'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,'UNimportant, of course, I meant,' the King hastily said, and went on to himself in an undertone,
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.The King turned pale, and shut his note- book hastily.
Çocuklar aceleyle gelip "Tüm bunlar nedir?" dediler.The children came rushing, said, "What's all this?"
İşte bot buydu. Göründüğü gibi aceleyle yapılmış bir bot.This was the boat, it was made quickly, obviously.
Chu da aceleyle yola koyulduThere must have been a message with it
Biraz aceleyle hemen yaptığım için özür dilerim.This module I'm kind of doing on the fly, so I apologize.
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.Mary arose in those days and went into the hill country with haste, into a city of Judah,
Aceleyle gidip Meryemle Yusufu ve yemlikte yatan bebeği buldular.They came with haste, and found both Mary and Joseph, and the baby was lying in the feeding trough.
Senden aceleyle azabı istiyorlar: Allah, vaadine asla ters düşmez.That is how they ask you to hasten the punishment; but God does not go back on His promise.
Onlar büyüyecek diye savurganlık ve aceleyle mallarını yemeyin.And do not consume it extravagantly or hastily before they grow up.
Suçlular bunlardan hangisini aceleyle ister?"So why are the culprits seeking to hasten its coming?
Bunu aceleyle alınan kararlarla yok etmemeliyiz." dedi.We must not destroy it with rash decisions," said EP President Jerzy Buzek.
Sonra altısı da aceleyle ayrıldı.Then all six left, hurriedly.
Aceleyle Rey'den ayrılarak Karaj'a geldi ve devraldı. [7]Hurriedly leaving Ray, he arrived at and took over Karaj.[7]
Aceleyle geri döndü.Er eilt zurück.
Bu sırada ilk aşkı da onu son kez görebilmek için aceleyle oraya doğru ilerlemektedir.Schon auf dem Weg dorthin holt ihn die Wirklichkeit ein letztes Mal ein.
Aceleyle bürodan çıktı.Il sortit en trombe du bureau.
Aceleyle Uecker'i gelip geçer.Près de Temmen jaillit l'Uecker.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Mais l'attaque se fit dans la précipitation.
İşlerini aceleyle yaparsan hatalar yaparsın.Cometes errores si haces las cosas con prisa.
Buradan aceleyle ayrıldı.Se fue de aquí apresuradamente.
Aceleyle geri döndü.Volvió apresuradamente.
Bu sefer, Bizanslılar aceleyle barış sağlamışlar ve Kiev Rusları ile bir antlaşma imzalamışlardır.Esta vez, los bizantinos se apresuraron a comprar la paz y llegaron a la conclusión de un tratado con Kiev.
Bu sefer, Bizanslılar aceleyle barış sağlamışlar ve Kiev Rusları ile bir antlaşma imzalamışlardır.Questa volta i bizantini comprarono la pace, e firmarono un trattato con i Rus' di Kiev.
Zengi ayrıca Musul'da sorun olduğunu duydu ve kontrolü ele almak için aceleyle geri döndü.Zangi inoltre fu informato di problemi sorti a Mosul e si affrettò a tornare per prenderne il controllo.
Aceleyle geri döndü.Poi improvvisamente riparte.
Aceleyle geri döndü.Они поспешили обратно.
Zengi ayrıca Musul'da sorun olduğunu duydu ve kontrolü ele almak için aceleyle geri döndü.Занги также получил вести о неприятностях в Мосуле и бросился возвращать город под свой контроль.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Эвакуация проводилась в большой спешке.
Sanki Tutankamon aceleyle gömülmüştür.Похоронен в г. Тосно.
Aceleyle geri döndü.عادت بسرعة.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.في ذلك الوقت وقع تمرد للسجناء الأمنيين.
Soyuz 21 mürettebatı, uzay istasyonunu planlanan tarihten önce ve aceleyle terk ettiler.O grupo da Soyuz 21 deixou a estação subitamente, antes da data programada de retorno.
Doktor bu sefer gerçekten uyanır ve aceleyle gerçek Clara'nın yanına gider.O Doutor, percebendo que ele ainda está sonhando, acorda no mundo real e corre para encontrar Clara.
Sanki Tutankamon aceleyle gömülmüştür.Jaguaré foi enterrado como indigente.
TARDIS kaybolduktan sonra Amelia aceleyle bir bavul hazırlar ve TARDIS'in kaybolduğu yerin yakınında bekler.A garota prepara uma mala e espera perto de onde a TARDIS tinha partido.
Aceleyle yazıldığından dolayı, bu mektubun içinde çok hatası var.Tendo sida escrita às pressas, esta carta contém muitos erros.
Aceleyle geri döndü.Hij trok zich haastig terug.
Zengi ayrıca Musul'da sorun olduğunu duydu ve kontrolü ele almak için aceleyle geri döndü.Ondertussen hoorde Zengi over problemen in Mosoel, en haastte zich terug om alles daar op orde te stellen.
Spears ve arkadaşları aceleyle aşağıya inerken asansörde güvenlik kamerasına komik yüzler yaparlar.Britney en haar vrienden rennen een lift in, waar zij korte tijd de bewakingscamera's voor de gek houden.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Daarmee leek de opstand voorlopig bedwongen.
Soyuz 21 mürettebatı, uzay istasyonunu planlanan tarihten önce ve aceleyle terk ettiler.Załoga Sojuza 21 opuściła stację nagle, przed zaplanowanym terminem.
Bu sırada ilk aşkı da onu son kez görebilmek için aceleyle oraya doğru ilerlemektedir.Zrozpaczony chce ją zobaczyć ostatni raz.
Doktor bu sefer gerçekten uyanır ve aceleyle gerçek Clara'nın yanına gider.Doktor budzi się jako następny i od razu leci do miejsca snu Clary.
Aceleyle geri döndü.Postanowił szybko powrócić.
Belle and Maurice kaleye bodrum ve aceleyle kaçmayı başardı.Belle och Maurice har lyckats rymma från källaren och skyndar till slottet.
Aceleyle Uecker'i gelip geçer.Genom staden flyter ån Uecker.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Евакуація проводилася поспіхом.
Aceleyle geri döndü.Rychtář Navrátek.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Apărarea a fost pregătită în grabă.
Aceleyle havaalanına gitti.Sietve ment a repülőtérre.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Kapina kuitenkin kukistettiin nopeasti.
Aceleyle geri döndü.Γύρισε όμως άπρακτος.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Dermed var grobunnen for opprør beredt.
Sanki Tutankamon aceleyle gömülmüştür.Xác ướp của ông được làm và chôn cất một cách vội vã.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Cũng trong thời gian này, Phe nổi loạn cũng dần được hình thành.
Ev sahipleri aceleyle bohçayı açıp baktıklarında içinde Kur'an'ın bir kopyasını buldular.丁寧に僧侶が調べるうちに棚に細工があることが判明し、一通の手紙を見つけ出した。
Onlar sahneden ayrilmakta iken, aceleyle Jaquino ile Marzelline gelirler ve Rocco'ya kacmasini soylerler.彼らが出かける準備が整った頃、ヤキーノとマルツェリーネが駆け込み、ロッコに急いで来てほしいと言う。
Aceleyle geri döndü.NXT로 돌아가줄래?
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.그러는 동안, 남부군은 괴멸 직전이었다.