ad ile cümle
ad kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir an için onun adı neydi unuttum.For a moment I forgot what her name was.
Onun adı aklımdan çıktı.Her name slipped my mind.
Onun adı aklımdan kaydı.Her name slipped my mind.
Onun adının ne olduğunu unuttum.Her name slipped my mind.
"Bu adam kim?" "O bir adam değil. Tasarladığım bir robot!""Who's this man?" "That's not a man. It's a robot I thought up!"
Açıkçası, o adamdan hoşlanmıyorum.Frankly, I don't like that man.
İlk adımı atmak için istekli olmalıyız.We have to be willing to take the first step.
Bu adam ölüme mahkûm edilmelidir.That man should be sentenced to death.
Dışarı çıktık ve Adil'i gördük.We went outside and saw Adil.
Kalemi alıp adresi yazdı.She took the pen and wrote the address.
Kalemi aldı ve adresi yazdı.He took the pen and wrote the address.
Ben yaşlı bir adamı arıyorum.I'm looking for a certain old man.
Asla kör bir adamın kolunu tutmayınız. O sizinkini tutsun.Never take a blind man's arm. Let him take yours.
Adı sık sık hafızamdan çıkar.Her name often slips my memory.
Benim adım Ahmet.My name is Ahmad.
Bu kuşun adı ne?What's the name of this bird?
Senin adın nedir?What's your first name?
Herkes onun, o adamla parası için evlendiğini biliyor.Everybody knows she married him for his money.
Trafik adım adım ilerledi.The traffic crept along at a snail's pace.
İşte, hayallerimin adası!There's the island of my dreams!
Yerliler bu nehre adam yiyen nehir diyorlar ve ondan korkuyorlar.The locals call this river the man-eating river and fear it.
Ben bir seferinde bir adamın çıplak ayakla sıcak kömürlerin üzerinde yürümesini gördüm.I once saw a man walk barefoot over hot coals.
Benim adım Sasha'dır.My name is Sasha.
Karısına tokat atan adam aşağılıktır.A man who smacks his wife around is contemptible.
Karısına tokat atan adam alçaktır.A man who smacks his wife around is contemptible.
Karısına tokat atan adam adidir.A man who smacks his wife around is contemptible.
3000 adet satın almayı kabul ederseniz yüzde 3 indirim yapacağız.If you agree to buy 3,000 of them, we'll give you a 3 percent discount.
Konrad Adenauer Federal Almanya Cumhuriyeti'nin ilk başbakanıdır.Konrad Adenauer was the first chancellor of the Federal Republic of Germany.
O adam kaçırmakla suçlanıyor.He's being accused of kidnapping.
Bu fotoğraftaki adamı tanıyor musun?Do you recognize the man in this photo?
Benim adım Wang Jiaming.My name is Wang Jiaming.
Evin önünde tanımadığım bir adam var.There's a man that I don't know in front of the house.
Evli bir adamın asla unutmaması gereken bir şey onun evlilik yıl dönümüdür.One thing a married man should never forget is his wedding anniversary.
Nadir verilen bir adı var.She has a rare given name.
Çay odasına girdiğimde televizyonda güreş maçı izleyen iki genç adam buldum.As I entered the tearoom I found two young men watching a wrestling match on television.
"Kedi? ", yaşlı adam merak etti."Cat?", the old man wondered.
Mary 500 aday arasından seçildi.Mary was chosen amongst 500 applicants.
Tam ben onun benimle evlenmesini istiyorken küstah adam atladı.Just as I was asking her to marry me, an impudent fellow jumped in.
Bu adamların nasıl hayatta kaldıklarını görmek oldukça etkileyiciydi.It was quite fascinating to see how these men were surviving.
Hayat adil değil.Life is unfair.
O adam senin kız kardeşin ile bir ilişki yaşıyor!That guy is having an affair with your sister!
Kendine hoş bir adam buldun.You found yourself a nice guy.
İyi bir adam buldun.You've found a good man.
Adam zariftir.The man is elegant.
Benim adım Hase.My name is Hase.
Onlar onun bebeğine Jane adını verdiler.They named her baby Jane.
O adam panik halinde.That man is in a panic.
Benim tartışmayı destekleyecek adil bir miktar bilimsel veriyi sıralayacağımI will marshal a fair amount of scientific data to support my argument.
Biletimi kapıdaki adama gösterdim, sonra tiyatroya girdim.I showed my ticket to the man at the door, then entered the theater.
Sen meşgul bir adamsın, bu yüzden programımı seninkine göre ayarlayacağım.You are a busy man, so I will adjust my schedule to yours.
Gördüğün genç adam benim erkek kardeşim.The young man that you saw is my brother.
Yunanistan'da bir sürü ada vardır.There are many islands in Greece.
Yunanistan'da çok sayıda ada vardır.There are many islands in Greece.
Bütün büyük adamlar öldü ve ben kendim çok iyi hissetmiyorum.All great men are dead and I am not feeling too well myself.
Elinde çekiç olan bir adama her şey bir çivi gibi görünür.To a man with a hammer, everything looks like a nail.
Herhangi bir şikâyet veya önerilerinizi aşağıdaki e-posta adresine gönderin.Please send any complaints or suggestions to the following email address.
Adanın uzak tarafında güzel mavi bir gölcük bulduk.We found a beautiful, blue lagoon on the far side of the island.
Birkaç adam kaç yaşında olduğunu biliyor.Few men know how to be old.
Napolyon, Elba adasında sürgünde yaşadı.Napoleon lived in exile on the island of Elba.
Bu civarda herkes onun adını biliyor.Everyone around here knows his name.