Kelime manası olarak "6 adım" demektir.Il nome significa "otto passi allo stesso tempo".
Ben, Alex'in geleceği için geri adım atar.Il mattino seguente Alex deve ripartire.
Hatta, onları hep bir adım daha öteye taşıdı.Sembra sempre un passo avanti a tutti gli altri.
Ticaret blokların oluşmasını sağlayan birtakım adımlar vardır.Esempi di tali misure sono i seguenti: Costituzione di barriere commerciali.
Bu sayede yazılım adım adım ve planlı bir şekilde geliştirilmektedir.Questo schema complessivo viene elaborato passo dopo passo come segue.
İkinci adım ise Fraser Stoddart tarafından 1991'de atıldı.La loro sintesi è stata riportata per la prima volta nel 2004 dal gruppo J. Fraser Stoddart.
Bu adımların ardından, mesaj çözülmüş olur.In seguito ad aggiornamenti del modello, questo dettaglio è stato risolto.
2003'te Stones Throw Records ile sözleşme yaptı ve solo kariyerine adım attı.Nel 2003 Blacc ha firmato un contratto con la Stones Throw Records e ha iniziato la carriera da solista.
İlk adımı ise, 1828'de kanat yapmak oldu.La prima colonna venne eretta nel 1828.
“Berberler bir adım öne çıksın” der.Lodato: "Ecco che fine farà il Barbera..."
Devamında Bildiri'de Birlik'in neden gerekli bir adım olduğu konusunda üç sebep sıralanır.La dichiarazione continuava elencando tre fattori secondo i quali l'Unione era un passo necessario.
Bu konuda ilk adım Einstein`ın fikrini kanıtlamaya yönelik olmuştur.Nell'ultima espressione si fa uso della notazione di Einstein.
Sam hiçbir şeyden korkmaz, ve kavga etmek onun için bir sorunu çözmek yolundaki ilk adımdır.Sam non ha paura di nulla ed è molto brava a combattere o a trovare la via d'uscita da ogni problema.
Bunu geri istiyorum, ve da bunun için attığım bir adım.Vogliamo che l'edificio torni indietro, è per questo che lo sto facendo.
Onun sözlerinden şaşkınlıkla dedim ki, benim adım Çimnaz değil, Sonadır.Rivela, verso la fine, che il suo vero nome è Lucy e non Wildstyle.
Üç adım sayarak sağ tarafa ilerlenip sekerek başlangıç noktasına geri gelinir.Svoltando a destra invece si ritorna verso Asso, per ritornare al punto di partenza.
Küçük yaşında da mankenliğe adım attı.Diede la voce, per esempio, a Pascale Petit.
Johny Depp, oyunculuğa ilk adımını bu filmle atmıştır.Johnny Depp è stato il primo attore a prendere parte al film nel ruolo del protagonista.
Birleşik Devletler, Kralcılar'a ait topraklara el konulmasını önleyici adımlar atacaktır.Tuttavia, gli Stati Uniti fecero pressioni per accaparrare ordini per i propri cantieri.
Oyunculuğa adım attığında adını "Rance Howard" olarak değiştirdi.Aspirando a diventare attrice, cambiò il nome in Harriet Howard.
Ayrıca Karadeniz araştırmalarının da ilk adımıydı.Fu inoltre il primo a raccontare del surf.
Ayrıca adım adım deliliğe yaklaşmaktadır.In alcuni casi inoltre la mente subisce un degrado, portando lo Skal sulla via dell'insania.
Kamu işlerinde kilisem adına konuşmam, kilise de benim adıma konuşmaz." demiştir.Umilmente, se qualcuno ha sbagliato, mi scuso anche a nome della Chiesa".
Kısaca adımlar, kurallar ve kararlar bütünüdür.Quelli vincolanti sono invece i Regolamenti, le Direttive e le Decisioni.
Bundan sonraki adım, tank olur.Tappa successiva è una palude.
Zuvot ma Sulejman - Adım Süleyman.Ma lasciami specificare: io sono zuliano.
Bu nedenle, bacakları kırmadan adım atmak gerekir.In seguito viene fatto un passo avanti portando le gambe divaricate.
Bu kulüpte profesyonelliğe adım attı.Questo spinse al professionismo.
Böylelikle ilk adım atılmıştır.Quindi si preferì arrestare questo primo piano.
Manfred ise gergedanları adım atmamaları konusunda tehdit eder.Tony accetta, a condizione che non pesti i piedi a nessuno.
Divine benim adım olarak kaldı.Il termine Dominion rimase solo nel nome.
Aynı yıl Günlük Spor gazetesinde gazeteciliğe adım attı.Negli stessi anni si avvicina al giornalismo sportivo.
Dayanıklılığıyla, güçlülüğüyle ve adımlarının sağlamlığıyla tanınır.Sono apprezzati per la loro resistenza, forza e sicurezza nel passo.
Halay adımları genelde ayak figürlerine dayanır.Normalmente i trasferimenti degli alunni si compivano a piedi.
Ocak 1990'da profesyonelliğe adım atmıştır.Diventò professionista nel gennaio del 1990.
Müzik hayatına Masters of Ceremony grubu ile adım attı.Ha debuttato con il gruppo Masters of Ceremony.
Temel adımlardaki diğer altı zaman biriminde ise öne ve arkaya doğru birer adım atılması söz konusudur.Restare a sei passi di distanza uno dall'altro, fianco a fianco.
Kendi adıma konuşmam gerekirse, taç giydiğim günü -yüz yıl bile yaşasam da- hayat boyu unutmayacağım."Per la mia vita, se noi vinciamo e sopravviverò, non ti rivolgerò più alcuna parola".
Genç yaşta opyunculuğa adım atmıştır.Aderì in gioventù alla SFIO.
Medyayı oynat 3 adım atlama, atletizmin bir dalıdır.Il salto del tre è un salto ai fini didattici.
Örneğin 5 adımda ulaşabileceği söylenmiş olsun.Appare in 5 episodi.
Akut porfiria şüphesinde genellikle idrarda porfobilinojen (PBG) düzeyine bakılması ilk adımdır.In generale, la stima delle urine di porfobilinogeno (PBG) è il primo passo se si sospetta una porfiria acuta.
Bu başka bir adım ama kendimi hiçbir zaman tekrar etmek istemedim.La manifestazione ebbe successo, ma non fu più ripetuta.
1957’de yapılan Roma Antlaşmasının Avrupa entegrasyonu yolunda bir adımı daha vardı.Il comune di Roma nel 1953 gli intitolò una via nella zona di Boccea.
Böylece tiyatro sanatının yurt düzeyinde yaygınlaşmasında da önemli bir adım atılmış oldu.Fu a teatro, però, che si svolse gran parte del suo percorso artistico.
Başka hiçbir karmaşık adım biçimi yoktur.Non vi è altra modalità compatibile.
2006 yılında yetişkin film sektörüne adım atmıştır.Nel 2002 si è ritirata dal cinema per adulti.
Hemen ardından da son adım olarak Doğu Roma İmparatoru Marcian tarafından da onaylandı.Ulteriore motivo, infine, fu l'ascesa al trono dell'Impero romano d'Oriente da parte di Marciano.
Benim adım Ludwig.Меня зовут Людвиг.
Benim adım Farshad.Меня зовут Фаршад.
Benim adım Yatarou.Меня зовут Ятароу.
Benim adım Ludwig'tir.Меня зовут Людвиг.
Adımın çağrıldığını duydum.Я услышал, как меня назвали по имени.
İlk adım en zor olanıdır.Первый шаг - самый трудный.
Benim adım Tom.Меня зовут Том.
Bu önemli bir adımdır.Это важный шаг.
Adım Tom değil.Моё имя не Том.
İnternet'te hiçbir siteye gerçek adımı vermem.Я не указываю своего настоящего имени ни на одном сайте в интернете.
Adımı listeye ekle.Добавь моё имя в список.
Birinin adımı çığlık attığını duydum.Я слышал, что кто-то прокричал моё имя.