Ana içeriğe geç
Sözlük

adıl ile cümle

adıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama yeryüzüne bazı özel erdirmez iyi;, Nor dokunsa çok iyi ama, bu adil kullanım strain'dDe a föld néhány speciális jó néki adni, sem bármi olyan jó, de strain'd attól a fair use,
Ama yeryüzüne bazı özel erdirmez iyi;, Nor dokunsa çok iyi ama, bu adil kullanım strain'dMaar om de aarde een aantal speciale goed doet geven, noch iets zo goed, maar strain'd van die fair use,
Ama yeryüzüne bazı özel erdirmez iyi;, Nor dokunsa çok iyi ama, bu adil kullanım strain'dMa per la terra del bene speciali doth dare, né alcuna cosa così buona, ma, strain'd da quel fair use,
Ama yeryüzüne bazı özel erdirmez iyi;, Nor dokunsa çok iyi ama, bu adil kullanım strain'dMas para a terra algum bem especial doth dar; Nem algo tão bom, mas, strain'd de que o uso justo,
Ama yeryüzüne bazı özel erdirmez iyi;, Nor dokunsa çok iyi ama, bu adil kullanım strain'dSin embargo, a la tierra un bien especial ¿Acaso dar, ni nada tan bueno, pero, strain'd de que el uso justo,
Ama yeryüzüne bazı özel erdirmez iyi;, Nor dokunsa çok iyi ama, bu adil kullanım strain'd그러나 지구에 일부 특수주고 비롯되는 좋고, 또한 돋보이는 잘하지만, 그 공정한 사용의 strain'd
Ama yeryüzüne bazı özel erdirmez iyi;, Nor dokunsa çok iyi ama, bu adil kullanım strain'dToda na Zemlji nekaj posebnega dobrih doth dati, niti Nič tako dobro, ampak, strain'd od tega pošteno uporabo,
Ama yeryüzüne bazı özel erdirmez iyi;, Nor dokunsa çok iyi ama, bu adil kullanım strain'dΑλλά στη γη κάποιες ειδικές καλή doth δώσει? Ούτε τίποτε τόσο καλό, αλλά, strain'd από ότι η δίκαιη χρήση,
Ama yeryüzüne bazı özel erdirmez iyi;, Nor dokunsa çok iyi ama, bu adil kullanım strain'dאבל אל האדמה כמה טוב מיוחד תצמח לתת; גם aught כל כך טוב אבל, strain'd משימוש כי הוגן,
Ama yeryüzüne bazı özel erdirmez iyi;, Nor dokunsa çok iyi ama, bu adil kullanım strain'dولكن على الأرض بعض الخير خاصة أدارك تعطي ، ولا بأية حال جيدة جدا ، ولكن strain'd من أن الاستخدام العادل ،
Ama yeryüzüne bazı özel erdirmez iyi;, Nor dokunsa çok iyi ama, bu adil kullanım strain'd虐待につまずき真誕生から反乱、:徳自体が誤用されている、逆に点灯。
Ama yeterince adil.Aber schön und gut.
Ama yeterince adil.Ale dość jasne.
Ama yeterince adil.공평하지요
Ama yeterince adil.Mas bastante justo.
Ama yeterince adil.Pero me parece muy bien.
Ama yeterince adil.Тож зрозуміло.
Ama yeterince adil.وهو جيد
Ayrıca daha önce de belirttiğim gibi aşırı yük taşımaktan kurtulmuş olmak adil bir ödün olacaktır.繰り返すようですが、大幅な減量になるのです。 これは、公平なバランス以上のもので、 二つの惑星が一番近いとき、正反対の火星に発射するより、
"Bak Juanito, benim paraya ihtiyacım yok.İstediğim şey ülkem için adilane ve kurallara uygun davranılması.Całkiem niedawno mieliśmy wydarzenia z Wenezueli.
"Bak Juanito, benim paraya ihtiyacım yok.İstediğim şey ülkem için adilane ve kurallara uygun davranılması.Ce dont j'ai réellement besoin c'est que mon pays soit traité décemment.
"Bak Juanito, benim paraya ihtiyacım yok.İstediğim şey ülkem için adilane ve kurallara uygun davranılması.Det jeg behøver er at mit land bliver behandlet fair.
"Bak Juanito, benim paraya ihtiyacım yok.İstediğim şey ülkem için adilane ve kurallara uygun davranılması."Mira Juanito, no necesito el dinero, lo que realmente necesito es que mi país, sea tratado de manera justa.
"Bak Juanito, benim paraya ihtiyacım yok.İstediğim şey ülkem için adilane ve kurallara uygun davranılması."Olha, Juanito, eu não preciso do dinheiro, o que eu preciso é que meu país seja tratado com justiça.
"Bak Juanito, benim paraya ihtiyacım yok.İstediğim şey ülkem için adilane ve kurallara uygun davranılması."Uite, Juanito, nu vreau bani, ceea ce vreau este ca ţara mea să fie tratată în mod corect.
"Bak Juanito, benim paraya ihtiyacım yok.İstediğim şey ülkem için adilane ve kurallara uygun davranılması.Vad mitt land verkligen behöver, är att bli rättvist behandlat.
"Bak Juanito, benim paraya ihtiyacım yok.İstediğim şey ülkem için adilane ve kurallara uygun davranılması.Vse kar hočem je, da se z mojo državo ravna pošteno.
"Bak Juanito, benim paraya ihtiyacım yok.İstediğim şey ülkem için adilane ve kurallara uygun davranılması.Was ich wirklich brauche ist, dass mein Land fair behandelt wird.
"Bak Juanito, benim paraya ihtiyacım yok.İstediğim şey ülkem için adilane ve kurallara uygun davranılması.Αυτό που θέλω είναι να φερθούν σωστά στη χώρα μου.
"Bak Juanito, benim paraya ihtiyacım yok.İstediğim şey ülkem için adilane ve kurallara uygun davranılması.Това от което се нуждая е страната ми да бъде третирана справедливо.
"Bak Juanito, benim paraya ihtiyacım yok.İstediğim şey ülkem için adilane ve kurallara uygun davranılması.Что мне действительно нужно, так это чтобы с моей страной справедливо обращались.
Bana karşı yumuşak olmalısınız. Adil olan bu.Olen vanha mies, insinööri Alman, minua pitää armahtaa.
Bana karşı yumuşak olmalısınız. Adil olan bu.Usted debe ser indulgente conmigo.
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,av dem kan en motta tukt til klokskap og lære rettferdighet og rett og rettvishet;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,da se sprejme pouk v modrem vedenju, v pravičnosti, pravi sodbi in poštenosti,
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,Ðể nhận lãnh điều dạy dỗ theo sự khôn ngoan, Sự công bình, lý đoán, và sự chánh trực;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,Ðể nhận lãnh điều dạy_dỗ theo sự khôn_ngoan , Sự công_bình , lý đoán , và sự chánh trực ;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,Dla pojęcia ćwiczenia w rozumie, w sprawiedliwości, w sądzie i w prawości;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,dosiahnuť kázne rozumu, spravedlivosti, súdu a priamosti,
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,K dosažení vycvičení v opatrnosti, spravedlnosti, soudu a toho, což pravého jest,
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,Klugheit, Gerechtigkeit, Recht und Schlecht;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,"지혜롭게, 의롭게, 공평하게, 정직하게, 행할일에 대하여 훈계를 받게 하며"
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,Okos fenyítéknek, igazságnak és ítéletnek és becsületességnek megnyerésére;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,para adquirir disciplina y enseñanza, justicia, derecho y equidad
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,para se instruir em sábio procedimento, em retidão, justiça e eqüidade;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,pentru căpătarea învăţăturilor de bun simţ, de dreptate, de judecată şi de nepărtinire;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,per acquistare un'istruzione illuminata, equità, giustizia e rettitudine
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,Petuah-petuah ini mengajar bagaimana orang dapat hidup dengan bijaksana, jujur, adil dan benar
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,Pour recevoir des leçons de bon sens, De justice, d`équité et de droiture;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,tage mod Tugt, som gør klog, mod Retfærdighed, Ret og Retsind;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,taitoa tuovan kurin, vanhurskauden, oikeuden ja vilpittömyyden saamiseksi,
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,Want hij wilde dat zij verstandig zouden zijn en eerlijk en oprecht in hun hele handel en wandel.
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,δια να λαβη διδασκαλιαν συνεσεως, δικαιοσυνης και κρισεως και ευθυτητος,
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,За да приеме поука за мъдро постъпване, В правда, съдба и справедливост,
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,усвоить правила благоразумия, правосудия, суда и правоты;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,לקחת מוסר השכל צדק ומשפט ומישרים׃
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,لقبول تأديب المعرفة والعدل والحق والاستقامة.
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,使 人 處 事 . 領 受 智 慧 、 仁 義 、 公 平 、 正 直 的 訓 誨
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,使 人 處事 . 領受 智慧 、 仁義 、 公平 、 正直 的 訓誨
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Ali ti si pravičen v vsem, kar je prišlo nad nas: zakaj ti si ravnal po resnici, mi pa smo delali krivično.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod