ad ile cümle

ad kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bana adımın ne olduğunu sordu.He asked me what my name was.
O bana yaşımı, adımı, adresimi ve benzeri şeyleri sordu.He asked me my age, my name, my address, and so forth.
O bir şair ve devlet adamı.He is a poet and statesman.
O bir servet adamı.He is a man of wealth.
O, hayatını Hindistan'daki hastaları tedavi etmeye adamak istiyor.He intends to devote his life to curing the sick in India.
O kendini Japonya'nın bir Edison'ı olarak adlandırdı.He called himself an Edison of Japan.
Bütün başarılarına rağmen oldukça alçakgönüllü bir adamdır.He's a quite humble man in spite of all he's achieved.
Teknesiyle beni adaya götürdü.He took me over to the island in his boat.
O krallığı adil şekilde yönetti.He ruled his kingdom fairly.
O, köpeğine Popeye adını verdi.He named his dog Popeye.
Eski arabasını Kobe'deki bir adama satmak istiyor.He wants to sell his old car to a man in Kobe.
Tüm zamanını tarih çalışmalarına adadı.He devoted all his time to the study of history.
O, eniğine Pooch adını verdi.He named his puppy Pooch.
O tüm hayatını fakir insanlara yardım etmeye adadı.He dedicated his whole life to helping poor people.
Oğlu Robert'a kendi babasının adını verdi.He named his son Robert after his own father.
Kendi babasının anısına hürmeten oğluna John adını verdi.He named his son John after his own father.
Adının çağrıldığını duyduğunda neredeyse uyuyordu.He was almost asleep when he heard his name called.
O, adının çağrıldığını duymadı.He didn't hear his name called.
Yavaşça adını tekrarladı.He repeated his name slowly.
O kendi adını bile yazamaz.He cannot so much as write his own name.
O adını güçlükle yazabiliyor.He can scarcely write his name.
O kendi adına hareket etmektedir.He is acting on his own behalf.
O kendini şanslı addetti.He considered himself lucky.
O kendi adını yazamıyor.He cannot write his own name.
O zeki bir iş adamıdır.He's an acute businessman.
Bir iş adamı olarak iyi bir sicile sahip.He has a good record as a businessman.
O yaklaşması zor bir adamdır.He is a hard man to approach.
O, adresini değiştirdi.He changed his address.
O adamlarının çoğunu kovdu.He fired most of his men.
Ona amcasının anısına Jim adı konuldu.He is named Jim after his uncle.
Gelecekte bir bilim adamı olmak istiyor.He wants to be a scientist in the future.
Gelecek vaat eden genç bir iş adamı.He is a promising young businessman.
O en az bin adet kitaba sahiptir.He has at least one thousand books.
Adam Tokyo'ya geldi ve orada onunla evlendi.He came up to Tokyo, and there married her.
O sıcak kalpli bir adam.He is a man of warm heart.
O güvenilir bir adam değildir.He is not a man to be trusted.
Onun güvenilir bir adam olduğuna inanıyorum.I believe that he is a reliable man.
O, aslında iyi bir adam.He is a good man at heart.
Ben onun nazik bir adam olduğunu anladım.I found that he was a kind man.
O bizi teknesiyle adaya götürecek kadar kibardı.He was kind enough to take us over to the island in his boat.
O, dünyanın şimdiye kadar yetiştirdiği en büyük bilim adamı.He is the greatest scientist that the world has ever produced.
O halden anlayan bir adamdır.He is a man of the world.
Büyük bir bilim adamı oldu.He grew up to be a great scientist.
O bir devlet adamı işlevlerini yerine getirdi.He fulfilled the functions of a statesman.
O adalettir.He is justice.
O dürüst bir adam ve her zaman öyle kalacak.He is an honest man and will always remain so.
O dürüst bir adam.He is an honest man.
O, dürüst bir adam olmalı.He must be an honest man.
O, dürüst bir adam gibi görünüyor.He looks like an honest man.
O, hayatını fakir insanlara yardım etmeye adadı.He dedicated his life to helping the poor.
O bütün hayatını sözlük derlemeye adadı.He devoted his whole life to compilation of the dictionary.
Bana bir zamanlar nasıl bir zengin adam olduğunu anlattı.He told me how he had once been a rich man.
O, sakin bir adamdı.He used to be a quiet man.
O, geçenlerde rastladığın adamdır.He is the man you met the other day.
O, umut verici genç bir adamdır.He is a promising young man.
O, tatlı genç bir adam oldu.He became a nice young man.
O her iki adaydan da oy topladı.He attracted votes away from both candidates.
Adamdan nefret edemezsin.You can't hate the guy.
O, oğluna James adını verdi.He named his son James.
O, oğlunu varlıklı bir adam yaptı.He made his son a wealthy man.

İlgili Sayfalar