Benim adım Jack.My name is Jack.
Tehlikeli alana adım atıyorsun.You're stepping into dangerous territory.
Merhaba, benim bir rezervasyonum var, adım Kaori Yoshikawa. İşte onay kartı.Hello, I have a reservation, my name is Kaori Yoshikawa. Here is the confirmation card.
Merdivende bir adımı kaçırdım ve korkarım ayak bileğimi burktum.I missed a step on the stairs and I'm afraid I sprained my ankle.
Merdivende adımımı boşa atıp ayak bileğimi burktum maalesef.I missed a step on the stairs and I'm afraid I sprained my ankle.
Merdivenlerden inerken adımlarına dikkat et.Watch your step in going down the stairs.
Benim adım Hopkins.My name is Hopkins.
Ne yaparsan yap,doğru adımla başlamak kaçınılmazdır.Whatever you're doing, starting off on the right foot is essential.
İstasyonun önünde kalabalıktaki birinin benim adımı seslendiğini duydum.I heard someone in the crowd outside the station call my name.
İngilizceyi adım adım öğrenmek zorundasın.You have to study English step by step.
Adım adım öğrenmelisin.You must learn step by step.
Bir adım atarsan, ölürsün.If you move a step, and you will be a dead man.
Tek bir adım atarsan ölürsün!Move a step, and you'll be a dead man!
Bir tek adım ve uçurumun üzerine düşeceksin.A single step, and you will fall over the cliff.
Karanlıkta biri adımı seslendi.Somebody called my name in the dark.
Bir adım ileriye ilerle.Move forward one step.
Mary. O benim adım.Mary. That's my name.
Evet, benim adım Karen Smith.Yes, my name is Karen Smith.
Onun üzerinde adım var.It has my name on it.
Cesur şövalye ileri adım atıp bayanın elini öper.The brave knight steps forward and kisses the lady on the hand.
Bekleme odası o kadar gürültülüydü ki adımın çağrıldığını duyamadım.The waiting room was so noisy that I couldn't hear my name called.
Sınıf o kadar gürültülüydü ki adımım çağrıldığını duymadım.The classroom was so noisy I didn't hear my name called.
John sonraki adımda ne yapacağını bilmiyor.John doesn't know what to do next.
Merhaba, benim adım Ken Saitou.Hi, my name is Ken Saitou.
Bu kitap benim, ben onun içine adımı kendim yazdım.This book is mine; I wrote my name in it myself.
Adımı bekleme listesine koyar mısın?Could you put my name on the waiting list?
Yaşamın her adımında insanlar kiliseye gidiyor.People in every walk of life go to church.
Yol boyunca adımına dikkat etmelisin.You must watch your step all the way.
Benim adıma ondan bahsetmen büyük nezaket.It is kind of you to talk about it for me.
Sadece oraya doğru bir adım atın.Just step right over there.
Üç adım at ve atla.Take three steps and jump.
İki adım ileri.Advance two steps.
Tahtada yazılı olan benim adımdı.Written on the blackboard was my name.
Kalabalık otobüste birinin adımı seslendiğini duydum.I heard someone call my name in the crowded bus.
İlk adım her zaman en zorudur.The first step is always the hardest.
Benim adım Edgar Degas.My name is Edgar Degas.
Merhametliliğini ve kendi adıma çabalarını takdir ediyorum.I appreciate your graciousness and efforts on my behalf.
Benim adım okulumdaki herkesçe bilinir.My name is known to everybody in my school.
Adım listede görünmüyor.My name doesn't appear on the list.
Karanlıkta iki kez adımın söylendiğini duydum.I heard my name called twice in the dark.
Adımın çağrıldığını duydum.I heard my name called.
Benim adım ve adresim onun üstündedir.My name and address are on it.
Benim adım James ama lütfen bana Jim deyiniz.My name is James, but please call me Jim.
Benim adım Robert, bu nedenle bana kısaca Bob derler.My name is Robert, so they call me Bob for short.
Benim adım Yamada.My name is Yamada.
Ona adımı bilip bilmediğini sordum.I asked him if he knew my name.
Adımı duyduğumda otomatikman cevap verdim.I replied automatically when I heard my name.
Benim adım Hisashi.My name is Hisashi.
Adımı kağıda yazdım.I wrote my name on the paper.
O kadar yorgunum ki bir adım daha atamam.I am so tired that I can't walk another step.
Amacıma adım adım ulaşacağım.I will accomplish my purpose step by step.
Ben sadece kendim adıma konuşabilirim.I can only speak for myself.
Adımın tahtaya yazıldığını buldum.I found my name written on the blackboard.
Caddedeki biri tarafından adımın çağrıldığını duydum.I heard my name called by someone on the street.
Adımı imzalamam için bana baskı yapıldı.I was forced to sign my name.
Biz adım adım tırmandık.We went up step by step.
Kendi adıma bir kuruşum bile yok.I haven't a cent to my name.
Geri adım atsan iyi olur.You'd better back off.
İlk adım olarak bunu yapalım.Let's do this as a first step.
İlk adım en zor olanıdır.The first step is the hardest.