Ana içeriğe geç
Sözlük

acil ile cümle

acil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Acil bir durum yoksa sabah saat 10’dan sonra arayın.Si votre cas n’est pas urgent, merci d’appeler après 10 h.
Acil bir durum yoksa sabah saat 10’dan sonra arayın.Если вам требуется несрочная помощь, звоните после 10 утра.
Acil bir durum yoksa sabah saat 10’dan sonra arayın.若非急诊, 请在10点之后打电话预约。如遇电话忙音,您也可以要求回拨。
Acil bir kenara olmalıdır. Ama yaşamak için para kazandı.긴급 별도로 설정해야합니다. 그러나에 살 수있는 돈을 적립했다.
Acil bir kenara olmalıdır. Ama yaşamak için para kazandı.Mutta rahaa elämiseen oli ansaittu.
Acil bir kenara olmalıdır. Ama yaşamak için para kazandı.יש להפריש עבור חירום. אבל את הכסף כדי לחיות צריך להיות הרוויח.
Acil bir kenara olmalıdır. Ama yaşamak için para kazandı.يجب أن يوضع جانبا لمواجهة أي طارئ. ولكن كان لدي المال ليعيش على تحقيقها.
Acil bir kenara olmalıdır. Ama yaşamak için para kazandı.今、彼の父が昔あったが、彼はではまったく働いていなかった健康な男だった
Acil bir mesajım var.Ho un messaggio urgente.
Acil bir mesajım var.-Jag har ett nödmeddelande.
Acil bir mesajım var.- Jeg har en hastemeddelelse.
Acil bir mesajım var.Mam pilną wiadomość.
Acil bir mesajım var.-Minulla on kiireinen viesti.
Acil bir mesajım var.Tengo un mensaje urgente.
Acil bir mesajım var.Tenho uma mensagem urgente.
Acil bir mesajım var.Έχω ένα επείγον μήνυμα.
Acil bir mesajım var.У меня срочное сообщение.
Acil bir şekilde polisin yardımına ihtiyacınız olursa 112 acil yardım numarasını arayın.Jos tarvitset nopeasti poliisin apua, soita hätänumeroon 112.
Acil bir şekilde polisin yardımına ihtiyacınız olursa 112 acil yardım numarasını arayın.Om du behöver brådskande hjälp av polisen, ring nödnumret 112.
Acil bir şekilde polisin yardımına ihtiyacınız olursa 112 acil yardım numarasını arayın.Si necesita ayuda policial urgente, llame al número de emergencias, 112.
Acil bir şekilde polisin yardımına ihtiyacınız olursa 112 acil yardım numarasını arayın.Si vous avez besoin de l’aide urgente de la police, composez le numéro d’appel d’urgence unique, le 112.
Acil bir şekilde polisin yardımına ihtiyacınız olursa 112 acil yardım numarasını arayın.Если вам срочно требуется помощь полиции, звоните по номеру экстренной помощи 112.
Acil bir şekilde polisin yardımına ihtiyacınız olursa 112 acil yardım numarasını arayın.إذا احتجت إلى مساعدة الشرطة، فاتصل برقم الطوارئ 112.
Acil bir şekilde polisin yardımına ihtiyacınız olursa 112 acil yardım numarasını arayın.需要立即获得警察救援的人应拨打紧急救助电话112。仅当生命、健康、财产或环境遭受威胁时,您才可拨打紧急救助电话。更多信息,请访问InfoFinland上的
Acil bir ,sey çıktı.Abbiamo avuto una piccola emergenza.
Acil bir ,sey çıktı.- Hemos tenido una emergencia.
Acil bir ,sey çıktı.-Meillä on ollut kiirettä.
Acil bir ,sey çıktı.Surgiu uma coisa urgente.
Acil bir ,sey çıktı.Vi fik pludselig travlt.
Acil bir ,sey çıktı.Vi har fått nåt brådskande.
Acil bir ,sey çıktı.Wypadło nam coś pilnego.
Acil bir ,sey çıktı.Προέκυψε κάτι επείγον.
Acil bir ,sey çıktı.Просто у нас возникло неотложное дело.
Acil bir sipariş o.Das ist ein Eilauftrag, und ich hab hier zu tun.
Acil bir sipariş o.Det är brådis och jag har annat att göra.
Acil bir sipariş o.- Nie zapakuj te pilne zamówienia teraz.
Acil bir sorun yoksa, acil yardım numarasını aramayın.Älä soita hätänumeroon, jos kyseessä ei ole kiireellinen hätätilanne.
Acil bir sorun yoksa, acil yardım numarasını aramayın.N’appelez pas les urgences s’il ne s’agit pas d’un véritable cas d’urgence.
Acil bir sorun yoksa, acil yardım numarasını aramayın.No llame al número de emergencias si no se encuentra ante una emergencia real.
Acil bir sorun yoksa, acil yardım numarasını aramayın.Ring inte nödnumret om det inte är en brådskande nödsituation.
Acil bir sorun yoksa, acil yardım numarasını aramayın.Не звоните на этот номер, если речь не идёт о действительно экстренной ситуации.
Acil bir telefonunuz var.C'est un appel urgent !
Acil bir telefonunuz var.Egy sürgős hívás.
Acil bir telefonunuz var.Είναι ένα επείγον τηλεφώνημα!
Acil bir telefonunuz var.مكالمة طارئة
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.A sürgősségi osztály megállapította, hogy a fiú vérében nincs alkohol.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Cei de la urgenţe s-au asigurat că nu există alcool în sângele copilului.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Die Notaufnahme stellte fest, dass das Kind kein Alkohol im Blut hatte.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Il pronto soccorso accertò che non c'era traccia di alcol nel sangue del bambino.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Instalasi gawat darurat memastikan bahwa tak ada kandungan alkohol di darah si anak.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.응급실에서는 혈액검사를 해보니 알콜이 없다고 했습니다.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Los de emergencias aseguraron que el niño no tenía alcohol en su sangre.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Na pogotowiu ustalono, że dziecko nie miało alkoholu we krwi.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Na pohotovosti potvrdili, že děcko nemá žádný alkohol v krvi.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Na pohotovosti sa uistili, že dieťa nemá v krvi žiadny alkohol.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.O serviço de emergências assegurou que o rapaz não tinha álcool no sangue.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.På akuten såg man att ungen inte hade någon alkohol i blodet.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Phòng cấp cứu khẩn cấp đã chắc chắn rằng trong máu đứa trẻ không hề có cồn.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Skadestuen konkluderede at drengen ikke havde alkohol i blodet.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Στα επείγοντα εξακρίβωσαν ότι το παιδί δεν είχε καθόλου αλκοόλ στο αίμα του.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod