in front of the statue was.
Tom kendisine adaletsiz şekilde davranılmasından şikâyet etti.Tom complained that he had been treated unfairly.
Tom yoksullara yardım etmek için hayatını adadı.Tom dedicated his life to helping the poor.
Tom çok kral adam.Tom is a great guy.
Tom görünüşte otuz yaşlarında yakışıklı bir adam.Tom is a handsome man, apparently in his thirties.
Tom makul bir adam.Tom is a reasonable guy.
Tom fevkalade genç bir adam.Tom is a remarkable young man.
Tom saygın bir iş adamı.Tom is a respected businessman.
Tom biraz kilolu bir adam.Tom is a slightly overweight man.
Tom inatçı bir adamdır.Tom is a stubborn guy.
Tom çok başarılı bir iş adamı.Tom is a very successful businessman.
Tom garip bir adam.Tom is a weird guy.
Tom aklı başında bir adam değil.Tom is not a rational guy.
Tom ülkedeki en zengin adamlardan biridir.Tom is one of the wealthiest men in the country.
Tom kaçmamıza yardım eden adamdır.Tom is the guy who helped us escape.
Tom iyi bir adam gibi görünüyordu.Tom seemed like such a nice guy.
Tom iyi bir adam gibi görünüyor.Tom seems like a nice guy.
Tom oldukça başarılı bir iş adamı gibi görünüyor.Tom seems to be a fairly successful businessman.
Tom o adamı tanıyor gibi görünüyor.Tom seems to recognize that guy.
Tom adam öldürme için on üç yıl hapis cezasına çarptırıldı.Tom was sentenced to thirteen years for manslaughter.
Tom mantıklı bir adamdır.Tom is a reasonable man.
Tom'u adamakıllı sorumlu bir birey olarak düşünüyorum.I consider Tom a thoroughly responsible individual.