Köpeğe White adını verdik.We named the dog White.
Biz kediye Mimi adını verdik.We named the cat Mimi.
Biz kediye Mimi adını koyduk.We named the cat Mimi.
Biz köpeğe Pochi adını verdik.We named the dog Pochi.
Tony adında Amerikalı bir arkadaşım var.I have an American friend named Tony.
Lütfen bana adını söyle.Please tell me your name.
Benim adına konuşun.Speak in my behalf.
Merhametliliğini ve kendi adıma çabalarını takdir ediyorum.I appreciate your graciousness and efforts on my behalf.
Robotumun adı Multi.My robot's name is Multi.
Robotumun adı Multi'dir.My robot's name is Multi.
Abim, babamızın adına toplantıya katıldı.My oldest brother attended the meeting on behalf of our father.
Kız kardeşimin adı Patricia'dır.My sister's name is Patricia.
Benim adım okulumdaki herkesçe bilinir.My name is known to everybody in my school.
Adım listede görünmüyor.My name doesn't appear on the list.
Karanlıkta iki kez adımın söylendiğini duydum.I heard my name called twice in the dark.
Adımın çağrıldığını duydum.I heard my name called.
Benim adım ve adresim onun üstündedir.My name and address are on it.
Benim adım James ama lütfen bana Jim deyiniz.My name is James, but please call me Jim.
Benim adım Robert, bu nedenle bana kısaca Bob derler.My name is Robert, so they call me Bob for short.
Benim adım Yamada.My name is Yamada.
Ona adımı bilip bilmediğini sordum.I asked him if he knew my name.
Adımı duyduğumda otomatikman cevap verdim.I replied automatically when I heard my name.
Benim adım Hisashi.My name is Hisashi.
Bana amcamın adı verildi.I was named after my uncle.
Yazarın adına aşinayım.I am familiar with the author's name.
Adımı kağıda yazdım.I wrote my name on the paper.
Adamın yüzünü hatırlıyorum fakat adını hatırlayamıyorum.I remember the man's face but I can't call his name to mind.
Yerin adını hatırlayamadım.I couldn't think of the name of the place.
Bu hayvanın adını biliyorum.I know the name of this animal.
Kedi yavrusuna Tama adını verdim.I named the kitten Tama.
Ben tesadüfen onun adını biliyorum.I happened to know her name.
O kadar yorgunum ki bir adım daha atamam.I am so tired that I can't walk another step.
Amacıma adım adım ulaşacağım.I will accomplish my purpose step by step.
Mümkün bir aday olarak Paul'ün adını önerdim.I put Paul's name forward as a possible candidate.
Ben şimdi onun adını hatırlayamıyorum.I can't think of his name just now.
Şu anda onun adını hatırlayamıyorum.I can't recall her name at the moment.
Derhal onun adını düşünmek zorundayım.I have to think of her name at once.
Adı ve soyadı benimki ile aynı olan bir kadın tanıyorum.I know a woman whose first and last names are the same as mine.
Ben hariç, birinin onun adını şimdi hatırlayıp hatırlayamayacağından kuşkuluyum.I doubt if anyone even remembers his name now, except for me.
Onun adını şimdi benden başka hatırlayan var mıdır, şüpheliyim.I doubt if anyone even remembers his name now, except for me.
Onun adını şu an benden başka hatırlayan olduğunu sanmıyorum.I doubt if anyone even remembers his name now, except for me.
Ben sadece kendim adıma konuşabilirim.I can only speak for myself.
Adımın tahtaya yazıldığını buldum.I found my name written on the blackboard.
Amcama saygı duyuyorum, bu yüzden ilk oğluma John adını verdim.I respect my uncle, so I named my first son John after him.
Büyükbabam tarafından bana Robert adı verildi.I was named Robert by my grandfather.
Onun adını yüksek sesle seslendim ama o arkasına bile bakmadı.I called his name loudly, but he didn't even look back.
Caddedeki biri tarafından adımın çağrıldığını duydum.I heard my name called by someone on the street.
Ona adının ne olduğunu sordum.I asked him what his name was.
Ben onun adını ve adresini aldım.I took his name and address.
Ben onun adına bir yeni kıyafet aldım.I bought a new dress for her on his behalf.
Onun adının nasıl telaffuz edildiğini bilmiyorum.I don't know how to pronounce his name.
Onu sadece adıyla biliyorum.I know him only by name.
Ben onun adını bilmiyorum.I don't know his name.
Onu adının nasıl hecelendiğini hatırlamıyorum.I can't remember how to spell her name.
Adımı imzalamam için bana baskı yapıldı.I was forced to sign my name.
Köpeğe Tim adını verdik.We named the dog Tim.
Biz adım adım tırmandık.We went up step by step.
Darwin'in adını evrim teorisi ile bağdaştırıyoruz.We associate the name of Darwin with the theory of evolution.
Onun adı bize tanıdık geliyor.His name is familiar to us.
Deneme yanılma, ilerleme adına çok ehemmiyetlidir.Trial and error is essential to progress.