Mary aynı anda iki farklı adamla çıkıyor.Mary is dating two different guys at the same time.
O, gördüğüm en seksi adam.He's the hottest guy I have ever seen.
Benim bölümümdeki adamlar çok kibar.The guys in my department are too nice.
Bu adadan canlı çıkamayacağız.We won't get off this island alive.
Bir adam daha fazla ne isteyebilirdi?What more could a man want?
Şimdi biliyorum ki sen hisleri olan bir adamsın.Now I know that you're a man who has feelings.
O, onun kafasına vuran adamı bulmaya çalışıyordu.He was trying to find the guy who hit him on the head.
O çekici bir adam.He's an attractive guy.
Korsanlar adaya bir hazine gömdüler.The pirates buried a treasure on the island.
Bu senin resmin mi Alexander? Sen gerçekten yakışıklı bir adamsın.Is this your picture, Alexander? You're a handsome man, indeed.
Tom kendisini ailesine adadı.Tom devoted himself to his family.
Bu adam yakışıklı.This man is good looking.
Az önce konuştuğum adam bana adını söylemedi.That guy I was just talking to wouldn't tell me his name.
Ön masadaki adam Tom'a oda anahtarını verdi.The man at the front desk gave Tom his room key.
Sadece burada olan şu adam bunu bana senin için verdi.That guy who was just here gave me this for you.
Tom silahsız bir adama ateş etmeyeceğini söyledi.Tom said he wouldn't shoot an unarmed man.
Mary Tom'a diğer adamları gördüğünü söyledi.Mary told Tom she was seeing other guys.
Ben istasyonda Tom'la tanışan adamım.I'm the guy who met Tom at the station.
Arkadaşın Tom kibar bir adam gibi görünüyor.Your friend Tom seems like a nice guy.
Tom iş için en iyi aday.Tom is the best candidate for the job.
Ateş etmeyin. Ben iyi adamlardan biriyim.Don't shoot. I'm one of the good guys.
Tom onun en iyi adamı olmamı istedi.Tom asked to me to be his best man.
Ben dünyadaki en şanslı adamım.I'm the luckiest man in the world.
Dünyadaki en şanslı adamım.I'm the luckiest guy in the world.
Sen bir beyefendi ve bir bilim adamısın.You're a gentleman and a scholar.
Ben aday komitesindeyim.I'm on the nominating committee.
Sen yeni adamsın, değil mi?You're the new guy, aren't you?
Bir bilim adamı olduğunu sanıyordum.I thought you were a scientist.
Tom'u bir grup adamla gördüm.I saw Tom with a group of men.
Tom kar adam yapmak istedi.Tom wanted to make a snowman.
İl belediye meclisine adaylığımı koyacağım.I'm running for city council.
Sen harika görünümlü bir adamsın.You're a great-looking guy.
Tom adında bir adam için çalışıyordum.I work for a guy named Tom.
Sen yakışıklı bir adamsın.You're a good-looking guy.
Ben iyi adamlardan biriyim.I'm one of the good guys.
O tür bir adam değilim.I'm not that kind of guy.
Tom pratik bir adam.Tom is a practical man.
Tom aday değildir.Tom isn't a candidate.
Ben sabırlı bir adam değilim.I'm not a patient man.
Tom çok kötü bir adam.Tom's a very bad guy.
Tom yaşlı bir adam değil.Tom isn't an old man.
Tom iyi bir adam değil.Tom isn't a nice guy.
Tom popüler bir adam.Tom is a popular guy.
Ben çok şanslı bir adamım.I'm a very lucky man.
Tom kötü bir adam değil.Tom's not a bad guy.
Sen cesur bir adamsın.You're a brave man.
Tom hoş bir adamdı.Tom was a nice man.
Tom iyi bir adamdı.Tom was a good man.
Tom şanslı bir adam.Tom is a lucky guy.
Ben şimdi yaşlı bir adamım.I'm an old man now.
Ben şimdi yaşlı bir adam mıyım?I'm an old man now.
Onun için aday olacağım.I'd be up for that.
Tom harika bir adam.Tom is a cool guy.
O adam kimdi?Who was that guy?
Ben şanslı bir adamım.I'm a lucky guy.
Ne dersen de, ben adamı gördüm.No matter what you say, I did see the man.
Adaya bir tekne gezisi yapabilirsin.You can take a boat trip to the island.
Bu adam senin dostun.This man is your friend.
Bu adam senin arkadaşın, hatırladın mı?This man is your friend, remember?
Bu adam senin arkadaşın mı?Is this man your friend?