'O izah edilemez' dedi Gryphon aceleyle.'Non riesco a spiegarlo,' ha detto il Grifone in fretta.
'O izah edilemez' dedi Gryphon aceleyle."No puedo explicarlo", dijo el Grifo apresuradamente.
'O izah edilemez' dedi Gryphon aceleyle."Ona si to vysvětlit," řekl Gryphon rychle.
'O izah edilemez' dedi Gryphon aceleyle."She ne more razložiti," je dejal Gryphon naglici.
'O izah edilemez' dedi Gryphon aceleyle."Sie kann es nicht erklären", sagte der Gryphon hastig.
'O izah edilemez' dedi Gryphon aceleyle.'Ze kan het niet uitleggen, "zei de Griffioen haastig.
'O izah edilemez' dedi Gryphon aceleyle."Δεν μπορεί να το εξηγήσω", είπε ο Gryphon βιαστικά.
'O izah edilemez' dedi Gryphon aceleyle."Вона не може пояснити це, сказав Грифон поспішно.
'O izah edilemez' dedi Gryphon aceleyle."Она не может объяснить это, сказал Грифон поспешно.
'O izah edilemez' dedi Gryphon aceleyle."Тя не може да го обясни", заяви, че Gryphon набързо.
'O izah edilemez' dedi Gryphon aceleyle."היא לא יכולה להסביר את זה," אמר גריפון בחופזה.
'O izah edilemez' dedi Gryphon aceleyle."إنها لا يمكن تفسير ذلك ، قال والعنقاء على عجل.
'O izah edilemez' dedi Gryphon aceleyle."次の詩に進みましょう。"
O kapıdan aceleyle gitti.Andò in tutta fretta verso la porta.
O kapıdan aceleyle gitti.A plecat în grabă la uşă.
O kapıdan aceleyle gitti.Cô đi vội vã đến cửa ra vào.
O kapıdan aceleyle gitti.Dia pergi buru-buru ke pintu.
O kapıdan aceleyle gitti.Ela foi às pressas para a porta.
O kapıdan aceleyle gitti.Ella se fue a toda prisa a la puerta.
O kapıdan aceleyle gitti.Elle a hâte à la porte.
O kapıdan aceleyle gitti.Hän meni kiireesti ovelle.
O kapıdan aceleyle gitti.Hon gick hastigt till dörren.
O kapıdan aceleyle gitti.Išla rýchlo k dverám.
O kapıdan aceleyle gitti.Ment sietve az ajtóhoz.
O kapıdan aceleyle gitti.Odšla je v naglici na vrata.
O kapıdan aceleyle gitti.Poszła szybko do drzwi.
O kapıdan aceleyle gitti.Sie ging hastig zur Tür.
O kapıdan aceleyle gitti.Šla rychle ke dveřím.
O kapıdan aceleyle gitti. "Tüm garip olaylar"그녀는 문 to 급하게 갔다. "모든 이상한 사건 -"
O kapıdan aceleyle gitti. "Tüm garip olaylar"ذهبت على عجل الى المدخل. "وقائع كل غريب --"
O kapıdan aceleyle gitti. "Tüm garip olaylar"通路内の暴力的なくしゃみがあった。彼らが飛び出した、そして彼らがしたように
O kapıdan aceleyle gitti.Ze ging haastig naar de deuropening.
O kapıdan aceleyle gitti.Πήγε εσπευσμένα στην πόρτα.
O kapıdan aceleyle gitti.Вона пішла поспішно до дверей.
O kapıdan aceleyle gitti.Она пошла поспешно к двери.
O kapıdan aceleyle gitti.Тя отиде набързо до вратата.
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,'Không quan trọng, tất nhiên, tôi có nghĩa là,' vua vội vàng nói, và tiếp tục với chính mình trong một nhạt,
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,'중요하지, 물론, 내 말은,'왕이 급하게 말했다, 그리고 스스로에 갔다 저음,
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,"Lényegtelen, persze, gondoltam," a király sietve mondta, és folytatta, hogy maga egy felhangot,
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,"Merkityksetön, tietenkin tarkoitin," kuningas hätäisesti sanoi, ja jatkoi itsensä pohjavire,
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,"Nedôležité, samozrejme som myslel," povedal kráľ náhlivo, a pokračoval sám v podtext,
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,"Nedůležité, samozřejmě jsem myslel," řekl král spěšně, a pokračoval sám v podtext,
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,"Neimportant, desigur, am vrut să spun," Regele grabă a spus, şi a continuat să se într-o surdina,
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,'Nepomembno, seveda, sem mislil, "je kralj dejal v naglici, in šel na sam podton,
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,"Nieważne, oczywiście, mam na myśli," Król pospiesznie powiedział i udał się do siebie w półgłosem
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,"No es importante, por supuesto, quise decir," el rey a toda prisa, dijo, y pasó a sí mismo en un matiz,
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,'Onbelangrijk, natuurlijk, ik bedoel,' de koning haastig gezegd, en ging op zichzelf in een ondertoon,
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,"Oviktigt, naturligtvis, jag menade," kungen sade hastigt och gick vidare till sig själv i en underton,
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,'Sans importance, bien sûr, je voulais dire, "le roi hâte dit, et a continué à lui-même dans une voix,
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,'Sem importância, é claro, eu quis dizer ", disse o Rei, apressadamente, e passou a si mesmo em um undertone,
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,'Tidak penting, tentu saja, saya berarti,' Raja buru-buru berkata, dan melanjutkan untuk dirinya dalam nada,
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,"Unwichtig, natürlich meinte ich," der König hastig sagte, und fuhr fort, sich in einer Unterton,
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,'Uvigtige, selvfølgelig, jeg mente, "Kongen hastigt sagt, og gik videre til sig selv i et undertone,
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,'Ασήμαντα, βέβαια, σήμαινε, "ο βασιλιάς είπε βιαστικά, και πήγε για να τον εαυτό του σε ένα τόνος,
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,"Маловажно, разбира се, имах предвид" крал набързо каза, и отиде на себе си в едно оттенък,
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,"Неважливо, звичайно, я мав на увазі, 'Король поспішно сказав і пішов на себе в півголосом,
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,"Неважно, конечно, я имел в виду, 'Король поспешно сказал и пошел на себя в вполголоса,
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,"לא חשוב, כמובן, התכוונתי," אמר המלך בחיפזון, והמשיך את עצמו נימה,
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,'غير مهم ، وبطبيعة الحال ، قصدته ،" الملك وقال على عجل ، وذهب إلى نفسه في مسحة ،
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,小声、 "重要 - 重要 - 重要 - 重要 - "彼はどのをしようとしていたかのように