Kendi adıma bir kuruşum bile yok.I haven't a cent to my name.
Bütün eşyalarınıza adınızı yazın.Put your name on all your belongings.
Onun gözleri adının listede olup olmadığını görmek için onu gözden geçirdi.Her eyes ran over the list to see if her name was on it.
O, adının çağrıldığını duydu.He heard his name called.
Affedersiniz ama adınızı sormamın bir sakıncası var mı?Excuse me, but do you mind if I ask your name?
Affedersiniz, adınızı sormamım sakıncası var mı?Excuse me, but do you mind if ask your name?
Geri adım atsan iyi olur.You'd better back off.
İlk adım olarak bunu yapalım.Let's do this as a first step.
Benim dizüstü bilgisayarıma adınızı yazar mısınız?Would you write your name in my notebook?
O bir rahibe oldu, o Rahibe Teresa adını aldı.When she became a nun, she took the name Sister Teresa.
Ona amcasının anısına Horatio adı verildi.He was named Horatio after his uncle.
İlk adım en zor olanıdır.The first step is the hardest.
Kıza büyükannesinin anısına Elizabeth adı verildi.The girl was called Elizabeth after her grandmother.
Onlar Kraliçe'den sonra gemiye Queen Mary adını verdiler.They named the ship Queen Mary after the Queen.
Küçük bir çocuk bile adını bilir.Even a little child knows its name.
Erkek çocuğu ağacın üzerine adını kazıdı.The boy carved his name on the tree.
Bizi size tavsiye eden kişinin adı nedir?What's the name of the person who recommended us to you?
Yeni köprüye Rainbow Bridge adı verildi.The new bridge was named Rainbow Bridge.
Allah tarafından gönderilen bir adam geldi; onun adı Yahya'ydı.There came a man who was sent from God; his name was John.
Bir bando cadde boyunca uygun adımlarla yürüyüş yapıyor.A brass band is marching along the street.
Bebeğe büyük babasının anısına hürmeten Richard adı verildi.The baby was named Richard after his grandfather.
Bebek dikkatli bir adım daha attı.The baby took another careful step.
Bebeğe büyük babasının anısına hürmeten Peter adı verildi.The baby was named Peter after his grandfather.
Öğretmene adını söyle.Tell the teacher your name.
Öğretmen tahtaya adını yazdı.The teacher wrote his name on the blackboard.
Öğretmen her öğrenciye adıyla seslendi.The teacher called each student by name.
Bir adım öne çık ve diğerleri için yer aç.Step forward and make room for others.
Büyük babasına hürmeten ona Thomas adını koyduk.We named him Thomas after his grandfather.
Gürültülü platformda birinin adımı seslendiğini duyabildim.I could hear someone calling my name on the noisy platform.
Oğlumun adına size teşekkür ederim.I thank you on behalf of my son.
Adımları duyar duymaz onun kim olduğunu biliyordum.The moment I heard the footsteps, I knew who it was.
Adımına dikkat et.Watch your step.
Adımına dikkat et, merdivenler diktir.Watch your step. The stairs are steep.
Adımına dikkat et. Zemin kaygan.Watch your step. The floor is slippery.
Adımına dikkat et, yoksa kayıp düşeceksin.Watch your step, or you will slip and fall.
Adımına dikkat et, yoksa bagajda yoculuk yapacaksın.Watch your step, or else you will trip on the baggage.
Adınızı büyük harflerle yazın.Write your name in capital letters.
Bana dokuzuncu ayın adını söyle.Tell me the name of the ninth month.
Birinin adımı seslendiğini duydum.I heard someone call my name.
Ben, birinin arkadan adımı seslendiğini duydum.I heard someone call my name from behind.
Biri benim adımı sesleniyordu.Someone was calling my name.
Kalabalıkta birinin adımı seslendiğini duydum.I heard someone call my name in the crowd.
Bu köpeğe Pochi adını kimin koyduğunu bilmiyorum.I don't know who named this dog Pochi.
Birisi tarafından adımın çağrıldığını duydum.I heard my name called by someone.
Herkes onun adını bilir.Everybody knows his name.
Hiç kimse onun adını bilmiyor.No one knows his name.
Ikeda benim soyadım, ve Kazuko benim ilk adımdır.Ikeda is my last name, and Kazuko is my first name.
Tepesi karla kaplı olan dağın adı nedir?What is the name of the mountain whose top is covered with snow?
Erkek kardeşim onu benim adıma yaptı.My brother did that on behalf of me.
Erkek kardeşim kendi kedisine "Hanako" adını verdi.My brother named his cat Hanako.
Arayan kişi bize adını vermeyi reddetti.The caller refused to give us his name.
Watanabe benim aile adımdır.Watanabe is my family name.
İş arkadaşlarım adına teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.I would like to express our thanks on behalf of my colleagues.
Lütfen birkaç adım geriye gidin.Please walk back a few steps.
Bu eve bir daha adımımı atmam.I'll never set foot in this house again.
Babasının adına toplantıya katıldı.He attended the meeting for his father.
Şirketimizin adına bir konuşma yaptı.He made a speech on behalf of our company.
Adının söylendiğini duyduğunda uyumak üzereydi.He was about to fall asleep, when he heard his name called.
Adının çağrıldığını duyduğunda, o uyumak üzereydi.He was about to fall asleep, when he heard his name called.
Onun, adı John olan bir oğlu var.He has a son whose name is John.