ad ile cümle

ad kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Her binanın bir adı vardır.Each building has a name.
Yaşlı adam ahşap bebeğe Pinokyo adını verdi.The old man named the wooden doll Pinocchio.
Emi özürlü bir adama yerini verdi.Emi gave her seat to a handicapped man.
Edwin adı bende hiç bir şey çağrıştırmıyor.The name Edwin doesn't ring a bell.
O, bir blok ötede yaşıyor ve onun adı Susan.She lives a block away and her name is Susan.
Köpek yabancı adama hırladı.The dog growled at the strange man.
Adresini ne zaman değiştirdin?When did you change your address?
İngiltere'de "truck" bir "lorry" olarak adlandırılır.In Britain a truck is referred to as a lorry.
En dikkatli adam bazen hata yapar.The most careful man sometimes makes mistakes.
Kendine iyi bir adam buldun.You got yourself a nice guy.
Böyle bir adama güvenrseniz sahip olduğunuz her şeyi kaybedersiniz.If you trust such a fellow, you'll lose everything you have.
O, bitişikte yaşayan adamdır.That's the man who lives next door.
Bu iyi tanıdığım adamdır.That is the man whom I know well.
Şu nehrin adı nedir?What is the name of that river?
O, eşi trafik kazasında ölen adam mı?Is that the man whose wife was killed in the car accident?
Adam keskin bir sesle bir şeyi şikâyet ediyordu.A man was complaining of something in a sharp voice.
Bir adam çıplak elleri ile kazı yaparken görüldü.One man was seen digging with his bare hands.
Dün bir adam beni görmeye geldi.A man came to see me yesterday.
Cömert bir adam hayır kurumuna iki milyar yen katkıda bulunduA generous man contributed some two billion yen to charity.
Bir bilim adamı, insan hakları hakkında harika bir konuşma yaptı.A scholar made an excellent speech about human rights.
Yaşamın her adımında insanlar kiliseye gidiyor.People in every walk of life go to church.
Her yerde insanlar dünya barışına adanmış kamu liderleri için özlem duyuyorlar.People everywhere yearn for public leaders dedicated to world peace.
Birleşik Devletler adalet sisteminde bir jüride on iki kişi vardır.In the justice system of the United States, there are twelve people on a jury.
O yaşlı adam titiz bir yiyicidir.That old man is a fussy eater.
O yaşlı adam elli yıldır kaçak viski imal etmekteydi.The old man had been making white lightning for 50 years.
O ada tropikal bir iklime sahiptir.That island has a tropical climate.
O adanın tropikal bir iklimi vardır.That island has a tropical climate.
O ada Amerikan bölgesidir.That island is American territory.
Bu adam kim?Who is that man?
Bu adam kimdir?Who is that man?
O adam Perry Mason, avukat.That man is Perry Mason, the lawyer.
O adam tümüyle bir egoist.That man is an egotist through and through.
Adam gazetedeki tanımlamaya cevap verir.The man answers to the description in the newspaper.
O adam bir hafta önce akciğer kanserinden öldü.That man died of lung cancer a week ago.
Belli ki o adam bizi yanıltıyor.The man is apparently deceiving us.
O adam bazen saçma konuşur.That man sometimes talks nonsense.
O adam güvercin-parmaklı yürüyor.That guy is walking pigeon-toed.
Adamın söylediklerini anlayamıyorum.I can't make out what the man is saying.
Şu adama dikkat et.Watch out for that man.
Eğer o adam bir hata daha yaparsa onu kovacağım.If that man makes one more mistake, I'll fire him.
Geçen hafta burada olan adam odur.He's the man that was here last week.
O adam kız kardeşime âşık.That man is in love with my sister.
O, neşeli, yaşlı bir adam.He is a cheerful old man.
Bana adamın nasıl biri olduğunu söyle.Tell me what that man is like.
Adamla tanıştın mı?Are you acquainted with the man?
O adamın kim olduğunu bilmiyorum.I don't know who that man is.
Adamın kim olduğunu bilmiyorum.I don't know who the man is.
O oğlanın adı Shintaro Wada.That boy's name is Shintaro Wada.
Şu genç adam bisikletçiliğe çok düşkündür.That young man is very keen on cycling.
Şu genç adam bisiklete binmeye çok düşkün.That young man is very keen on cycling.
O genç adam bizim öğretmenimizdir.That young man is our teacher.
O araba satıcısı oldukça acayip bir adam.That car salesman was a pretty off the wall kind of guy.
O, o zaman benim tavsiyemi alsaydı, şimdi zengin bir adam olurdu.If he had taken my advice then, he would be a rich man now.
Kate'e annesinin adı verildi.She was named Kate after her mother.
Dağ silsilesinin adı nedir?What's the name of the mountain range?
O aday serbest ticaret yanlısı.That candidate stands for free trade.
Binanın önünde duran adam kim?Who is the man standing in front of the building?
Keşke o zaman onun adını öğrenseydim.I wish I had known his name then.
Sanırım gerçekten hoş bir adamsın.I think you're a really nice guy.
Onun adını tesadüfen biliyor musun?Do you happen to know his name?

İlgili Sayfalar