Ana içeriğe geç
Sözlük

adıl ile cümle

adıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Hat je Drachen halten eine so schöne Höhle?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Heb ooit draak te houden, zodat een eerlijke een grot?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Oliko koskaan lohikäärme pitää niin käyvän luola?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Ou se algum dragão manter tão bela uma caverna?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Pernahkah naga terus gua jadi adil?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Už někdy Dragon udržet tak krásná jeskyně?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Už niekedy Dragon udržať tak krásna jaskyne?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Volt valaha sárkányt tartani, így fair egy barlangban?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Дали някога дракон пазят толкова справедлив пещера?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Разве когда-нибудь дракона держать так справедливой пещере?
Düşündüler ki insanlar iyi ve adil davranması yeterli olur.De tänkte: om ändå folk kunde vara anständiga och rättvisa.
Düşündüler ki insanlar iyi ve adil davranması yeterli olur.Ils pensaient : "si seulement les gens étaient décents et justes".
Düşündüler ki insanlar iyi ve adil davranması yeterli olur.Mereka berpikir jika saja orang akan bisa berlaku sopan dan adil.
Düşündüler ki insanlar iyi ve adil davranması yeterli olur.Pensaron que si solo la gente fuera decente y justa...
Düşündüler ki insanlar iyi ve adil davranması yeterli olur.Sie dachten sich, wenn Menschen einfach nur anständig und gerecht wären...
Düşündüler ki insanlar iyi ve adil davranması yeterli olur.Só se as pessoas fossem decentes e justas.
E, bunun nesi adil?Alors c'est quoi l'équité à propos de ça ?
E, bunun nesi adil?Co je na tom spravedlivého?
E, bunun nesi adil?Co w tym sprawiedliwego?
E, bunun nesi adil?Που είναι η δικαιοσύνη εδώ?
E, bunun nesi adil?Що тут справедливого?
Eğer adil bir mahkeme şansı olsaydı, zaten dava açılmasına bile gerek olmazdı.재판에 대 한 필요성이 전혀 있을 것 이다.
Eğer adil diyebileceğimiz bazı markalar Hava arkadaşım ama biz yasak olacak당신은 공정한 전화할지의 일부 브랜드 날씨 친구 우리는을 금지합니다
Eğer adil diyebileceğimiz bazı markalar Hava arkadaşım ama biz yasak olacakכמה מותגים של מה שאפשר לכנות הוגן ידיד מזג אוויר אבל אנחנו לאסור
Eğer adil diyebileceğimiz bazı markalar Hava arkadaşım ama biz yasak olacakبعض الماركات من ما يمكن أن نسميه نزيهة الطقس صديق ولكن سنقوم بحظر
Eğer adil diyebileceğimiz bazı markalar Hava arkadaşım ama biz yasak olacak友人の一種の練習はアップできなかった もしダウン
Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranır,,Căci numai dacă vă veţi îndrepta căile şi faptele, dacă veţi înfăptui dreptatea unii faţă de alţii,
Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranır,너희가 만일 길과 행위를 참으로 바르게 하여 이웃들 사이에 공의를 행하며
Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranır,Men bedrer eders Veje og eders Gerninger! Dersom I virkelig øver Ret Mand og Mand imellem,
Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranır,Men dersom I bedrer eders veier og eders gjerninger, dersom I skifter rett mellem mann og mann,
Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranır,Nej, om I bättren edert leverne och edert väsende, om I dömen rätt mellan man och man,
Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranır,Si vous réformez vos voies et vos oeuvres, Si vous pratiquez la justice envers les uns et les autres,
Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranır,sondern bessert euer Leben und Wesen, daß ihr recht tut einer gegen den andern
Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranır,Ubahlah hidupmu dan kelakuanmu. Berlakulah adil seorang terhadap yang lain
Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranır,Zakaj če res dobra naredite svoja pota in dejanja, če boste resnobno delali pravico med možem in možem,
Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranır,Защото ако наистина поправите пътищата си и делата си; Ако съдите съвършено право между човека и ближния му;
Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranır,כי אם היטיב תיטיבו את דרכיכם ואת מעלליכם אם עשו תעשו משפט בין איש ובין רעהו׃
Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranır,لانكم ان اصلحتم اصلاحا طرقكم واعمالكم ان اجريتم عدلا بين الانسان وصاحبه
Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranır,你 們 若 實 在 改 正 行 動 作 為 、 在 人 和 鄰 舍 中 間 誠 然 施 行 公 平
Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranır,你 們若實 在 改正 行 動作為 、 在 人和 鄰舍 中 間誠 然 施行 公平
En adil şekilde ağırlanacaksınız.Rendes bánásmódban részesültök.
En adil şekilde ağırlanacaksınız.Ще се държим подобаващо.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.A ameaça preocupante é se estamos ou não a ter a nossa dose de estranheza.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Amenințarea de care trebuie să ne îngrijorăm e dacă avem parte dreaptă de înstrăinare.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Amiért aggódnunk kell, hogy vajon megkapjuk-e a minket megillető részt az ismeretlenből.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Det det handler om er hvorvidt vi får vores rimelige andel af fremmedhed.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Die zu befürchtende Gefahr ist, ob wir einen gerechten Anteil Fremdheit abbekommen.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.걱정해야 할 위협은 우리가 적당한 만큼 낯설다고 느끼고 있는지의 여부입니다.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.La amenaza que preocupa es si estamos dando nuestra parte justa de extrañeza o no.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.La menace dont il faut se soucier est de savoir si nous sommes exposés autant qu'il le faudrait à l'étrangeté.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.La minaccia di cui preoccuparsi è se o meno stiamo raggiungendo la nostra giusta quota di estraneità.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Mối đe dọa cần quan tâm đến là liệu rằng chúng ta có đang dành cho những cái lạ một phần chia công bằng không
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Powinniśmy zacząć się martwić, czy dostajemy dostateczną ilość obcości.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.А о том, получим ли мы необходимую долю неизвестности.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Занепокоєння викликає питання: отримаємо ми чи ні нашу справедливу частку незвичності.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Заплахата, за която трявба да мислим, е дали получаваме достатъчно голяма доза непознатост.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.האיום הגדול שיש לדאוג ממנו הוא אם אנו מקבלים את חלקנו הסביר של הזרות.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.التهديد هو هل نحصل أم لا على حصتنا من الغرابة.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.受け止めることができるかどうか ということです 20世紀の心理学者や社会学者たちは
Eski Mısırlılar, adil paylaşım sembolleri olarak kesirleri kullandılar.De exemplu: ei considerau 45 ca 3x20 minus 10 minus 5.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod